Evet nerde kalmıştık. Hah tamam tekneyi Saipaltı barınağında emniyete aldıktan sonra Karaburun’a iniyoruz. Belediye Başkanı minübüs ile ring seferi organize etmiş, hazır olanları İskele’deki pansiyonlara transfer ediyor. Sıcak su ile duş almak iyi geliyor, temiz kıyafetler giyip kokular sıkarak dışarıya atıyoruz kendimizi, iskelede biraz yürüyüp dağları yeşilliği seyrediyoruz. Karaburun birkaç özel şeyle çok meşhurdur.


Aypot şafılımının kulaklıkları kulağımda, manu çau dinleyip patlıcan ağaçlarının arasından geçerek kulübeme gidiyordum. Yolda ağacın birine yanağını dayamış uzun saçlarını arkadan bağlamış, buğulu gözleriyle bana bakan gencecik bir kız gördüm. Ağlamaklı ve hüzünlü bakışlarla oradan geçmekte olan bana bakıyordu. Papa çango! Bu da nesi? Bu kız bana neden bakıyor acaba deyip yanına yaklaştım. Kız çok güzeldi. Usulca sordum, Bayan neniz var, burada ne yapıyorsunuz. Ahhh Ah! hain İngiliz mürebbiyem Mari Dudu tofıl sınavında 99 puan aldığım için çok sinirlendi, kulak mememden beni bu ağaca çiviledi, 3 gündür buradayım ne bi şey yedim ne içtim, telefonunum da şarjı bitti mamitamı da arayamıyorum, beni merak ediyorlardır, sanırım kabız da oldum dedi. İşi o esnada hemen uyandım. Zero zero punto zero! Kabızlığa iincir iyi gelirdi. Onu bu durumdan kurtarırsam kendime aşık edebilirdim. Rica ederim, ama siz, siz, yoksa siz Tropsolida annenin kızı Solidad mısınız? Ama olamaz ne kadar büyümüş ne kadar güzelleşmişsiniz dedim. Ne o beni tanıyor musunuz? dedi. Durun, durun hele, sizi şimdi hatırladım ingiliz mürebbiyem Mari Dudu’nun çantasını taşıyan Orlando’sunuz siz, üniversite için uzaklara gittiğinizi duymuştum demek döndünüz dedi. O an içimde bir şeyler oldu. Anında Solidad’ı bu durumundan kurtarmalı O’nu rahata kavuşturmalıydım. Bırakalım şimdi bunları dedim. Önce sizi kurtaralım bu durumdan, sonra konuşuruz dedim. Önce kulağını ağaçtan kurtardım, kulak memesinin deliğine arabamın anahtarlığını taktım, çok hoş durdu. Sonra onu çimenlerin üzerine oturttum, arkasına yumuşak yastıklar koyarak rahat etmesini sağladım, ayaklarına ve bacaklarına beybioyil sürüp masaj yaptım, biraz kendine gelir rahatlar gibi oldu. Sen dinlen ben biraz denize gireyim hemen gelirim dedim. Sonra kabızlığına çare olsun için ağaçtan kara incir topladım kendi ellerimle yedirdim, sonra pınarlardan soğuk sular içirdim, kabriole arabama bindirerek evine doru yola koyulduk. Radyo tarifa halk cemahiriyesi kanalında hande Yener'den Romeo çalıyor, Solidad'ın uzun siyah saçları rüzgarda uçuşuyordu. Eve varmak istemiyor bu mesut anların bir ömür boyu sürmesini diliyordum. Yolda dondurmacıda mola verip incirin üstüne bi de karışık dondurma ısmarladım. İyice yumuşasın herşeyini söküp atsın istedim. Az sonra sayılı dakikalar çabuk geçecek ve biz eve varacaktık. Gerçekten de öyle oldu az sonra eve vardık. Buyurun bir kahve içelim dedi. Hayır teşekkür ederim dedim, daha eve uğramadım merak ederler, siz şimdi güzelce uyuyun dinlenin, nasıl olsa buradayım sonra görüşürüz dedim. Sonradan öğrendiğime göre o gece olanları annesine anlatmış ve bir duş alıp yatmış, ama incir, su ve dondurmanın etkisini göstermesiyle ve bundan ötürü solamente, naturalmente cırcır olup sabaha kadar tuvalete taşınmış, kabızlığının geçtiğine de sevinmiş gerçi. Ertesi gün bana ceptem mesaj attı. Ertesi gün annesi kızına verdiği cezadan dolayı Mari Dudu’yu işten kovalamış, beni de yardımlarıma teşekkür baabında beş çayına çağırdılar. Ay papita! Ay mamita! .
bozuk çalmak nedir? bozuk diyende G sol akort edilmiş bağlama kastedilir, bu ayar kara düzen diye geçer. gencebay batsın bu dünya bununla çalar. yunanlar kemençenin yeknesak tırmanak sıkıntısından firar etmek için bizim kara düzen bağlamayı alıp bir benzerini imal etmekle esas bozuk akordu da aynen buna geçirip soranlara taverna bülbülü buzukidir caniko, bununla güzel kızlara rebetiko çalar uzo çekip meşk eder malaka izah etmiştir.
erenler bağlamaya evveli kopuz demiş, kopekiz kopukuz kopartırız has manasında. kopuz bağlamadan farkı ses kutusunun üzerinde deri gerilmiş olması. şimdi bağlama dem kararda cuşa gelip çalar uçar iken narin teli kopartanda bağlamak sebebinden buna bağlama derler. kadimdir hem, nazlı kızdır, sinir basar erdir. çalmak bilen sırıdır, hem ağlatır güldürür, sırdır bilinmez.
tesbih, cenabıhakkın ismisübhan’ dan gelir. sübhan, kusurdan azadedir, ortağı yoktur, mükemmel sıfatların güzel isimlerin tümünü haizdir manasına gelir. inanan evvela rabbini, bilahare tasarrufu olan şu dünya ahiret mucize fevkaladeliğini hayretle teslim eder, halde dilde tek ilahın 99 ismini anmak alameti 99 taneli tesbihini elde gönülde gezdirir de tesbihatın hesap yükünü zihinden savurup atmakla kalbi ruhu sade hakikate dalar, bir aynı şeker ılık suda erir gider.
yerde ve gökte olan her şey allah’ ı tesbih eder. rabbimin 99 ismi bütün yaşantıyı kurar, onun nefesi çerçöpe can verir de yek yükümüz hayat hediyesin bize bağışlar. tesbih çekerken bir devirde 33 sübhanallah dilde açık gizli mırıldanmakla kul rabbine aciz iltifatın eder, her fenalıktan rabbin ilmine sığınır. ikinci devirde 66’ ya dek elhamdülillah demekle sefilane teşekkür eder, nihayet 99’ a allahuekber senden gayri yoktur teslimiyeti ile varır. ol 99 isme ilaveten bir ismiazam da vardır, ancak mahiyet kemmiyet keyfiyet bilinmez bildirilmez sırrısübhan olduğunu erenler çaresiz söyleyip hu dem şahmaksut tesbihlerin çekip hafi içlenmekle meçhul ismiazam yerine kitabıkurandan bir sure okuyunuz ki sevabı 100 misline getirir peygamber haberine iltica etmekle yetinirler.
İncir yeyiniz. Aklı fikri yorulan, küfrüdünyaya düçar naçar zihni arıtır, tertemiz tazeler. şol gıda öyle bir mucize ki geçkin ihtiyar dahi inciri yiyende fikri fikfike kitlendiği sabittir. ingiliz dilinde incire fig derler isabetle. onlar da nimetin afrodiziyak tesirini iyice bilirler. Marifetli şah tiryaki üstadlar mamur İzmir Aydın havalisinde incirden sade kendilerine bir rakı çekerler, cahil cühelaya bildirmez, işbu cennet şarabını sade kendileri içerler. İncirin rakısı kimbilir ne mucizeden alelade üzüm rakısına fersah fersah mesafe katetmiştir. İçimi pek yağlı, tefekkürü pek kaygan bir müzkirattır. İncir yaramazdır, mukaddestir zira. Kuran’ da Tin suresi ayet 1 “incire ve zeytine andolsun” buyurur. Demek incir, kesinkes mübarektir. Muhtevasında lif kıyasla diğer sebze meyveden katbekat fazladır. Böyle olanda, antioksidan tesairatı bir yana dahili kokoreç mekanizmasını da hayli güzel çalıştırır. Tembelliğe nihayet verir. Kabız fikri açtığı gibi dübür sıkıntısını da giderir. Yanına kolesterolü islah eder. Her yaşa binler tesiri ile bir de zikre emsalsiz katkı yapar ki, az da onlara değinmeli.