İki ay olmuştu ve ben ev kirasını ödeyememiştim. İşsizdim ve iş bulmak gün geçtikçe zorlaşmaya başlamıştı. Yol param kalmadığı için evime yakın bir iş aramak zorundaydım. Sigaram bitmişti, köşedeki bakkala borcum çoğalmıştı ve artık yazdıramıyordum. Bakkala görünmemek için üst sokaktan dolaşıyordum. Boğazıma kadar bokun içindeydim. Ev sahibi yurt dışı seyahatlerinden her an dönebilirdi ve beni evde bulabilirdi. Evde oturmak bu yüzden de tehlikeli ve huzur bozucuydu. Telefon ettiğinde açmıyordum ve bir süre sonra mesaj çekiyordum:
“Azmi Bey, ev kirasını en kısa zamanda ödeyeceğim, bu kadar geciktiği için gerçekten çok üzgünüm bir daha aksama olmayacak, sabrınız için teşekkürler.”
Kapının koluna sarılıp itekledi. Görmek istediği gözlere doğru yöneldi. Yanındaydı. -Merhaba dedi. Merhabaydı ama kızın gözleri sadece kasayı görüyordu. Gözleri görmek için bir şeyler yapması gerekiyordu. İçinden -gözlerini göremezsem bütün duvarlar kapanacak- diye geçirdi.
- Bugün buraya belki seni etkilemenin bir yolunu bulabilirim diye geldim.
- Çalışıyorum ve çalışırken beni etkilemenin tek yolu kasaya para bırakmaktır.
Gözleri hala kasadaydı bir şeyler hesaplıyordu. Muhtemelen bahşiş diye bırakılan paralar ve üstü alınmasın diye kasıtlı olarak para nın üstü diye verilen bozukluklardan net parayı çıkarıp hakkına el koyuyordu.
-Bende çalışıyorum. Se...
- Aaa yeni bir işte mi çalışıyorsun? Kızın gözleri ışıldadı ve ilk kez baktı.
-Pek yeni sayılmaz. Hala senle birlikte olmaya çalışıyorum.
- Beni fazla büyüttüğünün farkındamısın?
Kızın gözleri yeniden kasadaydı.
Ben 25 yıl İstanbul da yaşamış biriyim deniz burnumuzun dibindeydi ama çevre kirliliği nedeni ile sadece kenarında oturup yosun kokusunu içimize çekerdik.O bile beni mutlu etmeye yeterdi.Şimdi herkesin adını dilinden düşürmediği, turistik bölge dediğimiz zaman herkesin aklına ilk gelen Bodrum,Çeşme,Antalya hani denizi çok tuzlu olsa da sonuçta deniz.



