
Pop Art deyince akla gelen ilk cevap “popülist anlayış”tır; oysa ki Pop Art imgeleri tematize eder ve hatta hafif bir mizah anlayışı ile bulunma (varlık) sebeplerini ortaya koyarak sorgular. Pop Art, İngiltere ve Amerika’da 60’lı yıllarda ortaya çıkmış sanat akımıdır. İngiliz pop sanatı, Richard Hamilton, Peter Blake, Roger Coleman gibi sanatçılarla tanınır. Amerikan pop sanatında aynı dönemlerde Jasper Johns, Robert Rauschenberg, Andy Warhol, Roy Lichtenstein ve Claes Oldenburg gibi sanatçılar bu tarzı temsil eder.
Pop Art, sanatın her dalı ve günlük yaşam imgelerinin genel anlamda en çok yaklaştığı; gerçek manada ise birbirinin en fazla düşmanı konumunda olduğu bir tarzdır. Kimi zaman imgeleri kimliksizleştirir, kimi zaman ise imgeleri güçlü ironiyle sorgulatır. Gitgide daha fazla büyüyen tüketim çarkı içine fast food’dan tutun da sinemaya kadar birçok marka girer.
60’lı yıllara imza atmış olan Kennedy’nin, “... aya adım atmış olacağız” sözü, televizyonun başına sabitlenen yaşamlar, Nasa’nın deneyleri, yürüyen yollar, galaksiler arası düşler ve başka oluşumlar, beyaz perdede ve çizgi filmlerde yansımalarını bize göstermiştir. Fütüristik bu eğilimler giderek daha bir belirginleşir. Tüketim kültürü dünyayı sarar ve endüstri geleneği ile gelen yaşam kültürünü sorgulayan pop sanatçıları felsefelerini kolâjla anlatırlar. Bu, aslında son derece parlak, renkli, gerçekçi ya da tam tersi düşünen yaşamdan bir kadrajdır.


Konsept; genel olarak bir araç ve bir şoförün araca binen 8 farklı yolcuyu bir yerden bir yere, önemli bir misyon dahilinde taşıması; bir anlamda şoförün misyon çerçevesinde işe alınması / aracın kiralanması ve aslen yolculuk boyunca yolcuya zarar gelmemesi üzerine kurgulanmıştı. Fakat temel öğe; tabii ki, firmanın kendi deyimiyle "En Gelişmiş Sürüş Makinası - The Ultimate Driving Machine"nin hız ve diğer performanslarını bir reklam filminden daha uzun süren filmler ile izleyiciye sergilemekti.

Youtube'ta gezerken rastladım bu videoya. Çok samimi ve etkileyiciydi. Ya da ben seviyorum böyle şeyleri.. Dünyanın her bir köşesinde çekilmiş savaş, eğlence, konser görüntüleri.. Gülen, ağlayan, kavga eden, eğlenen insanlar, gerçek yüzler.. Hepsi çok kısa süre içinde gösteriliyor ve "dünyaya başkalarının gözünden bakmaya çalışın, neler görüyorsunuz?" diye soruyor izleyiciye.

