Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "Dünyanın en iyi üniversitelerinden ücretsiz faydalan"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

inanç hakkındaki yazılar:

Peçeyi dini amaçla kendini korumak için kullanılan bir araç olarak bildik hep. O, yüzüne takanı kem gözlerden koruyan, inancı için korunmayı doru bilen insanların kullandığı bir ibadet aracıydı… Hayatta peçenin bir başkasını korumak için takılabileceği aklıma gelmezdi. Oysa inançlar, yaşam şekilleri, hayata bakış nasıl da farklılaşabiliyordu yaşanılan toprağa, doğulan kültüre ve ait olunan dine göre…
Dünyanın bir yerinde bir takım insanlar var çırılçıplak geziyorlar. Pardon, çırılçıplak değil, peçe takarak. Evet yanlış okumadınız. Onlar vücutlarına hiçbir şey giymiyor ama yüzlerine peçe takıyorlar. Amaç, arınmak, arınarak temizlenmek. Tüm kötülüklerden, tüm kirden… Ruhun bağımlı olduğu maddiyattan yani bedenden… Sıkı bir perhiz gerekir bunun için… Ve tabii ki, katı dini kurallara dayanan çileli ve erdemli bir hayat. Hiçbir canlıyı incitmemek gerekir. Mesela konuşurken ağzımıza bir sineğin kaçmasını engellemek gerekir –ki o zavallı sineğe yanlışlıkla zarar vermeyelim. Havadaki gözle göremediğimiz canlıları yanlışlıkla yutmamak gerekir. İşte bu yüzden de, kendimizi değil diğerini korumak için peçe takmak gerekir. Amaç zaten kendimizi korumak olsa bu inançta, o zaman önce bedeni dış şartlardan koruyacak giysiler gerekirdi. Oysa, en başta karşı çıkılan kişinin kendini koruması değil, başkasını koruması… Yanlış anlaşılmasın, uydurma bir inançtan bahsetmiyorum. Gerçekten var olan, MÖ 600’den beri devam eden bir inançtan Caynacılık’tan bahsediyorum. Görmeden inanmak zor geliyor geliyor ama gerçekten de böyle yaşadıklarını gördük. Bunu gördükten sonra da, bir-iki inancı temel alıp, sadece onlar çevresinde dolaşıp birbirimizi yiyişimiz geldi aklıma. Oysa inanç ne kadar çoktu ve biz ne kadar küçük bir alanda kavga halindeydik….

10 ahkam var

inanmak eylemi bilginin olmadığı yerde olur.bu cümlem yanlış anlaşılmasın.örneğin, bir odadayız tavanda bir ampül olduğunu görüyoruz, 'tavanda ampül olduğunu biliyorum' deriz. tavanda gördüğümüz bir ampül yok ama ortalık aydınlık, bu kez 'tavanda ampül olduğuna inanıyorum'
deriz..'tavanda ampül değil, başka bir şey olduğuna
inanıyorum' diyenler de olabilir..'tavanda ne olduğu beni hiç ilgilendirmiyor' diyenler de.

bu yüzden insanlar yüz yıllar boyunca bilmedikleri öğelere 'tanrı' diye inandılar, ta ki güneşin güneş, ayın ay, yıldızın yıldız olduğu bilgisine erişene
denk..durmadan tanrılarını bilime kaptıran
insanoğlu en sonunda bilimin erişemeyeceği uzaklıkta bir tanrı yarattı..olmayan, görünemeyen, dokunulamayan, yalnızca hissedilen bir
tanrı.

105 ahkam var
osho
osho
O S H O
Hiç doğmadı, hiç ölmedi.
Sadece dünya denen bu gezegeni,
1931-1990 yılları arasında ziyaret etti.

Mezar taşında sadece bu 2 cümle yazıyor. 59 yıllık bir misafirimizdi. Tanıma fırsatı bulamadı birçoğumuz. tanıyanlar çok sevdi. ama bi hayranlık değildi bu. saf sevgiydi. özlemdi. yenilikti. mutluluktu. sevenlerin bazıları yanlış anladı oshoyu. din kurdular adına. tarikatlar açıp kurallar belirlediler. aslında en büyük öğretisi hiçbir kurala bağlı kalmamaktı. hayatı hepimizden çok farklı yaşadı. emin olduklarımızı yıktı. sayesinde farkında olmadan yaşayabileceğimiz tüm tatlı mahkumiyetlerimizi elimizden aldı. kimileri ona mistik provakatör diyordu.kimileri basitçe felsefeci.. üniversitede profesörlük de yaptı sokaklarda serseri hayatı da yaşadı. ve hepsini sadece kendi istediği için yaptı. kimse onu bişey yapması için zorlayamazdı. bu yüzden yaptığı her şeyde haklıydı. kimse onunla tartışmaya girmek istemezdi. kaybedeceklerinden eminlerdi. cesurdu. çocukken bile cesurdu. babası uzun saçı için ona kızdığında gözünü kırpmadan saçlarını kazıttı ki hindistanda bir çocuğun saçını kazıtması babasını kaybettiği anlamına gelirdi. sürekli ağaçlara tırmanıp düşerdi. annesi yırtıklarını yamalamak stediğinde reddetti. bu fakir bir görüntü oluşturacaktı ama eğer yırtıklarla giymeye devam ederse herkes onun ağaçtan yeni düştüğünü zannedecekti. doğru olduğundan emin olduğu konularda tüm şehri, tüm ülkeyi karşısına alabilecek kadar yürekliydi. üniversiteye cüppeyle gelmeye başladığı gün rektör onu odasına çağırdı ve eski kıyafetlerine geri dönmesini istedi. ama o karşı çıkılırsa cüppesini de çıkararak okula geleceğini söyledi. hindistanda , yaşadığı dönemde kız çocuklarla erkek çocukların aynı sırada oturması pek görünen bişey değildi. ama o .. bu sefer hikayeyi onun ağzından dinleyelim :

4 ahkam var
\

CANIM FIKRA YAZMAK İSTEDİ (fıkra Akgün kültür ve iletişim dergisinden alınmıştır.)
Oyuncular
Derviş: nixo
Bıçkın kabadayı: illerin hanı
Berber: kop
At arabasını süren: zez
Görenler: Mefkud, haberx3,makaleci, pillibebekkuyuda,results, linet,mansonilized, Dejavuu,oguz Kagan35,pelitas, seytansarlatan,talos,Devilor, liet ,INTERNET CAFEE,,kelebeklerozgürdür,pillpati,necronamber,nevdalist,sedeflora,Bestloser,
aRRoGaN Te HoMbRe Untouchablezen,sahinden,shaika , akoni,
Uzaktan görüp şahit yazarlar diye kendini göstermeyenler: EUQON Gokates, aggali, inan6666,

53 ahkam var

2008 İnançlı Milliyetci Anayasası

Türkiye yeni bir kapıdan girmek üzere, 2008 yılı Anayasa yılı olacak. 1980 sonrası cunta anayasası değişecek. Nereden çekersen oraya giden... filan filan serbesttir ancak... diye devam eden bırakın sıradan insanları hukukçuların bile anlaşamadığı, saç baş yoldurtan tartışmalara tanık olduğumuz gudubet değişecek.

Değişecekte ne gelecek? Bu yazının amacı bu soruya cevap aramaktır.

Anayasa değişikliği köklü bir değişiklik ve bu değişiklik mecliste bulunan milletvekillerinin sayılarına muhtaç. İş Aritmetiğe dayandığında Ak Partinin anayasayı tek başına değiştirme yeterliliği yok. Mutlak yanına bir partner gerekiyor. Bu olasılıkları hızla geçelim

2 ahkam var

aşağıdaki grafik, avrupa ülkeleri ve abd için, evrim teorisi'nin hangi ülkede ne kadar destekçi bulduğunu gösteriyor. kaynak olarak burayı ve burayı gösterebilirim.

\

kendimce çıkardığım sonuçlar:

  • finlandiya hariç iskandinav ülkelerinin evrimci yanı ağır basıyor.
  • kaba bir yaklaşımla, doğuya ve güneye doğru din eğilimi, batıya ve kuzeye doğru bilim eğilimi kuvvetli diyebiliriz.
  • ortodoks ülkeler evrime daha katı yaklaşmışlar.
  • dünyanın en gaddar ülkesi olan abd'nin en azından üstünde olabilseydik daha iyi olurdu.
106 ahkam var
Etiketler: , , , , ,

Ben aslında insanlara inanmıyorum, Allah'la alıp veremediğim yok. Yaratıcıya inanmak konusunda insanların düşünme şekli şüphelerimin doğmasına neden olmuştu. Aksini idda edenlere kör gözüyle bakmata haklıyım.
Kendimden biliyorum olayları nasıl çarpıtığımı. Bence yaşamda
yorum ve durum var. Önce bir durum oluşur, arkasından bu durumla ilgili söylenen her şey yorumdur. Ne kadar pozitif olmaya çalışılırsa çalışılsın kişi. en küçük zerresine kadar tanık olsa bile, bir duruma, ancak yorumla izah edebiliyor. Bize ulaşan durumun yorumu oluyor. İnsan ancak bildiği kadarını görebiliyor.
Kendi işimden bir örnek vereyim
Animasyon izliyorsunuz, ekranda bir karakter var, mutlu bir küre olsun izlediğimiz.
Kürenin mutluluğunu nasıl anlayabiliriz . konuşmasından anlayabiliriz.
Eğer küre konuşmuyorsa ya da kürenin dilini de bilmiyorsak onun konuşma şeklinden yada yüz ifadelerinden anlayabiliriz.
Kürenin üzerinde kaş, göz, ağız yoksa hiçbir mimik belirtiside yoktur ve de kımıldamıyorsa bu küre için mutludur veya mutsuzdur diyebilirmiyiz?
Mutlulukla ilgili işaretleri bildiğimiz için o küre mutludur diyebiliyoruz. Bildiğimiz kadarını görürüz. Bir karınca gibiysek mutluluğun sembollerini bizim için bir anlam ifade etmiyorsa, Kürenin mutluluğunu göremeyiz.
Bütün hikaye böyle başladı. dünyada olanları insanlar bildikleri kadarıyla yorumladı
Yaratıcıyı insanların sözlerinde aramak bana güven verici gelmiyor.

2 ahkam var

Orhan Veli " beklememek,beterdir beklemekten" der...

Hepimiz beklemişizdir, bir şeyleri...mutlaka beklemşizdir,istemeyerek de olsa bekletilmişizdir... Özlemle, korkuyla, endiþeyle, inançla,sabırla...Bıkmadan usanmadan nice beklentilerimiz olmuştur. Oysa ki; Beklemek durağan bir olgu da değildir...Geçmişle gelecek arasında bir köprüdür sanki...

Ya hiç bir şeyi beklemeseydik? Ya da hiç kimse tarafından beklenmeseydik? O zaman ne düşler kalırdı ne hayaller!...

Ben de bekledim...hiç ama hiç gelmeyecek bir trenin sadık yolcusu gibi bekledim !... Yanımdan geçip gidenlerin, farkına bile varmadan bekledim...

19 ahkam var
1 2 3 ... 6 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu