bir sekiz mart daha yaklaştı. aynı cümleler. aynı kurgular. söylenen hiçbir yeni söz yok. bu yüzden kimbilir kaçıncı kez duygu asenadan söz etmek istiyorum bu sekiz martta. belki bir vesile olur. biri paramparçayı okur. ya da efsaneleşen kadının adı yok'u. ya da hale soygazinin başrolünü oynadığı türk filmini, asenanın kitabından atıf yılmazın çektiği. duygu asena adına edebiyat ödülü verilecekti sonra vazgeçildi. üzüldüm. yapılan hatanın farkına varırlar er geç.
siyad ödülleri elbette yumurtaya gidecekti, kimse kusura bakmasın. beyaz meleke mi gidecekti yani..iyi bir film olan kabadayı bile sönük kalır yumurta yanında. mutluluk'a da gitmeyecekti herhalde ödüller..
ama yine de türk sineması üzerine tartışılması, güzel.

Tatar Ramazan Türk sinema tarihinin benim gözümde en iyi filmlerinden biridir. Film temelde günümüzdeki takım elbise, silah, süslü cep telefonları ve arabalar, bol miktarda genç kirli sakallı adam, birkaç derin devlet hikayesi ile sunulan delikanlılığı anlatır. Ancak bu filmde konuyu cilalayacak unsurlar, bir adet Kadir İnanır, birkaç ağa ve figürandan oluşmaktadır.
Tatar Ağa'nın akrabalarından biri öldürür ve 4 yıl hapis yatar. Hapisten çıkınca ona rahat vermezler; bir cinayet ve ardından gelen sürgün. İşte bu noktada Tatar Ramazan Sürgünde çekilir. Bu filmde bir garip kızcık rolünde Esin Moralıoğlu yer alır. Şimdi filmin konusunu detay vererek anlatmaya çalışırsak kritik noktaları deşifre edeceğiz ki filmi izlemeyenler olduğunu düşünerek bu kısmı geçiyoruz.