
Putperest bir ülkede islamı/hristiyanlığı seçen 7 kişi, dönemin imparatoru Dokyanus (Dakyus) tarafından huzura çağırılıp, dinlerini değiştirmeleri yönünde tehdit edilirler. İmparator, kendilerine belirli bir zaman tanır. Fakat dinlerinden ayrılmak istemeyen 7 genç, inançlarını korumak için yanlarında Kitmir adlı köpekleriyle birlikte bir dağa giderler ve oradaki bir mağaraya sığınırlar. Olanları öğrenen imparator, gençlerin bulundukları mağarayı kapattırarak onları ölüme terk eder. 300 küsür yıl sonra orada sürüsünü otlatan bir çoban, mağaranın ağzını kapatan kayayı farkeder ve kayayı zorlayarak mağaranın ağzını aralar. Bu süre zarfında uyuduklarına inanılan gruptan ilk uyanan köpek Kitmir olur ve havlamaya başlar. Diğerleri de uyanırlar ve içlerinden birini (Yemliha, bazı kaynaklara göre Mernuş) kente yiyecek almaya gönderirler. Yol boyu kentteki farklılığı farkeden Yemliha, bir fırına girer ve ekmek almak için kendi dönemine ait paraları çıkarınca, herşey ortaya çıkar. Kimi kaynaklara göre mahkemeye çıkarılırlar, kimilerine göre olay mucize olarak değerlendirilir ve aziz ilan edilirler, kimi kaynaklar ise tekrar uykuya daldıklarını söyler.

Dünyadaki belli başlı dinlerin zamanla nasıl gelişim gösterdiğini anlatan etkileşimli güzel bir çalışma.
Yunanistan’ın Aynaroz Yarımadası'nda binlerce yıllık Ortodoks manastır geleneğinin son temsilcileri keşişlerin ilginç bir dünyası var. Bulundukları bölgenin adı Aynaroz Özerk Ortodoks Ruhani Cumhuriyeti diye geçiyor. Yani Yunanistanın içinde özerk bir cumhuriyet. O bölgeye girebilmek için 2. bir vize daha almak gerekiyor. Eee her ülkeninde kendine göre kuralları ve yasaları var. Burayada kadın ve dişi hayvan girmesi yasaklanmış, hatta keşişler kıllarını kesmenin haram olduğunu düşündüklerinden tıraş da olmazlarmış dolayısıyla sakalsız girmek de yasak.
Amaç inzivaya çekilerek dünya işlerinden elini eteğini çekmek (İslam; hayatın içinde Allah'ı arıyacaksın der ama hristiyan aleminin bu düşüncede olmadığı kesin). Dünyadan o kadar habersizler ki Irak savaşından haberleri bile yok, "Niye bu konuda keşişler bilgilendirilmiyorlar en azından barış için dua ederler" denince de şu cevabı veriyorlar:
"Biz her gün savaş yerine huzur vermesi için zaten Tanrı'ya dua ediyoruz. Tanrı nerede savaş olduğunu biliyor. Bizlerin ayrıca bilip isim vererek spesifik bir savaş için dua etmemize gerek yok"