
Kimdir yahu Lucas Neill ? 1978 yılında doğan Blackburn, Westham United ve Everton gibi önemli ingiliz kulüplerinde oynamış defansın ortasını kendisine mesken edinmiş abimizdir.

Epey olmuştu ben biryerlerden düşmeyeli,düşündüm şimdi hatırlayamadım..Bu araya giren zamandan mıdır bilmem,en fazla bir saniyede gerçeklemiş olan o savrulma anına baya bir odaklandım,yaşadım,uçtum,resmen uçtuğumu hissettim.Uçarken de anladım ki ben daha önce hiç böyle havada savrularak düşmemişim... En fazla bir saniyede gerçekleşen bu savruluşta odaklandığım tek şey,yerle temasımın getireceği acı ya da olayın sonuçları değil de o an iki ayağımın birden yerden kesilmesinin anlamsız bir şekilde verdiği zevkti...Minik bir andan ibaret olan bu hissiyatın akabinde yerle temasım gerçekleşir gerçekleşmez savurduğum bir küfür,bu durumdan aslında hoşnut olmadığımı kendime gösterdiğinden,mazoşist damgasından kurtardı beni ama ben hala ayaklarımın aynı anda havada olduklarını gözlerimle görmekten aldığım hazzı yaşıyor gibiyim... Hep seviyeli düşüşlerim olmuş benim,şöyle adamakıllı savrula savrula sermemişim kendimi öyle,düşerken bile hep baskı hep baskı...Düşerken de özgür olmalı insan...Korkmamalı,kaymış bi kere ayağın,salisenin biri, kaçışın yok düşeceksin artık,toparlamaya çalışma kendini,çırpınma hiç,yıkıldı bi kere fizik kuraları,altüst oldu tüm denge diye fısıldarken kulağına,elimi şuraya koysam kafamı kurtarırım,kafamı koysam elimi tarzındaki hesaplar için, herşey için geç artık iştee... Sal kendini,kendini izle...

Anne, ben yazmadım bu masalı…

Eğer cennete serilmişse kırmızı;
sırattan uçarak geçilir.
Kan damlar değdiğin nefesten.
Kokusu sızar kırmızımsı yapraklarına...
Üfler, ılık boşluğu mühürler kırmızıda
Elleri kulaklarında duyduklarına kapalı…
Fısıltı yayılmakta ve çığlık kan kırmızı
susmakta...
Kırmızı senli yaralarda,
kan(ak)acak sevdasında kan(aya)cak
kırmızda gözleri kamaşacak
durduracak kanamayı! Susacak…

Böyledir işte dünya,birkaç renkten oluşur sadece,çok az şeyden yani;hepsinin tonlarıdır onu ayrıntılı yapan... Birkaç ana rengin bütün tonlarıdır gözümüze çarpan bir kuşbakışında,koca bir dünya haritasında... Dağlar kahverengidir biryerlerde,akarsular mavi ve bozkırlar sarı,güzel yerler hep yeşil...Kocaman haritalarda açıklı koyuludur herbiri,açıklı koyulu hayatlarla birlikte.. Bir yeşil siyah karamsarlıklar barındırır bir köşede ve bir çocuk kocaman bir siyahın içinde hep beyazdır...Beyaza çalınmış siyahlarla,yeşile çalınmış mavilerle,sarıya çalınmış başka bir renkle işte sürer gider hayat... Her hissin bir rengi her insanın bir rengi vardır... Açıklı koyulu,ekşili tatlılıı....
Renklerdir hayatı çekilir kılan ve gene onlardır bütün ölümleri çağrıştıran...
Odanın kapısını sessizce açıyorum, sakin ol adam diye kendi kendime telkinde bulunuyorum, kimsecikler yok her yer sakin. Kolaçan ediyorum etrafı ne bir anı, ne bir umut ne de çarpıntı hiç bir şey yok kalmamış, yerlerde gözyaşlarım yok, süzüldüğüm yatak odasındaki yataga bakınca bile gözümün önüne belli belirsiz yürek yakan görüntüler gelmiyor bu hiç normal değil.
Üzerime battaniyemi alıp sadece kıvrılmak istiyorum tek kişilik televizyon koltuguna, ne içecek bir şey ne müzik ne televizyon istiyorum,elimden gelse kalbimi durduracagım atıp ta ses çıkarmasın diye. Battaniyenin yeşil olanını aldım yeşil umut rengi ama şu an işe yaramaz yine de aldım, utanmadan kırmızının, kahverenginin arasından onu seçtim arsızca umut rengi diye.

eşli modern danslardan en çok sevdiklerimden birisidir " tango".Tarihine bakacak olursak güney kökenlidir. 1800'lerin sonunda ortaya çıkan Arjantin Buenos Aires kaynaklı bir danstır. O sıralarda İngilizler Arjantin'i işgali etmiş ve İspanyollarla kapışmışlardır. Birçok Avrupalı kavim Arjantin topraklarına yerleşmiştir. Bu karışık göçebe toplumun yaşam koşullarından ötürü bu tarzı yansıtan yani göçün meydana getirdiği zorluklardan bahisle tango bir dans ve müzik biçimi olarak ortaya çıkmıştır.

Ne yaparsam yapayım salça ,domates tutkumun önüne geçemeyen bir zavallıyım ben sadece domatesi zeytinyağlılarda kullansamda aklım hep salçadadır. Sofrada beyaz yemek olduğu (yayla çorbası, pilav, sade makarna, yogurtlu kızartma gibi salçasız domatessiz yemekler) ille bir çeşit kırmızı renkli yemek ararım yoksa doymam.
Kırmızı renkli besinlerin pek çok etkileri va insan vücuduna, elbette bu bahsettiklerim salça değil ,rengi kırmızı olan diğer sebze ve meyveler. Bunlar Meyed tarafından yapılan araştırmaya göre hafızayı güçlendirip kansere karşı koruyucu görevi görüyor.



Evet, bu bir rüya idi, ama gördüğüm değil, yazdığım bir rüya.
Siz, hiç görmeden rüya yazmayı denediniz mi?
Hayata, hiç Sürrealist yaklaşanlardan oldunuz mu?