Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan yenimecra.org'da: "Hepimize Geldiler!"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

internet hakkındaki yazılar:

Bayılarak takip ettiğim ve biriktirdiğim Martin Mystère'in Türkiye'de Maceraperest Çizgiler tarafından yayınlanan en son serüveni olan "Canavar"da, sayfa 64'te bir "İnternet Nedir" geyiği var. Tercüme sonucu mudur yoksa orjinal hikaye yazarının tesbitleri midir, bilmiyorum...



Polis: ... Bir de İnternet servis sağlayıcısı bulunuyormuş...



Komiser: Uh... Bir ne? Anlayacağım dilde anlat. Biz yaşlılar böyle konulara yabancıyız. Bildiğimizi varsayarak anlaşılmaz terimler kullanma.



Polis: Şey, bir "servis sağlayıcısı"nı dünyanın dört bir yanıyla bağlantı halindeki bir istasyon olarak düşünebilirsiniz... Evlerdeki bilgisayarları birbirine bağlıyor. Bu "İstasyon"da bilgisayarlar, "site"ler aracılığıyla birbirine bağlanıyor. Bilgisayar sahipleri, iletişim kurmak istediğinde e-posta göndermeyi tercih ediyor...

4 ahkam var

Nihayet yarın akşam tatile gidiyorum. Son sekiz ay boyunca, günde minimum 14 saatim bilgisayar başında geçiyordu. Bu nedenledir ki mümkün mertebe internet cafenin önünden dahi geçmemeye çalışacağım. Bir de bugün websitesiyaptırıcısıdönenlogomanyağı müşterimin tepede logomuz hareket etsin/dönsün şeklindeki mailinden sonra koşarak uzaklaşmak geldi buralardan. (bu dönen logo sorunsalı ile ilgili ayrı bir blog yapmayı düşünüyorum. hayır yani bilmediğimiz bir mesaj mı veriyor o logo salak salak dönünce.)

Sonracıma bugün sigaraya bırakmayı düşünüyordum ama tatilde enberbats ahalisi ile zıvanadan çıkana kadar içip dağıtmak gibi masumane bir eylem öncesi uygun bir davranış olmaz diye düşündüm ve bu olayı tatil dönüşüne erteledim. Bu tatil bizim için bir buluşma olacak aynı zamanda. Pek sevgili yahudimiz garbo, süpermarket ve exparanoid ile buluştuktan sonra sevgili beatnick'in yolunu gözleyeceğiz.

3 ahkam var
Etiketler: , ,

Uzun zamandir buralara takilirim, okurum, yazarim. Nasil oldu da bir Allah in kulu cikip da "geldi gelecek" diye 3 gundur anonsu edilen firtina oncesi modemlerinizin telefon kablolarini cikartin demedi yahu??



Cok guzel oldu simdi, telefon kablosundan yildirimi yedi benim daha tuyu bitmemis kizilderili teknoloji harikam [kizilderilerde kil olmaz ki! haha yedirir miyim ben espiriyi ellere!!]. Eski modemim de boyle initkal etmisti ebedi aleme gerci, ama o direk yemisti yildirimi.



Ama hakkaten kiziyorum, nasil olur da bunun uyarisi yapilmadi burda! Sorumlular hakkinda islem baslatilsin hemen! Hataniz buyuk!

5 ahkam var

aslında önümde böyle bir engel olduğunun hep farkındaydım ama hem kendime hem de çevreme farkında değilmiş numarası yapıyordum.



engel diyorum ama engel olduğunu düşünmeyenler çıkacaktır mutlaka. ama kendimce bir engel. öyle ki hepinizin bildiği üzere bilgisayar, internet vesaire teknoloji işi yapıyorum ve 18 ay gibi uzun bir süre bu dünyadan ayrı gayrı düşmek bildiklerimi unutmak bir yana yeni bir sürü şeyden de mahrum kalmamı sağlayacak.



ayrıca yeni başlayan ve düzeyli giden bir ilişkim, beklemeye ve araya zaman girmeye müsait olmayan bir ilişkim var. ayrı geçen üç güne dayanamazken araya aylar sokmak, telefonda dahi zor şartlar altında konuşmak olmaz gibi geliyor bana.

15 ahkam var
Etiketler: , ,

"SMW-3 denizaltı kablosunun Fransa-Ingiltere kesimindeki bir arıza nedeniyle Amerika ve Ingiltere 155 Mbps bağlantılarımız kesilmiştir."


Ttnet sayfasından böyle bir haber duyurmuş. İki gündür yabancı sitelerle yaşanan sorunları da açıklıyor bu olay.

Garipsedim. Demek ki kötü niyetli kimseler oturup bu bağlantıları kesse bütün dünyayla ilişkimizi kesebilecekler. Hedef göstermiş gibi oldum ama hadi hayırlısı...

1 ahkam var

Duyduğuma göre Offspring yeni bir albüm hazırlamış, onu da sadece internet release yapmış. Aradım da bulamadım ama bu fikir beni düşündürdü, çok eylendiğimden değil yani, offspring sevmem de zaten amma...

Albüm internette çıkıyor ve 1 dolara download ediyorsunuz. Korsan CDden bile ucuz. Ve kazanılan para sadece offspring'e gidiyor, SONİ, EMI ve phillips araya girmiyor.



Aynısını kitaplar için düşünüyorum, ve gazeteler ve filmler. Aşağı yukarı herşey alınıp verilecek, ama daha da iyisi var: herkes aynı seviyede olacak. Herkes sadece yaptığıyla ölçülecek. Bugün Offspring koyduysa yarın ben koyucam. Belki de bedavaya yaparım, belli olmaz.

7 ahkam var
Etiketler: , ,

özet: tt, internet erişim hızımızı yine kesti.bu sabahtan itibaren kablo modem kullanıcıları indirme hızlarında bir yavaşlık, fazla indirme yapmayan kablo kullanıcıları da oyunlarında hafiften bir lag hissedecek...

aslında ben de bu durumu sıradan bir "sallamacı türk telekom" ya da kablo net'in sıradan arızalarından biri zannetmiştim fakat yaptığım bir iki telefon görüşmesinden sonra dün geceden itibaren türk telekom'un kablo modem'lerin hızını kafasına göre bir ayarlama yapıp kestiğini ve yine kafasına göre bi ayarlamayla max. 10k tadına, kısacası dial-ıup modem tadına getirdiğini öğrendim.


bana verilen 0212 55 19 40 -ki kendisi türk telekom bilişim hattı'nın numarasıymış, tabii ki cevap vermedi.


kablo net ise henüz kullanıcılarına sözkonusu hız azaltma konusunda bir açıklama yapmadı.


bu durumda bize de bir şekilde bunu protesto ederek hakkımız aramak düşecek. yetersiz altyapısıyla hala abone almaya devam eden ve kafasına göre erişim hızını engelleyip sonunda bizi eski 33600 modemlerimize geri dönmek zorunda bırakanlara karşı bir tavır, bir hareket istiyorum.

58 ahkam var

Internet Tüketicilerini Koruma Organizasyonu (ITKO) olarak sizlere bu e-postamizda Telekom’un ve dört büyük özel internet servis saglayicisinin bir yillik internet erisim aboneliklerini karsilastirdik. Telekom biryandan 64K internet dogrudan erisimi (framerelay) aylik 312.5 milyon TL ye satiyor ve bir de 139 milyon TL baglanti ücreti aliyor diger taraftan da son kullaniciya 36 milyon TL den yillik abonelik satiyor.





Bu farkin temelinde yatan iki ana etken var. Bir tanesi yaklasik 52K lik hizla çalisan bireysel kullanicilarin 5-10 tanesi için bir port ayriliyor. Kullanici bos port bulamazsa da derdini anlatabilecegi kimse yok. Biz 10 tane ayrildigini varsaysak bile 10 kullanicinin yillik abonelik fiyati 360 milyon TL oluyor, hemen hemen diger baglantinin 1 aylik bedeli. Kalan farki nasil izah etmek gerekir, once diyebiliriz ki karsisinda ticari bir sirket oldugunu düsünerek ona biraz kazik atiyor. Mesela %100 fazla fiyat verse onu iki ayliga esitlemis olur. Peki kalan bölüm nedir? Kalan bölümün bir kismi hepimizin bildigi hesapsizlik ama asil fark biri telefon parasi ödemiyor digeri ödüyor. Telekom da bu fiyatlandirma politikasi ile aslinda bireysel internet abonelerinin ne kadar çok telefon parasi ödedigini kabul etmis oluyor.
1 Yillik Sinirsiz Internet Erisim Paket Fiyatlari

0 ahkam var
Etiketler: , ,

bir sözlüğe ihtiyacım oldu bi an

sözlük aradım; google'dan, downloadnokta kom'dan sonra,bir, iki tane sözlük buldum enteresan. download nokta kom dan bu şekilde arıyacaktım ama sözlük kelimesinin ingilizcesini hatırlayamadım ;o(. iyiki sesli sözlük'e denk geldim neyse buldum sonunda bir kaç şey. belki lazım olur diyede şaptım...

7 ahkam var

Kendisi de çok iyi bir yazılımcı olan bir arkadaşımdan bugün geldi bu yazı. Kaynağını bilmiyorum yanlız.


Çoğunlukla doğru yerlere dokunmuş yazan -artık kimse-. Bana da çok fena dokundu tabi.

Parlak CV'ler, yüksek maaşlar, havalı işyerleri. En kaliteli okulların en önemli bölümlerinden mezun olan öğrenciler son yıllarda giderek daha da popülerleşen meslekleri icra ediyor. Üniversite sınavlarına hazırlanan ya da okuyan herkes onlara özeniyor. Ancak herkesin özendiği bilgisayar mühendisleri beklentinin aksine durumlarından memnun değiller ve en iyi ihtimalle 5. yıllarında istifa ediyorlar.



Dünyanın bilgi çağında ışık hızıyla ilerliyor olması, bilgisayar ve iletişim sektörünün daha da popüler olmasına neden oldu. Artık üniversite sınav tercihleri yapılırken ya da meslekler hakkında kafa yorulurken 'Çağ bilgisayar ve internet çağı, en iyi tercih yazılımcı olmak' diye düşünülüyor. Bütün üniversitelerin ilgili bölümlerine talep patlaması oldu ve bilgisayar sektöründe yer almak için adeta bir yarış var. Ancak olayı ters açıdan değerlendirip bilgisayar dünyasında çalışanlara baktığınız zaman ortaya farklı bir tablo çıkıyor.



Herkes onlara özeniyor, onlar da kendilerine özenenlere özeniyor. Mesleğinin zirvesindeyken ya da çok iyi paralar kazanıyor, milyon dolarlık projelere imza atıyorken kariyerini bırakıp lokantacı, fotoğrafçı ya da çiftçi olan isimlere son yıllarda sıklıkla rastlanıyor.



Daha geçen hafta kariyerlerinin zirvesindeyken istifa edip restoran açan iki başarılı üst düzey yöneticinin, Tarık Bayazıt ve Savaş Ertunç'un başarıları gündeme gelmişti. Her iki isim de uluslararası firmaların Türkiye'de üst düzey yöneticiliğini yapıyorlardı. Bir gün 'bilgisayar başında sıkışıp kalmaktan, hayattan bezmekten' dolayı işlerinden istifa edip lokanta açmışlardı ve bugün hayatlarından son derece memnunlar. Şu anda bilişim sektörünün cazibesi, yan etkilerinin görülmesine engel oluyor; ancak kısa süre sonra mesleki kariyerlerini, dolgun maaşlarını bırakıp köye dönen mühendislerin örnekleri çoğalacak.



"Bir gün köye dönüp domates yetiştireceğim" Modern dünyada, şehirli insanın bütün yaşamını bilgisayara bağlaması ve ofislere sıkışması büyük bir handikap. Ancak bir kesim var ki onlar için sorun handikap sınırlarını çoktan aştı. Son yılların en popüler ve en rağbet gören mesleği olan bilgisayar mühendisliği alanında çalışanlar, en basit tabirle bilgisayar mağdurlarının başında geliyorlar. Yazılım yapmanın tüm hayatlarını işgal etmesi sebebiyle kendilerini 'zombi'lere benzeten bu sektör çalışanları çoğunlukla bitkisel hayatta olduklarını dile getiriyorlar.



Daha okul döneminde iken büyük bir stresin içerisinde olduklarını anlatan yazılım mühendisi İnci Avcı, hiç aralıksız 10 saat bilgisayar başından kalkmadan çalışmak zorunda kaldığını söylüyor. Avcı'ya göre programın büyüklüğü ya da küçüklüğü fark etmiyor ve her program için beyninizi maksimum kullanıyorsunuz. Yazılım dünyasının önceden de zor olduğunu anlatan İnci Avcı "İş zaten stresliydi, şimdi saniyelerin bile çok önemli olduğu internet dünyasında çalışıyoruz ki stres maksimum seviyeye çıktı. An geliyor binlerce insan siteye hücum ediyor ve site çöküyor. Müdürleriniz başınızda, sizden 10 saniye içerisinde sorunu bulup çözmenizi istiyorlar. Üstelik en basit hatanızın maddi karşılığı da çok büyük. Bu tarif edilemez bir stres kaynağı" diyor.



Günün yarısını 25 cm.lik ekran karşısında geçirmek, sürekli stres altında olmanın verdiği dalgınlık, unutkanlık ve gerginlik onların yaşamlarının bir parçası olmuş artık. Hatta bu yüzden dünyanın pek çok yerinde tanıklıkları bile kabul edilmiyor. Mesleğe başladıktan sonra sosyal hayatının tamamen bittiğini söylüyor Avcı; "Rüyamda bile program yazdığım çok oldu. Bütün hayatınız bir bilgisayar ekranı. Ne sosyal hayatınız kalıyor ne aileniz. Yoğunluktan anne olmayı bile düşünemiyorum. İş dışında konuştuğum kişi sayısı haftada 4'ü geçmez. Bir gün istifa edip köye döneceğim ve tarlada domates yetiştireceğim." Bilgisayar ve yazılım dünyasında çalışan herkesin temel şikayeti aşırı stresli olmak. Özellikle internet yazılımı konusunda çalışan yazılımcılar mesleklerine ortalama 5 yıllık bir ömür biçiyorlar. İnternet yazılımı konusunda çalışan Hilmi Eldem yazılım mühendisliğinin doğası gereği çok zor olduğunu; ancak internetin de işin içine girmesiyle içinden çıkılmaz hale geldiğini söylüyor: "Günde 8 10 saat ekrana bakıp programlar yazmak yeterince yıpratıcı; bir de bir milyon kişinin aynı anda bağlı olduğu bir sistemde hata olması ihtimali sizi sürekli istim üzerinde tutuyor. Kafanızda sürekli kodlar dolaşıyor. Hayata 1 ve 0 olarak bakıyorsunuz dersem abartmış olmam. Bu sebeple en fazla 6-7 yıl bu işi yapabilirsiniz. 30 yaşında bu işi mutlaka bırakırsınız. Hiç kimse bu stresi ve tempoyu çekemez." "Konuşma yeteneğimi kaybettiğim bile oldu"



Yazılım dünyasında çalışan mühendislerin tamamı zaman zaman günde 20 saati bulan yoğunluktan şikayetçi. Ancak bu yoğunluğu kabullenip tempoya ayak uydurmaya çalışıyorlar. Öyle ki çoğunlukla yemekler de ekranın karşısında yeniyor. Yazılım mühendisi Bülent Avcı mesleği ile ilgili bizimle konuşurken bir taraftan da üzerinde çalıştığı programla ilgili notları karıştırıyor. Bazı programları yetiştirmek için üç gün uyumadan çalıştığı günler olduğunu anlatıyor Bülent Avcı; "Özellikle internet yazılımcılığında stres çok büyük. Hayatta hata yapma şansınız var ancak yazılım dünyasında hata yapamazsınız. Aslına bakarsanız yazılımcıların insan ilişkilerinde başarısız olmasının nedeni de bu. Hayatı da sıfır hatalı düşündüğünüz için kimseyle geçinemezsiniz. Zihniniz sürekli programlarla meşgul. Beyniniz o kadar yoğun çalışıyor ki bazen konuşma yeteneğimi bile kaybediyorum. Davranışlarım tuhaflaşıyor" diyor.



Avcı'ya göre uygulama?geliştirme bölümünde çalışan her yazılımcı kabuslar görür ve kesinlikle uyku düzensizliği sorunu yaşar. Sürekli programlarla uğraşan meslektaşlarının ikili ilişkilerinde başarısız olduğunu söylüyor Bülent Avcı ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Bilgisayar dünyası farklı bir dünya. Bütün hayatınız bir monitör. Aslında hoşunuza bile gitmeye başlıyor. İnsan ilişkileri fedakarlık ister, karşılıklı tavizler ister. Ama bilgisayar dünyasında öyle bir şey yok. Bilgisayar size itaatsizlik etmiyor. Bir süre sonra bu şekilde yaşamak hoşunuza gidiyor ve kendi dünyanızda yaşıyorsunuz. Bütün hayatınız bir bilgisayar ekranıyla çevriliyor. Toplumdan tamamen kopuyorsunuz."



Bir diğer yazılım mühendisi Refik Sarıtepe ise mesleğe başladıktan sonra ülser olduğunu söylüyor. Sürekli stres altında çalıştıklarını anlatan Sarıtepe "Programları önce kafanızda yazar sonra kodlara aktarırsınız. Beyniniz sürekli rakamlarla, kodlarla meşguldür. O yüzden sık sık dalarsınız. Etrafınızdakileri duymaz, dünyada neler oluyor hissetmezsiniz. Tatilde, uykuda, her yerde kafanızda kodlar uçuşur. Bir keresinde çok uğraştığım ve çözemediğim bir problemi rüyamda çözmüşüm. Gece not aldım rüyamda gördüklerimi" diyor.



Bilgisayar dünyasında yaklaşık 20 yıl çalışan ve yazılım piyasasının tecrübeli isimlerinden olan İbrahim Sayın ise yazılım dünyasında çalışanların da, o sistemleri kullanan bilgisayar kullanıcılarının da bindiği dalı kestiğine inanıyor. Çılgınca ve biraz da gereksizce hayatımızı bilgisayara teslim ettiğimize inandığını söyleyen Sayın; "Yazılımcı sanal bir dünyada yaşar. Herşeyi orada düşünür, uygular ve bitirir. İşin içine internet yazılımı da girdiği için tamamen bambaşka dünyalarda yaşamaya başladık ve bilgisayar ekranlarının esiri olduk. Yazılımcılık doğası gereği zordur, zihniniz çok yorulur ve çoğunlukla da 30 'unu geçtikten sonra bu mesleği sürdüremezsiniz. Ruh sağlığınız için işi bırakmanız gerekir" diyor. Bilgisayar mühendisleri şimdilerde herkesin özendiği bir mesleği yapıyorlar ancak olaya mühendisler cephesinden bakarsanız ortaya pek de parlak bir tablo çıkmıyor. Toplumdan kopmuş, ikili ilişkilerinde başarılı olamayan, bir süre sonra kilo ve göz bozuklukları dahil birtakım sağlık sorunları ile karşılaşan, zihni dağınık insanlar çıkıyor.

27 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu