Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "Lost Book Club"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

internet cafe hakkındaki yazılar:

tuttum
4

top 5

top 5'im:

1- nevdalist
2- pilli pati
3- darjeeling
4- pilli bebek kuyuda
5- internet cafe

buyurun. sizlerin top 5'i

103 ahkam var

Tekerlekli sandalyede yakışıklı erkeği görünce durdum, "günaydın" .İşe gitmem lazım, arkamı dönüp yürümeye başladım...Kalbim gümbür gümbür atıyor, göğsümü delip, geçecek. Ona dönüp bakmaya çok korkuyorum. Arkamdan seslendi:

---Bu akşam da yağmur yağacakmış.

Ona dönmeden hafifçe gülümsedim. İş berbat geçti, akşam olsun onu göreyim, konuşalım.......... Akşam eve kendimi zor attım, geceyi beklemeye başladım. Annem sarma sarmış, "kızım yesene" diye peşimde dolanıyorr. Televizyonda bir dizi. Gözüm hiç birini görmüyo. Kalbim çok çarpıyor, arada dönüp dışarıya bakıyorum. "Yağmur yağmayacak" Ya! Gelmezse. Bir gün önceyi hayal ediyorum. Gec eyarısına doğru ev seszileşti, cama doğru yaklaştım. Perdenin arkasından korkarak bakıyorum. Kimse yok, daha erken gelecektir....1 saat geçti, yok. 2 saat geçti, yok. 3 saat geçti, yok...............Bütün gece gözükmedi. Sabah hastayım numarası yapıp işe gitmedim. Bu olayı çözecem. Bir bahaneyle evden çıktım. Karşı apartmanın kapısındaki zillere baktım. 5. dairede bir isim yazıyor. O sırada kapıcı dışarı çıktı:

34 ahkam var

Hatırla sevgili. Hani o günler vardı ya tam da yeni filizlenmişti sevdamız. Gizli mektuplarla büyüttük aşkımızı ve bedenlerimizi. Bıyıklarını ilk defa kestiğin o günü hatırlıyorum da ustura için ne hayaller kurmuştuk. Yatak odamıza koyacaktık. Nasıl masumduk yeni sevdamızla, her şeyi geride bırakıp saatlerce gözlerimizin içine bakardık. Her gün ortak yediğimiz çikolata paketlerine yazardın sevdiğini. Her hafta sonu sinemaya gidebilmek için biriktirdiğimiz paralar ve bir daha ki hafta parasız geçecek olduğumuzu düşünmeden. Evlilik aşkı öldürür derlerdi ve korkardık aşkımızı yitirmekten. Aynı üniversiteyi kazanmak için çok çalışırdık. Sıkıldığımız zamanlarda gelecek hayali kurarak biraz daha çalışırdık. Birbirimizi tanımak için sorduğumuz sorular ve sayfalarca anlattığımız mektuplarımızda hayatlarımızı birleştirmek için bizi tetikleyen itici güç sevgimizdi. Çocuklarımızın ismini bile koymuştuk her sevgili gibi. Kalbime dokunduğunda o şiirlerinle kendimi Leyla’sı gibi hissederdim Mecnunun. Bana yazdığın onca çocuksu şiirler dünyanın en iyi şairin kaleminden çıkan şiirlerden bile güzeldi. Şimdi geriye baktığımda ne kadar çocuksu. Ama hala en güzel şiirler benim için onlar. Gece evden kaçıp arkadaşımda kalıyorum diye sokakta ve soğukta geçirdiğimiz o geceyi zihnimden silmem mümkün mü?Bana ilk yıldönümümüzde bir sürpriz yapmıştın. Beni bir yere götüreceğini ve daha önce hiçbir yerde böyle bir şey görmediğimi iddia etmiştin. Ve haklıydın internetle ilk defa o internet cafede tanışmıştım. Belki de hiç kimse sevgilisini yıldönümünde böyle bir yere götürmemiştir. Ve en az senin kadar heyecanlanmıştım sadece yahoo sitesine girmekten ve ilk mail hesabı açıyor olmaktan. Biz istedik ve bütün hayallerimizi olmasa da büyük bir kısmını gerçekleştirmekte başarılı olduk. Aynı üniversiteyi kazanmasak da aynı şehirde idik. Kendi emeklerimizle düğünümüzü yaptık. Hayatlarımızı birleştirmek için o sihirli kelimeyi söyledik. EVET seninle evlenmeyi kabul ediyorum dedik karşılıklı. Şimdi ise seni ellerimde gönderdiğim asker yolunu bekliyorum. Seni her düşündüğümde kalbim sızlıyor. Gözlerim her defasında doluyor. Sana olan sevgim ne Mecnun ne Leyla ne Ferhat ne Kerem aşkına benziyor. Hem kim demiş onların aşkı en büyük aşklar diye. Kim demiş aşklar ölür diye. Ölmedi sapasağlam ayakta. Tam 12 yıldır. Hiç eksilmeden. Artarak. Dön sevgilim seni özledim. Hem de çok özledim. Şafak 1

6 ahkam var

Çocuklarımız daha okuma yazma öğrenmeden silah değiştirmeyi
öğreniyor.
Hergün saatlerce kan döküyor, ateş ediyor, parçalıyorlar.
Herşey aslında "oyun", ama siz bir de psikologlara sorun.
Şiddet içerikli oyunlar davranışı etkiliyor!
Çocuk ve şiddet...

Bunca zararına rağmen çocukların ve hatta yetişkinlerin bu
şiddet içerikli oyunları oynamalrına karşı bir girişim yapılmıyor.
En başta, en çok sorumluluk sahibi veliler.

3 ahkam var



Bursa çıkışında bir restoran gördüm bugün: "Mehtaplı Geceler". Bir sokağa dalmıştım ondan önce, "Western İnternet Cafe" ve "Marry-Chat-Cafe"nin önünden geçtim. "Teke tek" bilgisayar eğitimi veren bir bilgisayar kursu vardı bi de, kalmamış ismi aklımda. "Gezer terliklerini İstanbul'la aynı fiyata sattığını" ilan eden bir dükkan gördüm sonra. Ve sefil oto hurdacı parkının yeni ismini hemen akabinde: "Çıkma Parçalar Dünyası". Ya da ismi yıllardan beri böyle, ben uyduruyorum. "Halı kenarlarına overlok yaptığını" duyuran bir dükkan, "Amaç: Hizmet" diyen Özurfa Lahmacun Salonu, Eski Garaj-Terminal otobüsünün arka koltuğunda "şu renk mi moda, bu renk mi moda?" tartışmasını giderek harlandıran başörtülü kızlar.

1 ahkam var

prezentabl ... (pazarlamaci yapcas biz seni.)



tibbi mümmessiller araniyor ( kapi kapi dolasip ilaç satacaksin, eşantiyon dagitip, yalakalik yapacaksin)



bilgisayar ve internetten anlayan, sinirsiz hayal gücüne sahip arkadaslar araniyor. (internet cafe beklicen koçum, ortamlara akican, gelenlerle counter strike felan oynucan, quake'e 4. olcan, ne diyosun?)

ileri duzeyde bilgisayar kullanabilen (rakip firmalarin sitelerini hack edip basini belaya sokabilecek)



resim bölümü mezunu,yüksek lisans yapmis (tabela boyayacaksin)

3 ahkam var

"Tayvan'da 22 yaşında bir oyuncu Internet Cafe'de bilgisayar başında ölü bulundu... Bulunduğu sırada bilgisayarında çalışmakta olan oyunun ise Half-Life: Counter-Strike olması ise herhalde şanssız bir tesadüf..." TrGamer'dan.

0 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu