

Bir kac gündür yazdiginiz yazilara bakiyorum inanin hayran kaliyorum. cogu yazar arkadaslarim mükemmel üstü yazi yaziyorlar. Mesela Deja, PBK öyle güzel öyküler yaziyorlar ki inanin hayran kaliyorum. Pati'nin yazdiklarini her babayigit yazamaz diye düsünüyorum. Fevkulbeser ve Zoey'in Osmanlica hakimiyetleri bir baska saheser. Kop, Antro, Lesor, Manso'nun hem yazdiklari güzel, hem aralarinda yaptiklari gayik muhabbet cok güzel. Cilegim'in yazdiklarini her köse yazari yazamaz. Acumun spor konusunda, saglik konusunda yazdiklari gercekten harika. Hombre ise bir baska insan benim nazarimda. Moralim bozulunca onun yazilarini ararim.:) Suphi'nin siirleri ise cok süper. Baharali'nin kesif benzeri yazilari okunmaya deger yazilar. Nevdalist duruyor duruyor turnayi gözünden vuruyor:) Makaleci'de güzel yazilara imza atiyor. Hele Manso'nun yakaladigi su seri katiller yok mu? Süper ötesi bence. Proksima, Bestloser, Zorkedi gibi arkadaslarimizin yazilari okunmadan gecilmez sanirim. Oguzkagan ve Clicia'nin yorumlarini hic sormayin. Küfür harici yorumlar okunasi yorumlardir. Haberx3, Akoni abla sizi buranin muhtarlari sececegiz. Yazilariniz, insanlara yaklasimlariniz süper ötesi diye bilirim. Pelitas'in yazdiklarini okumanizi tavsiye ederim. Cok güzel siirleri var. Toz66, WATERFAIRY, SEVDALIMHAYAT, 07Ebru, usttire, morfik, dimoedes, korkutali, bekunis, Abi, Hakemler, Eylül74, Yildirim, Findikfistik bunlarda birer baska renk aramizda...


Sabahın ilk ışıklarında İstanbul’un üstündeki yaraların kabukları yavaş yavaş kalkıyor, gri bulutların altından henüz iyileşmeye yüz tutmuş ama daha bir hayli zaman isteyen yaralar gibi duran o yer yer pembelikler, güneş ışıklarının bulutlara yansımasıyla muhteşem bir görüntü oluşturuyorlardı.

Suraya sizlerle muhabbet etmeye, icimi dökmeye, icimdekileri sizlerle paylasmaya geliyorum. Sizlerle muhabbetlerim sonucu rahatliyor, sanki Türkiye'ye gelmis kadar oluyorum. Gün boyunca hic Türkce konusmuyor, sadece Almanlarla muhatap oluyor, Almanca konusuyorum. Buraya girince icimde güller aciliyor. konusamasam bile Türkce yazisiyor günün tüm yorgunlugunu atiyorum üstümden. Hombre'nin yazilarini özellikle ariyorum. Acaba yeni bir sey yazmis mi diye.))) PBK, hangi güzel hikayeyi yazmis yine. Oguz ülke meselelerinden neler anlatmis? Pilli Pati hangi güzel yaziya imza atmis? Akoni ne zaman yazar olacakmis? Acuistic spordan, egsersizlerden yeni bi sey yazmis mi acaba? Anthro, Oguz Clicia ile yine kapisiyorlar mi? Lesor bana ne zaman minicer olup 3000 dolar kazanacakmis? Manso hangi güzel espriyi patlatmis? Kelebek yine kime komus gecirmis? Deja'nin efendi olan kisisi bu sefer kimmis? Puella kimlerden tesekkür almis? Lorien bu aralar ugramaz olmus. Koza, Efgan'da kayiplara karismis. Pelitas kardesim efendiler efendisi imis. Proksima'da hic görünmezlerden olmus. Hayalci, yine kime yüklenmis? Zorkedi, Plakton kardeslerim nerelerdeymis? Illerin hani cocunuguna Lesor'un dedigi ismi koymus mu? Koymamis mi? Gaykedi sitemi nostaljik ilan etmis. Clicia kardesim nerelerdeymis? EUQON ile Cilek dügün heyecani yasarmis. Nevdalist bu ara hic ugramaz olmus. Haber kardesim nasilmis? Gökkiz nereye gitmis? Results bu sefer hangi dobraligi yapacakmis? Seytansarlatan hangi melegi bogmus? Necro özel hayatta kimlere bozulmus? Ayserg ne zaman imza kampanyasi baslatacakmis? Mengü yine hangi güzel siiri yazmis? Toz66 siteler yarismasi takipcisi imis...Bunlari ariyor, bunlara bakiyor, bunlari okuyor, icim aciliyor benim. Burasi benim ailem. Sizleri de kardeslerim olarak görüyorum. Ister inanin ister inanmayin. Kimseyle alip veremeyecegim hic bir sey yok. Kimseye de küslügüm, kirginligim kinim yok. Buna küfür yediklerim, küfür ettiklerim de dahildir. Ak olana kara diyemem, gündüzü geceye hic degismem. Her sey gündüz kadar meydanda iken; birileri akillarinca bana akilvermeye söyle ol, böyle ol gibi seyler söylemeye kalkiyorlar. Ben de diyorum ki" sevgili kardesim, bana akil verecegine karsinda olan seyleri bir gözlemlesen olmaz mi? Karsinda irmak var; sen su ariyorsun? Yapragin kimildamasini herkes görür. Esas onu kimildatan rüzgari gör sen. Gördügüm kadari ile damgalanip günah kecisi oluverdim hemence. Peki ama hirsizin günahi hic mi yok be kardesim? Günah, kabahat hep ev sahibinde mi? Ölende mi? Öldürende mi? demis Atalarimiz. Insanim ben. Bazen seker gibi, bazen aci biber. Ne yaptimsa, ne yapiyorsam kendimi yansitiyorum. Baska birini degil. Evet küfür de ederim. Ama anlayana, taniyana sevgiyim ben. Sevginin karsiti nefrettir. Görünce insanlari nefretli, kinli, asalak dayanamiyor cildiriyorum. Özel hayatta da böyleyim, burda da. Özel hayatimda degil arkadas, yaren dost olmak, yagci yalakalar yanimdan bile gecemez benim. Arkadasin biri söyle diyor; "özel hayatta söyleyemeyecegi sözleri bu sanal olan alemde kolaylikla söylüyor". Yemin ediyorum; ben burda neysem özel hayatimda da oyum. Bu yüzden ben kisilik sorunu yasiyorsam; evet size göre öyleyim. Bilen, anlayan, beni taniyan herkes bilir ki" yazilarim da, yorumlarim da ayni cizgidedir. Sevgiden, saygidan bahsederim. Bunun karsiti olan nefreti, kiskancligi, adiiligi, serefsizligi gördüm mü dayanamam. Bunu sirf kendim icin degil, herkes icin yaparim, yaptim da. Gerekirse tekrar tekrar yapmaktan asla cekinmem. Ben, ben diye anlattiklarim kimseyi yaniltmasin. O, ben girdabindan coktan cikti, biz oldu benim BEN. Ben dedigim de kim? Aslinda bunu da sadece bir seyler anlatmak icin kullanirim. Ben benim BEN'I esek yaptim üstüne bindim hepten.

Ve tabi ki bunlardan daha da önemli olanı, ünlü yüzler. Oyuncular, yazarlar, karikatüristler. Bir nevi celebrity yoğunluğunun yaşandığı mekan(dı) smyrna. Hatta önünde kameraların ''kimi düşürsek'' diye beklediği mekan olmuştu bir zamanlar Cihangir'in incisi. Ve inceden inceye tatsızlaşmıştı da. Mevcut olan kaliteli yüzler, mekana mekan olduğu için gelen yüzler yerini yavaştan başka yüzlere bırakır olmuştu.
Delile tahlile gerek var mı?
"Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır!"
dercesine kendilerini belli edenler...
Yaptıkları yeni bir hareketin ardında bir
"art niyet" aramaya gerek bile yok.
Olay kendinden çözülüyor zaten,
kendi kendilerini ifşa ediyorlar.
AKP'nin yasa çıkarıp Eminönü'yü Fatih'e bağlaması...
İşin içinde bir iş olduğu kesin.
Zaten belediyecilik deyince "bul karayı al parayı"
tezgahları aklıma geliyor.
Bu, Türkiye'nin gelenek haline gelmiş bir siyasi gerçeğidir.
Üçkağıtçılık!
Her seçilmiş, işi kitabına uydurup icraatını yapar.
"Hizmet" reklam ile vatandaşı gözüne sokulur,
bozukluklar milletin üstüne saçılır.
Büyük "pangnotlar" ise masa altında sayılır.