KABASAKAL(Hy Eisman)
Amerikan çizim dünyasında Brütüs olarak bilinen Kabasakal,Temel Reis için ideal bir rakip.Kabasakal,Temel Reis in Safinanaz'ı elde etmek için ve genel olarak sahip olduğu,hayata dair iyi niyetli masumiyeti ve saflığı ile kıyaslandığında vaat ettiği herhangi bir ahlak değeri olmadığı için tam da dişimize göre bir kötü.
Temel Reis karakter olarak çok sabırlı biri ama kabasakal'ın kötülük eğilimi ve sinsice yaptığı pislikler yüzünden,her insanın hayallerinde canlardığı,kabadayalığa ve kötülüğe karşı benzer bir tavırla savunma ve intikam alma duygusunu tatmin eder.

Şimdi sizlere farklı bir hikaye anlatacağım. Eminim herkesin yaşadığı veya çevresinden duyduğu bu tür olaylar olmuştur.
Günlerden bir gün eşi ölen dede oğlunun yanına yerleşir, elden ayaktan düşmüştür artık. Bir süre sonra gelin sürekli ona bakmaktan sıkılır. Aynı evde yaşamak istemez. Aslında oğlu da pek istemez ama dedeye acımaktadır. Dedeyi yanlız evin küçük beyefendisi sevmektedir. Dede yemek yerken porselen tabakları kullanamamaktadır. Çevresi alçak olduğundan lokmaları dökmekte ve gelininden bu yüzden azar işitmektedir. Dedenin oğlu çözüm bulmak amacıyla tahtayı oyarak kenarlarını kalınlaştırarak ona basit bir tabak yapar.Ertesi sabah küçük çocuk tahtayı oymaktadır. Annesi oğlum ne oyuyorsun dediğinde "yaşlanacaksın diye tahta tabak yapıyorum" diye yanıtlar. Gerisi sizlere kalmış.

Karanlik karanligi cekermis , aydinlikta aydinligi.... Aydinlik karanliktan neler cekti gizli sakli.
Karanlik cazip bir davetti, etkin bir büyüydü sanki.... Maske üstüne maske geciren bir yüzdü o,
yalandan beslenen hilebaz, hisleri kullanan sahirdi..... Aydinlik ki bunlari dagitmak icin vardi..
nihan olani asikar etmek icin, egri adina ne varsa dogrulamak icin..... İhanet- yasak örtüslerin
tercümani oldu hep, yalnizca sadakat keskin kiliciyla boynunu vurabilirdi onun..... Dilekler dile
geldi bir bir....Özlemler öze dayandi....can canani .. karanligin ölüsü.. hakikat sahiline vurdu..
kelimelerin hepsi isik kesilsin birer birer, kötülük kalbinden vurulsun.... düsünüyorum
..düsündügümü düsünüyorum...unutmamisim..unutsa idim unuttugumu unutur hatirlayamazdim, demekki
unutulmuyor..
Kendinize ille de bir dost bulmak isterseniz, onu kitaplar arasında aramalısınız. Her şeyden herkesten vefasızlık gelir, ama kitaplardan gelmez. Dahası insanoğlu dost bildiği bir kitaptan uzaklaşmak istese, onun arkadaşlığını yavan bulmaya başlasa bile, bilir ki, o kitap canciğer oluşlarında önce ne ise, sonra da odur. Kendisine hiçbir kötülük yapmayı düşünmez.

İnişli çıkışlı hayat devam ediyor. Savaşlar, hayvan katliamları, bozuk ekonomi, bozuk sosyal yapı, mutsuzluk, doyumsuzluk, gelecek endişesi, işsizlik vs.vs.vs...
Hayatı yaşarken cennetin de cehennemin de tadına varıyoruz. Her akşam uykuya dalınca ölüyor, her sabah uyanınca yeniden doğuyoruz. Sevdiklerimiz kaybedince anlıyoruz bazı şeyleri, yok artık bundan böyle şöyle böyle olacağım diyoruz ama birkaç hafta sonra yine aynı tarz bozuk hayatımızı devam ettiriyoruz. Canımız yanınca ağlıyor, başkalarının canını yakarken çekinmiyoruz. Karşımızdakine tonla kötü lafı olanca kolaylığıyla tüketirken, basit bir özür kelimesi dudaklarımızdan çıkıvermiyor. Kafalarına vuruyoruz çocukların ama yanaklarına sıcak bir öpücük konduramıyoruz. Sevgimizi kelimelerle, gözlerimizle anlatamadığımız için, paralar harcayarak kanıtlamaya çalışıyoruz. Haydi bırakın tüm olumsuzlukları, müzikle dans ederek kovalayın kötü ruhları, buraya buyrun.
Rio Karnavalı'na
18-19 Şubat 2007, karnavaldan canlı yayın
Kierkegaardın, can sıkıntısı bütün kötülüklerin anasıdır teşhisine katılır mısınız yoksa, iyi ama, ana gibi yar olmaz mı dersiniz bilemem. (Ben genelde, içki bütün kötülüklerin anasıdır sözüne karşılık olarak söylerim bunu: iyi ama ana gibi yar olmaz ki...)
Amma ve lakin ben, can sıkıntısının hayırlara vesile olmadığını, gündelik yaşantımda sık sık tecrübe ederim. Zira, canı sıkılan insanın ne zaman ne yapacağı belli olmaz. Halbuki, kımıltısız ve pasif bir duygu gibi geliyor kulağa öyle değil mi? Siz öyle sanın! Hitler, onca Yahudiyi neden sabun köpüğü kıvamına soktu sanıyorsunuz?