Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Virtuosity"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

küçük hakkındaki yazılar:

Yazımın esin kaynağı otobüs durağında beklerken hemen yanımızda inşaatının tamamlanması yakın olan bir binanın üstündeki büyük branda reklamdı : Satılık Küçük Daireler.

\

Sonra içeriğini arastırayım dedim ve arkadaşlarıma sordum. Meğer "satılık küçük daireler" 1 oda + 1 salondan olusuyormus.

Hayatımda ilk defa 1 oda ve 1 salondan ( tabiki mutfagı banyosu var. ) olusan bir dairenin varlığından haberdar oldum arkadaslarım sözleriyle. Ancak kafamda söyle bir soru belirdi bir anda. "kim sığar bu kutucuk kadar evlere ?"

16 ahkam var

Küçük siyah kız.. Onu nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum.Küçük siyah bİr kızdı.Komik gelebilir ama ismini ve nerdeyse görünüşünü dahi unuttum ama güzel küçük bir kızdı.Kadıkoyde kilisenin önünde oturmuş içiyordum... Para olarak rahat olmadığımdan venüs biralarından almıştım bir kaç tane.. Çok da kötü değillerdi. ve sadece 1 liraydı. Nasıl bu kadar ucuz olabileceğini düşünürken bira kutusunu inceliyordum. Ve son kullanma tarihlerinin geçmiş olduğunu farkettim. İnanılmazdı. Ölümle karşıkarşıyaydım.. Yinede içmeye devam ettim. Sonra onu gördüm Efes Dark vardı elinde iki tane gözlegörülür bir uzaklığa oturdu ve o da içmeye koyuldu. İkimizde biralarımızı içip birbirimize bakıyorduk. Ve sonra dinlenebilcek bişeyler olabileceği aklıma geldi.Kalkıp yanına gittim. - Merhaba Yaşamımın tehlikede olduğunu biliyormusun?
- Neden? - Bak şu biralara ucuz diye bunları aldım ama son kullanma tarihleri geçmiş.Bir yudum daha aldım
- Güldü. Kalitelisinden ikram edebilirim. - İyi fikir kalitesizi bitirdiğim zaman bunu aklımda tutacağım.
- O zaman sigara al. Winston Soft içiyordu o da. O an buna şaşırmıştım.
- Bu ne?Sigaralardan biri paketin içinde ters duruyordu.
- Dilek sigarası
- Onu çektim ve yaktım. Ne dilemiştin?
- Boşver
- Söyle yabancı sayılmam adım Seko - Seni tanıyorum
- Bence tanımıyorsun sanıyorsun ama önemli deil bende öle sanıyordum
- Beni tanıdığını mı sanıyordun?
- Hayır kendimi tanıdığımı sanıyordum.Ne dilemiştin?
- Bir çocuk var onunla çıkmayı dilemiştim
- Hadi ya şimdi nolcak peki o çocukla ben mi çıkacağım?
- Bilmem belkide denemelisin..
- Çok tatlı görünüyorsun. Ve ciddiyim.
- Saol - Belkide denemeliyim?
- Neyi
- Sağolmayı... kaç yaşındasın sen? nerelisin neye meşgul düşersin falan filan?
- 15 yaşındayım. Rizeli babam liseye yeni başladım sayılır hazırlık okudum..
- Rizelisin.. Lazları sevmem ama t-seert un güzelmiş. (Che t-seertu giyiordu.) Yengeç burcumusun? - Evet nerden bildin?
- ilk gördüğümde böyle hissettiğim kızların tümü neredeyse yengeç burcuduR. Ama yinede sen çok küçüksün.
- Ya da sen fazla büyüksün. - Hayır ben olmam gereken yaştayım. Sen çok küçüksün.
- Olman gereken yaş neye göre hesaplanıyor.
- Kilise nin önünde oturup içmek için ve tanımadığım kızları tanımaya çalışmak için olmam gereken yaştayım.
- Benim daha çok fırsatım var bunun için.
- Tecrübe yi hafife alma burda oturup konuştuğum ilk kız deilsin.
- Bende bundan bahsediorum. İlk kız değilim ama son kız olabilirim. Benim içinse sen burda oturup konuşacağım son kişi olmayacaksın. Yani büyük olan sensin...

14 ahkam var
\
BİTİŞ ŞARKISI

Her şey bitiyor, hayat, su, hava, nefes, sevgi, yaşanılmışlıklar, hatıralar... Bitirilişi yaşatan bir yaşam döngüsü içinde hızla geçip gidiyor günlerimiz… Mevsimler bitiyor, yüzler değişiyor, dostlar değişiyor, insanlar tükeniyor… Her bitişin ardında yeni bir başlangıç olduğunu sanırdım eskiden… Yeniler eskileri getirmiyor halbuki, hiç bir şey eskinin güzelliğini, yerini alamıyor. Yeniliği yaşatan her duygu, her olay, bitişi tekrarlatıp hatırlatır gibi, önümüze yığılı bir hatıra, bir resim albümü gibi seriliyor. Her bitiş yavaş yavaş kendi tükenişimizi hazırlıyor galiba.

