Hepimizin bidiği bir söz vardır;
İlahlar kurban ister. İşte bu istenileni gerçekleştirmek için, kurbanın ele gelmesi yani bir diğer deyişle büyümesi gerekir. 5,5 haftdan küçük bebeklere yapılmıyormuş bu işlem.
Zıtların birliği ile mi açıklanabilir yoksa vicdanın körlüğü ile mi bilinmez.
Bu büyütme işi, insanın kendi türüne yapıldığında
göğüs kafesinde gerçek bir kalp taşıyanlar için hal harap, daha zayıf bir canlı türü ( kurbanlık koyun) için ise sevaptır.
Aşk dediğin nedir?
Olmadıysan nereden bileceksin?
Hissetmediysen...
Popüler kültür denilen canavar,
bu üç harfli sözcükle oynadı.
Anlamını değiştirdi.
Her şeyin bozulduğu zamanımızda
aşk da bozuldu.
"Seviyeli beraberlik oldu."
"Kısa süreli "arkadaşlık" oldu. Arkadaşlık!
Para parşılığı "dostluk" oldu.
Dost dediğin nedir?
Metres oldu!
Bu aşkın bir de derdi var ki, bebek!
Yeni bir insan!
Aşkta ona yer yoktu, olmamalıydı.
O "istenmeyen" idi.
O olmamalıydı!
Hayır!
Türkiye’de ve dünyanın birçok ülkesinde kadınlara verilen kürtaj hakkı da kişisel haklar arasında en çok tartışılanlardan biri. Bir yanda kadının kendi beden bütünlüğü üzerindeki söz hakkı, diğer yanda dünyaya gelmesi muhtemel çocuğun yaşam hakkı. Annenin ve çocuğun haklarının çatıştığı bu noktada kürtaj; savunmasız bir canlının en yakınları tarafından hayattan koparılması mı, yoksa yasal olarak kürtaj yaptıramayan kadınların sağlıksız koşullarda çocuğunu düşürmeye çalışarak hayatlarını tehlikeye atmalarına engel olacak bir hak mı? Günümüzde kürtaj kararının verilmesinde tıbbi gerekçelerin ön plana çıkarılması savunulsa da tarih boyunca süre gelmiş inançlar ve toplumsal değerler bunu engelliyor. Kürtajın gerekçeleri ve uygulanması birçok durumda etik sorunlara neden olduğundan, kişisel bir hak olarak kürtaj, Hipokrat Yemini’nden bu güne sosyal ortamda olduğu gibi tıp dünyasında da her zaman tartışıldı ve tartışılıyor.
Kendi geleceği ve doğacak çocuğunun yaşama hakkı arasında sıkışan insanlar, çatışan haklar, etik değerler ve duygular. Şüphesiz bir hak olarak kalması fakat sadece son çare olarak başvurulması gereken kürtaj; gerek hekimler, gerek hukukçular gerekse aileler için kelimenin tam anlamıyla bir “zor karar”.
68.000 kadın kürtaj yüzünden hayatını kaybediyor.