
Aslinda bu yaziyi yazip yazmama da cok kararsizdim. Fakat arkadasim Cristian'in ilk astral yolculugunu yazinca, bunu yazmaya sizlerle paylasmaya karar verdim...
Mesnevi-i Serifi ilk okudugum zamanlarda, cok degisik hallere bürünüyor, ve sadece agliyordum. Neden? Nicinini bilmedigim bir duygu cemberi etrafimi sariyor, beni ha bire aglatiyordu. Her aglama sonucunda da büyük bir yük üstümden gidiyor rahatliyordum...
Bir gece yarisi kalkip boy abdesti aldim. Icime namaz kilma istegi geldi. Aslinda neden kalktigimi, ve neden boy abdesti aldigimi da bilmiyordum. Sanki bilmedigim bir güc beni yönlendiriyor, bunlari yapmami istiyordu. Gece o kadar sakin ve sessiz di ki" sanki tüm canlilar yok olmus tek ben vardim. Belki de bu benim icin böyleydi...
En son gösterimizi hatırlıyor musun? Hani o bana göre çok büyük sahnedeki gösterimizi, senden daha parlak olmaya çalışan ışıkların altında ki. Ne çok alkışlamışlardı değil mi bizi? Anlamışlar mıydı bizi, o anlamsız kalabalık? Bende alkışlamıştım hatırlıyorum. Şimdi şu benden az ötede duran kopuk elimle. Son gösterimizdi ve ben o gün sana söylemiştim seni sevdiğimi…