
Hic unutmam bir sitede biri sahsima küfür etmisti
Verdigim cevap suydu; „söz namusludur, namussuz olan kullanandir.“..:-)
zihniyet´e mendil sallar gibi..:)
Bazi seyleri anlamak ve kavramak icin alim olmak gerekmiyor.
Ego, kibir, yorumlamadaki yönledirme ve algilamadaki bireysel olgu tercihi de isin
denge unsurudur. Gösteri icin sahne aramak mi, yoksa kendinde olani paylasmak mi? Ben
ikincisini tercih ediyorum. Tüm zidliklarin varligini bilerek, her defasinda dolabin bas döndürücü
yan etkilerini yeniden tecrübe ederek, tekrardan binmeyi göze alisimizin asil nedeni birlige, bir
olmaya olan özlemimizden geliyor.
Hayat bizden bir şeyler götürdü deriz hep.
Oysa karakterimiz değişir sadece.
Bizden bir şeyler götürmez;
Aksine bir şeyler katar.
Bir kapıyı kapatır, bir diğerini açar.
Aslında kapıları kapayan da açan da bizlerizdir;
Ama bunun farkında değilizdir.
Gözlerimizi açıp etrafımızdaki fırsatlara bakmak varken,
Eskiye takılıp, sınırlarımızla kapatırız yeni şansları.
Bunları kaçırdığımızı da farkedip bunlar için pişman oluruz bir de.
Hayatımız, pişmanlıklarımızın toplamı olur.
Her seferinde ''tamam,bu sefer farklı olacak,
Bu sefer gerçekten değiştim.'', deriz;
Ne yazık ki değişen bir şey yoktur.
Sadece kendimize olan güvenimizi ve zamanımızı kaybederiz.
Bunlar da sahip olduğumuz en değerli şeylerdir üstelik.
Kayıplar ve mutsuzluk yeni alışkanlıklarımız olur böylece.
Hepimiz birer örümcek oluruz.
Ama örümcekler kendi ağına yapışmaz.
Bizim farkımızsa,
Kendi ördüğü ağa yapışan ve hareket edemeyen,
Saplanıp kalan örümcekler olmamız olur böylece.
Bile bile örümcek oluruz.
Örümcek oluruz, hem de BİLE BİLE !