
Suraya sizlerle muhabbet etmeye, icimi dökmeye, icimdekileri sizlerle paylasmaya geliyorum. Sizlerle muhabbetlerim sonucu rahatliyor, sanki Türkiye'ye gelmis kadar oluyorum. Gün boyunca hic Türkce konusmuyor, sadece Almanlarla muhatap oluyor, Almanca konusuyorum. Buraya girince icimde güller aciliyor. konusamasam bile Türkce yazisiyor günün tüm yorgunlugunu atiyorum üstümden. Hombre'nin yazilarini özellikle ariyorum. Acaba yeni bir sey yazmis mi diye.))) PBK, hangi güzel hikayeyi yazmis yine. Oguz ülke meselelerinden neler anlatmis? Pilli Pati hangi güzel yaziya imza atmis? Akoni ne zaman yazar olacakmis? Acuistic spordan, egsersizlerden yeni bi sey yazmis mi acaba? Anthro, Oguz Clicia ile yine kapisiyorlar mi? Lesor bana ne zaman minicer olup 3000 dolar kazanacakmis? Manso hangi güzel espriyi patlatmis? Kelebek yine kime komus gecirmis? Deja'nin efendi olan kisisi bu sefer kimmis? Puella kimlerden tesekkür almis? Lorien bu aralar ugramaz olmus. Koza, Efgan'da kayiplara karismis. Pelitas kardesim efendiler efendisi imis. Proksima'da hic görünmezlerden olmus. Hayalci, yine kime yüklenmis? Zorkedi, Plakton kardeslerim nerelerdeymis? Illerin hani cocunuguna Lesor'un dedigi ismi koymus mu? Koymamis mi? Gaykedi sitemi nostaljik ilan etmis. Clicia kardesim nerelerdeymis? EUQON ile Cilek dügün heyecani yasarmis. Nevdalist bu ara hic ugramaz olmus. Haber kardesim nasilmis? Gökkiz nereye gitmis? Results bu sefer hangi dobraligi yapacakmis? Seytansarlatan hangi melegi bogmus? Necro özel hayatta kimlere bozulmus? Ayserg ne zaman imza kampanyasi baslatacakmis? Mengü yine hangi güzel siiri yazmis? Toz66 siteler yarismasi takipcisi imis...Bunlari ariyor, bunlara bakiyor, bunlari okuyor, icim aciliyor benim. Burasi benim ailem. Sizleri de kardeslerim olarak görüyorum. Ister inanin ister inanmayin. Kimseyle alip veremeyecegim hic bir sey yok. Kimseye de küslügüm, kirginligim kinim yok. Buna küfür yediklerim, küfür ettiklerim de dahildir. Ak olana kara diyemem, gündüzü geceye hic degismem. Her sey gündüz kadar meydanda iken; birileri akillarinca bana akilvermeye söyle ol, böyle ol gibi seyler söylemeye kalkiyorlar. Ben de diyorum ki" sevgili kardesim, bana akil verecegine karsinda olan seyleri bir gözlemlesen olmaz mi? Karsinda irmak var; sen su ariyorsun? Yapragin kimildamasini herkes görür. Esas onu kimildatan rüzgari gör sen. Gördügüm kadari ile damgalanip günah kecisi oluverdim hemence. Peki ama hirsizin günahi hic mi yok be kardesim? Günah, kabahat hep ev sahibinde mi? Ölende mi? Öldürende mi? demis Atalarimiz. Insanim ben. Bazen seker gibi, bazen aci biber. Ne yaptimsa, ne yapiyorsam kendimi yansitiyorum. Baska birini degil. Evet küfür de ederim. Ama anlayana, taniyana sevgiyim ben. Sevginin karsiti nefrettir. Görünce insanlari nefretli, kinli, asalak dayanamiyor cildiriyorum. Özel hayatta da böyleyim, burda da. Özel hayatimda degil arkadas, yaren dost olmak, yagci yalakalar yanimdan bile gecemez benim. Arkadasin biri söyle diyor; "özel hayatta söyleyemeyecegi sözleri bu sanal olan alemde kolaylikla söylüyor". Yemin ediyorum; ben burda neysem özel hayatimda da oyum. Bu yüzden ben kisilik sorunu yasiyorsam; evet size göre öyleyim. Bilen, anlayan, beni taniyan herkes bilir ki" yazilarim da, yorumlarim da ayni cizgidedir. Sevgiden, saygidan bahsederim. Bunun karsiti olan nefreti, kiskancligi, adiiligi, serefsizligi gördüm mü dayanamam. Bunu sirf kendim icin degil, herkes icin yaparim, yaptim da. Gerekirse tekrar tekrar yapmaktan asla cekinmem. Ben, ben diye anlattiklarim kimseyi yaniltmasin. O, ben girdabindan coktan cikti, biz oldu benim BEN. Ben dedigim de kim? Aslinda bunu da sadece bir seyler anlatmak icin kullanirim. Ben benim BEN'I esek yaptim üstüne bindim hepten.