3 ahkam var

Az önce çok sevdiğim bir yazarın bir dergide yazmış olduğu birkaç yazısını okudum. Yazıların bir çoğu yaşamımızda karşılaştığımız, hissettiğimiz, paylaştığımız...vs şeyler üzerine ince ince dokunuşlardan ve yazarın hayata bakış açısından izlerdi.
Yazılarda yer alan konuların bir çoğunu yaşıyoruz ya da yaşayanlarla paylaşım içindeyiz. Yani kısacası bu yazıların bazılarında kendimi buldum (bende bu şekilde düşünüyorum) diyebilirim.
Peki acaba neden düşüncelerimizin parıltılarını başkalarının yazdıklarından buluyoruz ve neden düşüncelerimize tercüman olamıyoruz? Kim bilir?
Galiba bize kendimizi başkalarının anlatmasına o kadar çok alıştık ki, kendimizi kendimize anlatamaz ve hatta kendimizi başkalarının yazılarında arar olduk. Başkalarının beğendiği ve anlattığı gibi olup çıktık açıkçası.
Sanırım bu yazı bu nedenle kendime eleştirimdir. Takılıp kaldığım "acaba ne düşürler" deyip yapmak isteyip de yapamadıklarıma karşı bir duruştur. Bu nedenledir ki, aldım elime kağıt kalem yazmaya başladım.
Bu yazı düşüncelerimin derin ve sağlam ayak izlerinin başlangıcıdır. Bu ilk adım, ikinci adımı atmadan ilk adımın ne kadar güçlü olduğunu görmem zor.

13 ahkam var

Sevmek bu kadar acı vermemeli insana.Canına can diye kattığın yakmamalı böyle içini...
Düşününce kendi kendime neden diyorum...Neden bu kavgalar?İnsan sevince yüreği bir olmalı,ayrı vücutta aynı akmalı kan.Aynı görmeli sevdanın rengini.
Yanyanayken bu kadar uzak olmak bize yakışmıyor sevdiğim.Yüreğim ürkek bir kuş gibi, çırpınıyor ama uçamıyor kalbinin üzerine...Bir anlasan seni ne denli sevdiğimi,uğruna göze alabildiğim şeyleri.Öfkem sevgimden gönül yaram.
Belki bir gün anlayacaksın ama çok geç olacak ikimiz içinde...Kaybolan yılları yakalayamayacağız.Aşkın en güzel yerinde kaçıp gideceğiz birbirimizden.Elimizde kalansa küçük bir anı olacak seni seviyorum diyen...

33 ahkam var

Nette gezerken bi sitede rastgeldim.. Çok eğlendim. Sizlerle de paylaşmak istedim ;)

DÜNYANIN "

En Küçük Oyuncak Ayısı:

\
Sadece 3,5 mm boyundaki bu minik ayıcık Alman heykeltraş Bettina Kaminski. tarafından yapılmış. Ama bakmayın öyle küçük olduğuna yapımı oldukça zormuş...

En Küçük İnsanı:

\
Sadece 54 cm boyundaki Nelson de la Rosa dünyanın en kısa insanı olarak biliniyor. Videosu için buradan:::

4 ahkam var
alt="" border="0" />

Küçüğüm;
Gönlüm katlanmıyor, bu oyunda daha çok yenisin. Tek yapabildiğim yazmak olduğundan, yine yazıyorum işte. Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen. Mesela o kara gözlerinden akmak için tutunmuştum. Oysa o kocaman kara gözlerinin hatırına.

Bilmezler benim seni ne kadar sevdiğimi. Bilmesinler de zaten, boş ver. Eğer bilirlerse onu da tüketirler. Sana da, bana da hiç bir şey kalmaz. Çünkü bizler her şeyi tüketerek gösteririz. Sevgilerimizi bile, kendimizi bitirerek.

Yoksa dayanamıyor bu yürek seni bırakıp gitmeye, gönlüm katlanmıyor ki. Ne olur bakma bana öyle. Bak dönüşümde gözlerinden o sonbahar hüznünü alıp, yerine ilkbaharı müjdeleyeceğim sana. Ama ne olur akmasın gözünden o sinsi yağmurlar. Islatmasın yüreğimi. Yoksa nasıl bırakıp giderim ki seni. Sana söz veriyorum. Gidişimle bütün güz yağmurlarını götüreceğim yanımda. Aslında sensiz gidemiyorum ki hiçbir yere. Bakma, bakma ne olur öyle…

25 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu