Kadınların bu anlamsız geyiginin altında yatan gizli sırrı hiç anlayamamışımdır
-Doruk bebeğim hadi beni sevdigini söyle (nam-ı deger ''baby baby tell me u love me'')
-Seni seviyorum burcu (i love you so much babygirl)
Yani adam seviyosa uygun hissettigi anda belirtir duygularını.. sana noluyo ?
Yada belki sevgiden yoksun biri, niye zor durumda bırakıyosun ?
Bırak adam kafasını yasasın niye cinnet moduna itekliyosun ?
Ya tam o sıralar senin için kızarmıs ekmegin üstüne tereyagla seni seviyorum yazıp, sen benim balımsım hayatımın tatlı yanısın demeye getirecekse.. niye herseyi berbat ediyosun ?

Biz. Biz, isimlerinden memnun olmayan insanlardık seninle ikimiz. Öyle memnuniyetsizdik ki isimlerimizden, değiştiriversek karşılıklı, karşı karşıya geldiğimizde en azından diye de geçirirdik içimizden. Ama hiç söyleyemedik birbirimize bunu. Yalnız bunu mu? Bununla beraber birçok değiştirmek istediğimiz şey vardı birbirimizde fakat söyleyemezdik bunları. Söyleyememek en nefret ettiğimiz zincirdi ayak bileklerimizden bizi zemine mıhlayan. Gelgelelim, öyle içimize işlemişti ki bazı şeylerin yalnız karanlıkta söylenebileceği, bazı şeylerinse asla söylenememesi gerekliliği, bunu tartışma konusu yapmayı bile düşünmek ağır bir eziyetti.
Porno dediğin nedir?
Belki herkes farklı algılayabilir...
Ama ben,
porno ile erotizmin arasını
belirgin bir çizgiyle ayırmak istiyorum.
***
Cinsellik, hayatımızın vazgeçilmez bir parçası.
Sağlıklı her insan, cinsel ilişki kurmaktan
büyük bir zevk alır.
Duyularımız,
karşı cinsle ilgili sinyalleri algıladığında
diğer sistemlerin tetiklenmesine neden olur.
Bir koku, bir dokunuş, bir bakış...
Davetkar bir ses tonu...
***
Bizim erkeklerimizde yaygın olan bir anlayış var.
Fiziksel gücü ve organ boyutlarını
birinci derecede önemsiyorlar.
Kadınlar ise duygulara daha çok önem veriyorlar.
Aslında bu öncelikle bizim doğamızdan kaynaklanıyor.
Biz erkekler, fiziksel olarak uyarılıyoruz.
Kadınlar ise duygusal uyarılara daha açıklar.
Merhaba tatlım. Dün gece seni rüyamda gördüm. Bunu niye yazdığımı ya da bir anlamı olur mu, olmaz.. Yalnız belki de görüşmeyelim demem, seni aklımdan, ruhumdan çıkarmamı sağlamıyor. Belki sadece bunu bil diye.
Üzgünüm, çünkü hiçbir zaman sevgimi anlamadın. Aslında en başından beri anlamayacağını da biliyordum. Sen de zaten ‘hiçbir zaman hiç.bir umut vaat etmedin’.
Buraya kadar her şey normal. O zaman sorun olmamalı değil mi? Değil. Sana çok defa söylemiştim ya, birlikte uyuyabildiğim tek yaratık sensin diye...
Aslında hiç uğraşmamalıyım. -Bu yazıyı yazmak uğraşmak sayılırsa.- yani ‘e beni anlamıyorsa, bunu sana söylediğimde değiştirmek için hiçbir çaba sarf etmiyorsan, en azından ya hayır de, bir çiçek al gel, semboliktir ama bir şey anlatır en azından senin edimsizliğinden daha fazladır...
Bugün kendimi nasıl hissediyorum? Arzulu. Biraz dingin. _ fırtına sonrası sessizlik gibi- Ders çalışmayı düşünen. Aşkın anlamsızlığını, insanların birbirine kazık atmasının ne kadar kolay olduğunu binince kez görüp- anladığım bir gecenin ardından duygusal mevzulara inanmanın aptallık olduğunu düşünür hale geldi. Azıcık porno sitelerinde gezindim ama onlar beni daha da beter ediyor. Ah şu hormonlar! A kadın, daha iki gün önce seviştin. Ben sana her gün nereden adam bulayım? Yapmam gereken bu kadar şeyin arasında... Neyse, az sonra odamı toplayıp çalışmaya başlamam lazım. Yarın soru soracak hoca. Odamı ve kendimi toplayıp moda girmem lazım.
Temiz bir sayfa aç kendine. Aşksız, mekansız. Sırsız. Tuzsuz.
Kaç aşk geçti şu ömürden? Kaç acı geçti? Hangisinde güldün? Hangisi aptalca değildi? Bir tane söyleyebilir misin? Kaç bakış geçti şu gözlerinden? Peki kaç dokunuş? Kaç sır? Peki, kaç umut? Kaç hayal? Kaç hayal kırıklığı? Kaç ‘bu da aynı’ demeler? Kaç daha başlangıcında uzatmalardan başladığın bir ilişki? Kaç seks? Kaç hayranlık? Bıla bıla bıla....
Öyle rüzgarlar geçti ki üzerimden hangisinde yıkıldın? Yoruldun yaşamaktan? Böyle yalan sevdaymış gb yaşamaktansa yaşamamak daha iyi. Telefon beklediğinde telefon, telefon değil işkence aletine dönüşür. Yeter! Ne üzülüyorsun? Hangi gün mutlu oldun bu ilişkide? Hadi, kandırma kendini de, açık söyle. Kim sevgilin var mı dediğinde açıkça evet var diyebildin duraksamadan?
Bir insanın hoşlandığı,sevdiği veya tutulduğu kişiden duymak isteyeceği en son sözdür.Şimdi diyeceksiniz ki nerden çıktı bu konu heralde şimdi başına geldide yazıyor.Hayır ! Daha henüz başıma gelmedi,ama gelmezde demiyorum insanız yani bizimde başımıza gelebilir.Aslında bunu detaylı inceleyipte gruplara ayırdınıza birçok farklı söyleyiş çeşidi ve manaları çıkar ortaya ama ben sadece birkaçını yorumlayayım.Genel olarak kibarca reddetme yöntemi olarak bilinir.Eğer önceden geniş yada birbirinizi tanıyacak kadar bir arkadaşlık geçirmediyseniz,külliyen yalandır.Seni arkadaş olarak gören o gözler,başka bir yabancıya(ki bakın yabancı diyorum daha tanımıyor bile ama işte karşı taraf yakışıklı ve güzelse ilk olarak iş orda bitiyor.)fıldır fıldır dönmüyor mu ? Dönüyor.Eee sorun nerde o zaman ? işte olay orda zaten.Tamam belki muhabbetiniz iyidir,güzeldir ama seni beğenmedimi olmuyor iş.Ya hayır bak soruyosunuz kendi kendinize (şimdi kendinize sorduğunuzda sizin vereceğiniz cevaplar belli olmaz ama karşı tarafa sorduğunuzda bu soru kesinlikle olumlu olacaktır).Ben yakışıklı/güzel değil miyim ? Ne demek ! Tabiki yakışıklısın/güzelsin.EE ? Benim muhabbetim güzel değil mi bak ne güzel hoş sohbet götürüyoruz işi ? E oda iyi güzel.E senlede iyi anlaşabiliyor muyuz ? Anlaşıyoruz.Daha ne ?hem yakışıklı/güzel,muhabbetimiz iyi,anlaşıyoruzda.beni neden arkadaş olarak görüyosun ?(kimisi kardeşim olarak görüyorum derki o en beteri,duyduğunuz anda kaçın)İşte güzel arkadaşlar.Mantıklı olarak düşündüğünüzde buna bir açıklama getiremiyorsunuz,ama yinede bunun en mantıklı açıklaması güzelsin hoşsun ama yok arkadaş ben seni beğenmiyorum o kadardır.Bu lafı duyduktan sonrada öyle pek arkadaş kalabileceğinizi filanda sanmayın.Muhbabettinizin tükendiği an o andır."Bak seni çok seviyorum.sen çok iyi,çok tatlı,çok cici(artık bunu istediğiniz kadar uzatabilirsiniz.) birisin.Ama ben seni arkadaşım/kardeşim olarak görüyorum.Laf işte !Onca zaman açılamayıp doğru zamanı bekleyen birine söylendiğinde,içinde azda olan kendine güven duygusunu sonsuza dek yok etmek için birebir olur buda.Ne hikmetse bu lafla beraber "sen çok iyi bir insansın" cümlesi çıkar karşı tarafın ağzından.Hangisinin önce söylendiği önemli değildir.ikisi birlikte duyulduğunda karşı taraftan güzel bir kombo yediğinize emin olabilirsiniz.