Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Chewbacca, bir garip kaçkın"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

kötü hakkındaki yazılar:

Okul deyince en nefret edilen kurumlardan birinin akla geldiği çok görülmüştür. Pek çok kimse okulu sevmez ama bu arkadaş, okulun büyük bir sorun olduğu hakkında büyük iddia, komplo teorisi ve kanıtları var!

4 ahkam var
Etiketler: , , ,

‘İlkler’ dendiğinde hep bekaret mevzuu gelir ya akıllara; biraz bunun dışına çıkasım geldi bu meydanda ilk yazımı yazarken. Muhtemelen ara sıra içinden geçmek zorunda kalarak... Hep denenmemişliği, tadılmamıfllığı, yeniyi ve güzeli temsil eder ilk duyduğumuzda ‘ilk’ler... Nazım güzel demiş “En güzel deniz, henüz gidilmemiş olandır” diyerek. Elbet lafımız yok ama gerçekten güzel midir ilkler; keşfedilmemişler, yeni keşfedilenler?

Peki yaşadığımız ‘kötüler’ hep ikinci veya sonuncu sıradakiler midir? Bıktım artık dediğimiz her neyse, yok mudur ilki? Ve genelde hayatın her alanında, uzmanlık veya beceri gerektiren her şeyin ilki; yüzümüze gözümüze bulaştırdıklarımız değil midir?

9 ahkam var

Hiç abartısı yok, aşağıdaki hikaye birebir yaşanmıştır, hatta belki atladığım, unuttuğum bölümler bile olabilir. Buyrun:

“Kızım hadi uyan, hastaneye gidiyoruz.”



Hay allahım, bu da nerden çıktı, ben annemlerle yaşamıyorum ki, annem ne zaman beni uyandırmaya geldi?



“Ne anne? Ne hastanesi?”


“Haydi kalk bakayım, geç kaldık, baban sabırsızlanıyor.”


“Tamam, tamam geliyorum”



Kalkalım bakalım, annem gelmiş ha, ne zaman, nasıl? Neyse, anlarız şimdi…

44 ahkam var
Etiketler: , , ,

Hani derler ya 'Sabaha çıkacağımız belli değil' diye. İşte başımdan geçen tam böyle bir olay.

Her normal insan gibi vakit gelince bende yatmıştım o gece uyumak için. Duamı ettim, duvara döndüm ve gözlerim kapanmaya başladı. Sıkıntılı bir rüya görmüş olucam ki saat 03.00'te yatağıdan kalkıp koşmaya ve çığlık atmaya başlayınca evde herkes uyanmış. Bir tek ben uyuyormuşum hala. Annemler deprem oluyor sanmış, kardeşim sonunda ablam aklını kaçırdı diye düşünürken ben annemin tokatlarıyla kendime geliyorum. Aptal gibi hissetmemem için hiçbir neden yok. Herkes başıma üşüşmüş bi ton soru soruyor. Benimse sağ dizim ve sol ayak bileğimde yanma var. Hiçbirşey yok deyip tekrar yatmamla, sol ayak bileğimi şişmiş görmem aynı anda oluyor. Sabaha gideriz diye kimseye söylemeyip tekrar uyuyorum, bu arada hala şaşırıyorum nasıl tekrar aynı yatağa yatabilmişim. Herneyse ertesi sabah herkes görüyor ve apartopar hastaneye gidiyoruz, ayağımı alçıya alıyorlar dizime de pansuman yapıp beni evime yolluyorlar. 2 hafta boyunca sırt üstü yatıp tv arası zap yapmak ve gazete dergi okumak gerçekten çok sıkıcıymış. Yani bir iki gün belki güzel ama sonrası artık bayıyor. Değnekler bir süre sonra kollarınızda kas oluşturuyor. Kollarınız acıyor. Tek güzel tarafı kardeşinizin etrafınızda pervane olması. Gerçekten çok sıkıcı. Küçükken 2 defa da sol kolum kırılmıştı. Ben doğarkende yine sol kolum omzumdan çıkık doğmuşum (salak hemşireler yüzünden). Bu son olaydan sonra 4 etti. Ya ben gerçekten yaramaz falan değilim. Yaramazlıklar hep beni buluyor. Umarım 5.si gerçekleşmez.

6 ahkam var
Etiketler: ,

kötü şeyler oluyor... hayatımda, bissürü kötü şey! çevremde, bissürü kötü şey! Ülkemde, bissürü kötü şey!


Pazartesi haftaya bomba gibi başlamak istedim.. hani iyi anlamda derler ya.. bomba gibiyim diye, bende öyle diyebilmek istedim. Bugün cumartesi ve ben patlamak üzereyim..

pazartesi sabahı olağan yoğunluğuma hazır, dinç, güleç bir şekilde işe geldim! saat 8.30! masamın üzerinde bir faks! bana gelmiş, muhabir bir arkadaşımdan.. gece almış haberi, söyleyememiş faks yazmış!


"o seni çok sevdi! o senin tüm kötü olaylar karşısındaki güçlü duruşunu sevdi! bu kez de onun için güçlü ol lütfen, başın sağolsun!.."


kim olduğunu anlamam çok güç olmadı.. çünkü O'nu acile kaldıran, yoğun bakım kapısında bekleyen bendim.. ama iyi demişti doktorlar, evine git o iyi olacak demişlerdi.. hayatıma giren ender dostlarımdan biriydi ve iyi olmalıydı tabiiki.. inandım doktorlara! ama o öldü! inanamadım!


ertesi gün Salı! tören hazırladık.. en az 300 kişi var! hepsinin yakasında O'nun resmi.. hem de hiç sevmediği, personel servisinin isteği üzerine poloraid çektirdiği, bana bile göstermediği, dalga geçmek için çekmecesinden gizli gizli alıp o'nun peşimden bağrış çağrış koşmasını sağladığım resmi... onu bulabilmişler sadece


bir görse ne çok gülerdi bu duruma!!! "bak Aksoy" dedim içimden, "bakta gör halimizi.. sen istediğini yaptın, ama gör bak biz ne haldeyiz şimdi.. yada bak ben ne haldeyim!"


kendimi birdenbire yapayalnız hissettim, hatta bomboş..


cenazeden masama döndüm ki, telefon geldi, "yönetim değişecek".. geçmişimdeki insanlar didik didik edildi, sorgu sual.. (bu kısım işimle ilgili) ne ölümden doğan acımı yaşayabildim, ne de soruşturmadan doğan şokumu.. hangisine ağladığımı bile bilmeden ağladım bir hafta boyunca.. şimdi ortalık duruldu.. şimdi kendi şehrimdeyim.. kendi işimin başında yeni atanan yabancılarla birarada.. annemi aradım, şehir dışındaydı, tatile gitmişti, öyle kötü bir zamanda gittinki anne, sana öyle çok ihtiyacım varki demek istedim.. ama hemen sitem etmek olmazdı; nasılsın dedim! yengen hastalanmış, antalya'ya gidiyoruz dedi... bişe diyemedim, sadece ağladım!


.......


herşeyi bir başsağlığı telefonu çok güzel özetlemişti aslında..


"biliyorum onunla bir nefes kadar yakındınız, acın çok büyük, acına başka acılar karışmadan ağla kızım... başın sağolsun"


........


olmadı.. buna bile izin vermediler... lütfen beni affet Aksoy.. ruhun şad olsun...


........


hep O'nunda dediği gibi: "nerede bu iyi haberler!"


beni artık iyi haber verecek birileri aramalı! yoksa tükeneceğim artık! lütfen! acil olarak iyi haberlere ihtiyacım var..........




8 ahkam var

Ben kişi olarak uzundur İnternet inceliyorum. Bazen bir arkadaşım var, onunla birlikte dolaşıyor, hatta bazen bira içiyoruz. (Sizler kim bilir neler yapıyorsunuzdur dolaşırken?)

