hergün kaç tane kağıdı savurganca harcıyoruz?.. dikkat edin lütfen... ağaçtı erezyondu çölleşmeydi milli servetti... bütün bunları bir kenara bırakın kendinizi izleyin lütfen... kağıdı nasıl kullanıyorsunuz?.. ya da kağıt kullanma alışkanlığınız nasıl? çocukluğumuzda defterden yaprak yırtmak günah gibi beynimize kazınmıştı. kutsal bir kitap gibi itinayla saklardık sapsarı saman yapraklı matematik defterini... silmeye korkardık hemen yırtılırdı çünkü... şimdi durum nasıl sizce? teknolojinin hızlı gelişimi ile birlikte kağıt eskiye oranla

Sıkıcı derslerde vakit geçirmek için yaptığımız kağıt uçaklar, birileri için hayat boyu üzerinde çalışılan bir uğraş, hobinin de ötesinde bir geçim kaynağı. Guinness Rekorlar Kitabı'nda kağıt uçaklarla ilgili bir bölüm bile var. Guinness'in belirlediği kurallar dahilinde en uzağa uçan, en uzun süre uçan ve kanat genişliği en fazla olan uçakları yapmak için uğraşan bir sürü insan var. Bununla birlikte, söz konusu rekorlar yıllardır değişmiyor.

Danimarkalı sanatçı Peter Callasen'in kağıt oyma sanatı uygulamalarına bakarken, bu sanatın; geleneksel türk el sanatlarında kaat'ı/katı'a adıyla yer aldığını ve yüzyıllardır yapılageldiğini ve "Kat" kelimesinin kesmek anlamına geldiğini öğrendim.

Kalem dedi, kalem düşüncelerin ta kendisi... Hepsi ondan çıkmıyor mu ? Kalemle, kağıdın teması değil miydi yüzyıllardır insanları kendine bağlayan fikirleri bulan, onları öldüren, kimilerini yaşatan. Bir karalama, bir imza, bir nokta ve bazen bir kalemin kırılmasıydı insanların hayatlarını değiştiren. Bir mektupta gizliydi tüm aşk hikayeleri ve yine kalemle kağıdın dansı anlatırdı herşeyi. Keramet kalemde miydi yoksa kağıtta mıydı? Kağıt hep boş beklerdi, kalem olmasa duygularını dökemezdi belki de. Ama kalem bazen duvarlarda, bazen sıralarda bazense kirli bir araba camında ortaya çıkardı. Bazen buruştururlardı kağıdı, bir kenara atarlar, kalemle kağıdın dansı yarım kalırdı. Kimi zaman alalacele dans ederlerdi, yaz yağmuruyla toprağın dansı gibiydi bu, çabuk, içten ve derinden...