Yolun sonuna geldiğin anlar vardır: cayır cayır hissedersin. Herhangi bir yerde değil, sonunda/ kavşakta olduğunu. Bir değişim aşamasıdır durağın. Son vazgeçişlerini çoktan bitirdiğin, üzerine tükürüp; ‘Lanet olsun!’ dediğin anları geride bırakmışsındır.
Gün olmuş seni öyle bir hale getirmiştir ki, ‘Niye ki? Piskopat mı bunlar?’ dediğin mevzuları aydınlığıyla/ acısıyla görmüşsündür. Hayat seni yolun sonuna getirmiştir.
Yalnızsın, bilirsin ki, hep de yalnız kalacaksın. Hal bu ki, eğer birliktelik denen şey bu denli yalnızlık içeriyorsa, yalnız kalmak daha korunaklı ve yalnızlıktan uzak bir kavramdır.