
—Neyi mesela?
—Ne bileyim her şeyimi. Kimden kaçtığımı, nerelere sığındığımı, kimlere ihanet ettiğimi...
—Peki, sence neden buradasın?
—Onu da siz bilirsiniz. Ben bilmem.
(…)
—Devam edebilecek misin? İstersen biraz dinlen sonra anlatırsın olup biteni.
—Yoo, iyiyim. Ben çaylağın tekiydim aslında. Ama O, çok şey biliyordu. Öbür yandan onun en yakınında yer alan kişi de bendim. Bu yüzden ikimizi aynı hücreye tıktılar. Günlerce hiçbir şey konuşmadık onunla. Sadece sustuk. Merak dahi etmedim olacakları. Sadece kitaplarımı düşündüm. Okuyamadığım kitapları.

solgun bir mabet yolunda
vurdular beynimden beni
dizüstü çöküp kaldım
ensemde; sevdamın ağırlığı,
yalnızlığım,
ve umut kokan sözler,
yarınlar adına dudaklardan süzülen.
sürüldüm…
karanlık bir perde arkasındaydı
infazım.
simsiyahtı, evet simsiyahtı!
aysız, yıldızsız geceler gibi
kanım.
yosunlu taşlar bildi adımı viranelerde.
çocuklar bilmedi,
kızlar bilmedi,
destanım okunmadı
kış günü odalarda.
ve hiçbir ağıt yakılmadı bana
hiçbir söz söylenmedi ardımdan;
"simsiyah" diyebildiler yalnız
simsiyahtı kan.
saddam hüseyinin idam görüntülerinin sızmasıyla ilgili 3 hapishane görevlisi tutuklandı.
habere göre: amerikalı yetkililer idamın zamanlaması ile ilgili itirazlarını ıraklı yöneticilere askeri ve diplomatik kanallardan ilettiler. bush'un bu süreçle ilgili herhangi bir müdahalesi olmadı.
tony blair de zamanlamayı eleştirdi.
cellat munqith faroun iki görevlinin cep telefonlarıyla kayıt yaptığını gördüğünü söyledi.
amerikalı askeri yetkililer eğer idamı kendileri gerçekleştirse çok daha farklı şekilde infaz edilceğini ısrarla belirttiler.