Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "The Day Earth Stood Still Trailer"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

kız hakkındaki yazılar:

\

ANNEMİM DEDİĞİNİ YAPIYORUM.(Bu yaşımda hem de)
Canım annem ortaokulu bitirene kadar sen gözümde kocamandın. Herşeyin üstesinden gelebilen çok becerikli, hamarat, komşularıyla iyi geçinen, tüm arkadaşlarımın annelerinden güzel bir kadındın. Her dediğini kayıtsız şartsız yaptırırdın. Büyüdük liseye başladık her dediğini yaptıramaz oldun(büyüdük ya)
Kızım sırtına fanila giy soğuk
Kaşıntı yapıyor giymem.
Kızım dersini yaptın mı?
Ben çocuk muyum hatırlatıyorsun?
Yavrum arkadaşlarını iyi seç bak neler duyup görüyoruz.
Gazozuma ilaç mı katarlar haahhh hah.
Şu sigara meretini içme kanser yapıyormuş.
Sığara içmeyenler kanser olmuyor mu?
İşe başladım, evlendim ve anne oldum. Annem hakkındaki fikir ve düşüncelerim değişti durdu.
Evet, annem güzel bir kadındı ama diğer tüm meziyetler gözümde büyüttüğüm gibi değildi.
Anne sen eskiden demi böyle ağır iş yapardın?
Evet, benim elim ağırdır.
Anne şu ufacık musluğun contasını değişemez misin, bir sigorta için niye elektrikçi çağırıyorsun ki?
Ben bunları yapmayı bilmiyorum ki.
Gece saat yirmiüç anacık kanepede yanımda uyuyakaldı. Televizyonda harika bir yabancı film var. O koskoca filmin birkaç saliselik bir kısmında öpüşme sahnesi var. Pat diye gözlerini kocaman açıp önce televizyona sonra bana bakıp tüüüü diye tükürüp gecenin bu saatinde sen bunlarımı izliyorsun dedi ve arkasını dönüp yattı. Kendimi savunmaya fırsat bile vermeden.(ne zaman televizyonda veya sinemada bir öpüşme sahnesi görsem hemen etrafıma bakıyorum ve suratıma tükürüldüğünü hissediyorum.
Anne komşuyla niye kavga ettin?
Öyle komşu olmaz olsun, görgüsüzler.
Ah be annem üç gün hastanede yattın ikinci gün yandaki hastanın refakatçisiyle kavga ettin alıp veremediğin ne?
Temiz ve beyaz çarşafları hep kendine aldı yastığının altına da yedekleri koydu, bize mor ve eskileri kaldı. Biz enayi miyiz?
Bu yaşıma kadar bana hep akıl verdi, kendince doğru bildiği akılları onun verdiği nasihatleri kullandığımızda gözlerinin içi güldü. Verdiği nasihatlerin yanlış olduğunu gördüğünde ben yanlış biliyormuşum kusura bakmayın demez olsaydım dedi.
Ama bizi hep çok sevdi, çok değer verdi.
Üç gün önce telefonda kızım çok su iç televizyonda söylediler çok faydalıymış diye bağırıyordu..
Anneciğim dediğini yapıyorum vallahi günde en az üç litre su içiyorum ve seni çok seviyorum.
19 ahkam var
Etiketler: , , , ,

Yıl 1996, üniversitede öğrenciyim. Final tatilinde memlekete geldim ve yeni çıkacağım öğrenci evi için annemin eşyalarını didikliyorum.
Kız: Annneee, anneeeciiiim!
Anne: Efendim, ne oldu?
K: Birşey olmadı da, birşey sormam lazım. Gelir misin?
A: Hah, onları niye indirdin?
K: Anne bana kilim lazımdı. Dolabı karıştırıken buldum, bu ne?
A: Röpdeşambur (bu böyle mi yazılıyordu? Neyse..)
K: Görüyorum da, babama geçen yıl bir sürü para verip almadık mı? O daha eskimedi ki! Yoksa ülke röpteşambur üretiminde kısıntıya gidecek, sen de önceden depoluyor musun? eki eki eki
A: Ha ha , pek güldüm. O senin çeyizinden.
K: Bak bu komik işte, anne. Bu mavi bornoz da aynı adama -ki o adam her kimse- ait galiba.
A: Aynen öyle. Beni oyalama yemek yapmam lazım.
K: Dur dur. Son bir şey: anne, bunların ikisi de "large" beden.
A: Ne olmuş?
K: Ya anne, evleneceğim adamın geniş omuzlu ve en az 1.80 boyunda olacağına dair mutlak bir inanca sahipsin. Ama türk erkeklerinin ortalama boyunun 1.70-1.75 civarında olduğu gerçekliğine kendini alıştırsan iyi olur. Ayrıca ya ben bir pigmeye aşık olursam ne yapacaksın? Hayata mı küseceksin? Yoksa beni canımdan mı bezdireceksin?
A: Taze fasulyeyi kır, iyice yıka, fazla suda haşlamadan kavurarak pişir.Bana bak, yemeği sakın eritme. Ben melahat'e kadar gidiyorum. Akşama dönerim.

0 ahkam var

Bir adam düşünün. Kapısında yatacak kadar çok seviyor kızı. Onun tek bir gülüşü için hergün km lerce yol geliyor. Ondan ayrıyken sürekli arıyor, özlüyor... Her akşam iş çıkışı tam gaz, kızı görebilmek için geliyor. Bazen hiç konuşmadan sadece izliyor, gözlerini başka yöne çevirmiyor onunla olduğu hiç bir dakikayı başka şeylerle harcamak istemiyor. Artık sevgisini de ispat ediyor. Ve güzel bir ilişkinin, sağlam temelleri atılıyor.
Aynı evde yaşamaya, hayatı paylaşmaya başlıyorlar. Ama birşeyler eskisinden çok farklılaşıyor. İşe gitmeden beş dakika yüzünü görebilmek için kapısında sabahladığı kızın, artık bir tek yemek masasında yüzüne bakıyor. O da tam karşısında oturduğu için. Bir gün birlikte uyuyabilmek için deli gibi uğraşan adam, artık tek başına gidip yatağına giriyor. Saatlerce susmadan sohbet ederlerken, şimdi hiç birşey konuşamıyorlar...
Ve kız anlıyor... Az olan değerli her zaman.

22 ahkam var
tuttum
18

Sanrı

Günboyu binmeye tereddüt ettikten sonra buradaydı işte. Kursak derdi ağır basıp, içine işlemiş deniz korkusunu yenmiş, feribotun Harem’den kalkan son seferlerinden birisine binmeye cesaret etmişti.
Trenlerin tempolu süratine alışmış yorgun ayakları, daha attığı ilk adımda devasa ataletiyle bu yekun metal gövdeyi yadırgayıverdi. Soğuk rüzgar denizin yüzünü buruşturup, küpeşteden birkaç aracın olduğu geminin kıç tarafında doğru esti. Hissettiği ürpertiye aldırmadan, hızlı adımlarla feribotun sol kenarından ilerleyip, dar ve paslı merdivenleri takip ederek yukarıya çıktı ve yolcuların olduğu bölüme doğru yürüdü. İçeridekiler, sadece oradaki kalorifer petekleri çalıştığı için yolcu salonunun sağ tarafında toplanmışlardı. Göz göze gelmemek için farklı yönlere dönmüş çay içen iki kişi, ayakta dikilen bir delikanlı, bir anneyle çocuğu, koltuğa gömülmüş yorgun bir kadın, hepsi topu iki elin parmakları adedinceydi tüm yolcular. Çocuğunu uyutan anne, gözlerini karşı koltukta yatan oğlundan kaldırıp, ona elindeki iğne setlerinin fiyatını sordu. Bir diğeri bir örnek aldı. İnceleyip geri verdi .

16 ahkam var

- O kahrolası ailenin, dizginleyemeyip başıboş bıraktığı çocukları yüzünden, birgün başımızın belaya gireceğini biliyordum zaten! Madem ilgilenmeyecektiniz, neden birinci çocuktan sonra bir diğerini dünyaya getirdiniz? Başımı belaya sokacaklarından adım gibi emindim. Bahçeme sızdıklarını ve kuyuya giden kapağın üzerindeki çiçeklerin etrafında oynamaya başladıklarını gördüğüm an, kalbim nasıl da bu veletler yüzünden hızlı hızlı atmaya başlamıştı. Birşeyler yakındı. Olacaktı. Hissediyordum. Neyse ki; polis erken davranamadan ben şu an içinde bulunduğumuz sığınağı bizi kimseler bulamasın diye aylar öncesinden hazır etmiştim. Böylelikle, senin bütün ilgin benim üzerime olacaktı sevgilim! Ama neden, bana boş gözlerle bakıyorsun? Senin için yaptıklarımı az mı görüyorsun? Hmm? Hayatımı senin için ne büyük tehlikelere attığımı bile bilmiyorsun üstelik...

14 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu