
İçimizdeki Enrico'nun ardından bir diğer etnik müzik kahramanımız olan hanımefendiyi huzurlarınıza sunuyorum.

Kendisini dünya kültürüne adamış bir kadın olan Yasmin bütün insanların aynı dili konuştuğunu savunuyor ve şarkılarından da dilini hiç bilmediğiniz halde anlamanız gereken en güzel şeyi anlıyorsunuz ona göre.Dünya kültür metropolünün bir elçisiyim diyen Yasmin




Teknolojinin gelişmesi ile tarihimizin değerleri gittikçe azalıyor. Bunlardan nasibini alanlardan biride eski tarihi tiyatrolar olmuştur. İşte bunlardan bir tanesi Türkiye'de Alanya-Antalya arasında Köprüçay nehrinin yanında kurulmuş olan Aspendos tiyatrosudur. Anadolu tarih, kültür ve turizm cenneti olması bu eserlerin olmasından kaynaklanıyor. Diğer tarihi tiyatroları görmek için buraya.
TURNA; Dünyanın hemen her yerinde görülebilen uzun boyunlu ve uzun bacaklı göç eden kuşlardır. göğüs yapıları sayesinde sesleri kilometrelerce duyulabilen turnalar sürü halinde uçarken v şekli oluşturmasıyla insanoğluna aerodinamik dersi vermiştir.
Turna kuşu bir çok kültüre işlemiş, sembol olarak kullanılmıştır. turna kuşunun bazı özellikleri ( uzun mesafeli uçabilme, tek eşli yaşama ) farklı kültürlerde harmanlanarak yaşamın her alanına yansıtılmıştır.
Japonyada kendisi gibi atom bombasından etkilenen yaşlı bir nineye arkadaşlık eden bir kız çocuğuna (sadako sasaki ) nine şöyle söyler: eğer bir kişi kağıttan 1000 tane turna kuşu yaparsa, her istediği kabul oluyor." Küçük kızın ömrü buna yetmez ama arkadaşları hiroşima'da sadako sasaki adına elinde bir turna kuşu bulunduran heykelini dikmişlerdir. Japon kültüründe bunun gibi birçok hikaye anlatılır. Turna yaşamın, barışın, mutluluğun, güzelliğin, şans ve bereketin sembolü olarak hikayelendirilir.


Sizlere, Antalya ve çevresinin tarihi ve folklorü üzerine yıllarca araştırma yapmış olan yazar Hüseyin Çimrin'in Antalya Tarihi ve Turistik Rehberi adlı esrinden tanıtmak istiyorum. Hüseyin Çimrin, Antalya bölgesinin ve Türkiye'nin Almanya'dan diplomalı ilk profesyonel turist rehberidir. Türkçe ve Almanca birçok kitabı bulunmaktadır. Antalyanın tarihi zenginliklerini, çevresinive gezilip görülecek yerleri anlatan bir kitap.
Kitaptan ilk efsane Belkıs Efsanesi: Aspendos kentinin kralının dünyalar güzeli bir kızı vardır.Birçok ünlü ve önemli kişiler kral kızıyla evlenmek ister. Krala yapılan başvurular sonucu, bir yarışma düzenler. Kent için en güzel ve yararlı bir eser yapana kızını verecektir. Hekes kendi becerisine göre birer eser yapar. Kral bunları inceler. Hala yıkıntıları bulunan su kemerini bir mimar yapmıştır. Kral hayran kalır. Yarışmaya sonradan katılanlardan birinin eseri tiyatroya gelir. Her yanı gezer inceler. Sahneye en uzak noktada "Kral kızı benim olmalıdır, kral kızı benim olmalıdır" diye bir ses duyar. Ses fısıltı halinde sahnede kendi kendine konuşan, esrin sahibi genç mimardan gelmaktedir. Kral düşünmeden kızı gence verir.
BU BENIM BABAM IRFAN'DIR ANLI SANLI.
Önceleri anlamaz kizardim O'na,
olunca sabah O, gelirdi yanima,
tembel tembel yatma derdi bana,
uyumak degil kimsenin yararina..
Doludur ici hep hosgörü sevgi,
Osmanli Seyh Edebalidir soyu serci,
Babam'dir O, Irfan, ilim, bilim ehli,
bulunmaz O'nun esi benzeri bir dengi..
Cok kültürlü iyi bilir politika siyaseti,
pesinden sürüklemistir ilceyi köyü kenti,
dögüs kavga degil inanin O'nun niyeti,
O'nun rizasi olmadan kimse secilemezdi..
68 yasindadir bu ihtiyar delikanli,
O' konusunca susar dinler hep canli,
konusmalarini dinlersen cok heyecanli,
bu benim Babam Irfan'dir anli sanli..