Yokluğun Pazar günü daha derin bende. Daha fazla özlemle bakıyorum parkta gördüğüm her sevgiliye. Ve daha çok anlıyorum zamanın aslında hesapsız ve dalga geçerek geçtiğini…
Oysa yanımda olmalıydın bu Pazar. El ele gezmeliydik küçük ama kendi içinde büyük şehri.yada saat gecenin sularında gezinirken bir İspanyol meyhanesinde oturup, hafiften çekmeliydik kafaları. Ahşap masalar, ahşap sandalyeler, balık ağları, loş ışıklar… ama mutlaka kırmızı.
İzmir’de olup bir İspanyol meyhanesi bulmalı şimdi. Yerde talaş kırıntıları, ahşap kokusuna eşlik eden kırmızı şarabın kokusu, karşıda ege’nin hafif çalkantılarıyla oynaşan yakamoz kırıntıları fon’da Karsakov un Şehrazat senfonisi…
İspanyol meyhanesinde olmalıydık bu akşam. Şarap içmeliydik birlikte ve yaşanan her şeye inat. Kendi kaderimize inat, olmayacak olanlara inat, şerefe demeliydik.
Kırmızı ve mavi ışıkların arasından alıp şarap kırmızısını, içip sarhoş olmalıydık. Ağzımıza ve aklımıza gelen her şeyi söylemeliydik konuşmalıydık… ama gülerek, ama neşeli, ama hüzünleri unutmadan. Belki teşekkür bile etmeliydik gece ve hüzne, bizi biz yapan üzüntülerimize… Son tesellim şarap oldu diye yazıp peçeteye, sessiz sessiz bağıran şarkıcıya göndermeliydik bu şarkı lütfen diye…
Doğru ya, İspanyol meyhanesin de bir kadın söylemeli. Çığlık çığlığa değil ama. Sessiz, derinden, sade ve öylesine içten söylemeli şarkıyı. Hüzün olmalı, yitirmişlik, aşk acısı olmalı masalarda oturan kişilerin yüzlerinde. Ve herkes tanımalı birbirini yüzüne bakınca. Yüzündeki acıyı…
Bu Pazar İspanyol meyhanesinde olmalıydık seninle tüm her şeye rağmen.
Hafif esen rüzgar, yakamozlara benzettiğimiz aslında dar ama koca şehrin yansıyan ışıklarına bakıp dalmalıydı derinlere. Çocukken soğuk hava deposuna kış mevsiminden soğuk havayı depoladıklarını düşünen bana gülmeliydik dakikalarca. Çocuk olmalıydık saf ve su katılmamış halimizle yaşamalıydık aslında adına aşk dediğimiz rezilliği…
Keman sesleri karışmalıydı geceye. İçinden söküp atmak istediklerini, yaşadığın ama hiç bir şey anlamadığın zamanı, yaşayacaklarını ve daha birçok şeyi o keman sesine teslim etmeliydi ve biraz da ağlamalıydı gecen zamana.
Elinde yakut’un rengi, yanındaki sandalyenin koluna astığım çantanın içine beş saatliğine teptiğimiz anılar.
Yaşadıklarımız, yaşam karelerimiz, siyah-beyaz resimler, evcilik oyunları, köşe kapmacalar,
İlk aşklar, son aşklar ve aşkı aramaktan vazgeçtiğimiz zamanlar…
Bu Pazar yanımda olmalıydın… Ve ‘ her seven adsız bir kahraman, insan sevebildiği kadar insandır’
2 adet aynı ve 1 adet hatalı link içerdiğinden keşif bölümüne alınmayıp serbest bölümünde yayınlanan bu yazı, yazı sahibi kopanisti'nin isteği üzerine yayından çekilmiştir.