Mesela bana soruyor şu konuda bir siteye girelim, yada şunu araştıralım diyor, bakıyoruz, konuşuyoruz, bazen daha kalabalık oluyoruz. İki haftadır alt kata geçtim. Bizim binanın altında, büyük bir kömürlük vardı, doğalgaza geçince orası boşaldı, böldük, benimki tertemiz oldu, dekorasyon yaptık kendimizce, güzel oldu. Şimdi sitelere girmek daha rahat. Arkadaşım (ismini vermiyorum takma ad kullanacakmış, bulamadık daha) bir kere açık saçık sitelere girelim dedi, neler var. Sanmayın ki müptelası olduk, bir kereydi o. Türlü konulardan diğer türlü konulara açılıyoruz . Şimdi o da bir bilgisayar alıyor. Evde onunda oğlunun bilgisayarı varmış, dedim ki paraları nereye götüreceksin, al sen de bir tane kendine, ne olacak? O da bu geniş dünyanın, bu geniş bilgi paylaşımının hayranı oldu, zaten başka ne yapabiliriz daha güzel? Bilen varsa söylesin hemen bırakırım sanal dünyayı.



Lafı dolandırıp çok özellere saplandım. İnternet’te dolaştıkça şöyle bir gerçekle göz göze geliyoruz. Genelde kötü kalpli sitelerden oluşuyor İnternet. Çünkü genelde gizli kalmış şeylerin buluştuğu yer ya burası. Adana’daki ayak fetişisti buluyor Kocamustapaşa’daki ayak fetişistini konuşuyorlar, ne konuşuyorlarsa artık. Unutmamak lazım, kötülük her zaman iyilikten daha caziptir. İyi kalpli olmak da cesaret ister. Madem burası bir fikir paylaşım yeri bende sizlerle bir projemi paylaşmak isteyeceğim yakında. Şimdilik sadece iyi kalplilik üzerine oluşacağını söyleyeyim. Ben bir emekliyim, yanlış anlamayın yaşım genç, erken emeklik de olsa insan emekli olunca kendini otomatikman yaşlı zannediyor.İnsanlar belli bir yaşa gelince gerçekten kenara itiliyor. Bunu nereden anlıyoruz biliyor musunuz? Yaşlı modası gördünüz mü hiç? Bebek modası, çocuk modası, şişman modası, tesettür modası ama yaşlı modası yok. Onlardan kenara çekilmeleri isteniyor. Onlar da yaşlarını dengelemek için gittikçe daha genç giyiniyorlar. Laf lafı açtı. En önemlisi insanın kendini sürekli bir gelişime tabi tutmasıdır. İnternet’e girdiğimden beri, eskiden de yazardım ama, meğer yanlış yazıyormuşum bir çok şeyi. Bildir geçte yazım kuralları var, düzelttim bir çok yanlışı. Ama daha güzel bir formülüm var artık, yazdığım yazıları Word diye bir programın bir özelliği sayesinde düzeltiyorum. O yanlışların altını kırmızı yapıyor, onun üzerine gidip sağ tuş, ve doğrusunu seçiyorsun. Kullanmayanlara tavsiye ederim. Teknik anlamda hızla öğreniyorum.yaşam sürüyor.Saygılarımla.

3 ahkam var
Etiketler: , ,

konu ve başlıkla alakası olmayan tumceleri baslangıcta kullanmak garibinize gidebilir(kime ne!)



öölesine gezinirken buldum siteyi. bakiim bari, okuiim bari, üye oliim bari derken, yaziim bari oldum.


karın ağrısı öle böle diil be. sabahlara kadar uyutmayan, tüm günümü bu ağrılarla geçirdiğim bir hal aldı.


elimizdekiler :

*hafif tırlak bir peder bey.(kendi gençliğiyle beni özdeşleştirmiş.beni eleştirir ve yıkarken esasında kendisini eleştiriyor ve yıkıyor)

*mali durum sakat.(kimin sağlam!)

*yaş 24 olmuş(breh breh!)

*üniw bitmemiş.(7. sene)

*işsizim...(ne diim)

*bi sevgilim var.herşeyim diyebileceğim.(kara sevda)

0 ahkam var
Etiketler: , , ,

Villains (UK) Sonunda dünyanın hakimi olma amaçlı, kötü kalpli, deli, James Bond'u yakaladıklarında kafasına bir kurşun sıkarak öldürmeyi asla kendine yediremeyen ya da akıl edemeyen diktatörümsü tiplerin de bir sitesi oldu. Burada sağınızda ve/veya solunuzda poz verecek güzel kızlardan, evde atom bombası yapma talimatlarına kadar herşeyi bulabilenzi.

0 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu