Bonfileyi, ama dövülmemiş, şöyle takoz şeklinde hazırlanmış, güzel de pişirilmiş bir bonfileyi hiçbir şeye değişmem. Çoğu zaman sadece güzel ızgara yapılmış bir bonfile, yanındaki garnitür ile hem besleyici, hem doyurucu hem de göze hitap eden bir ziyafete dönüşebilir. Bu da öylesi denemelerden biriydi.
Malzemeler:
1 turp (uzunlardan, havuç gibi olanlar)
10 - 12 taze fasulye
zeytinyağı
balzamik sirke
2 takoz bonfile
Izgara tavası (tercihen döküm)
Tavaya fırça ile zeytinyağ sürüp ocağa oturtuyorum. İyice kızıncaya kadar bekliyorum. Sonra takozları tavaya alıp, ocağı orta ısıya ayarlıyorum. Bu şekilde iyice pişinceya kadar bir yüzünü bekliyorum. Önemli olan sık sık tavadan kaldırmamak. Net bir şekilde ızgara çizgileri olması gerekiyor. İlk yüzünde beklediğimiz ızgara çizgileri oluştuktan sonra diğer yüzünü çevirip orada da benzer izlerin oluşmasını bekliyorum. Ardından yan tarafların pişmesi için yanlara aynı işlemi yapıyorum. Ocak çok kısık olup suyunu salmasına sakın izin vermeyin. Suyu içinde hapsolmalı ama iyi de pişmeli.
Etler pişerken diğer tarafta tabakların hazırlığına geçilebilir:
Turptan soyguçla soyuyormuş gibi ince uzun dilimler çıkartıp, kaynayan suda 2-3 dakika haşlıyorum. Taze fasulye de kaynayan suda 5 dakika haşlanıyor. Tabakların ortasına haşlanmış turpları karışık olarak spagettiymiş gibi yerleştiriyorum. Tabağı 6 ya bölüyormuş gibi fasulyeleri ortadan kenarlara doğru diziyorum. Tabaklar hazırlandıktan sonra, çok azıcık balzamik sirke gezdirip turp yatağının üstüne birer takoz bonfileyi yerleştiriyorum. Elimde bir de taze biberiye varsa ortasına dikiveriyorum. Tabii ki üstüne taze çekilmiş karabiber...
Boş gitmez tabii ki... Yanında bir kadeh de şarapla...
Az, ama öz bir yemek hazırlanmış oluyor...
sen mutluluğa içiyorsun
bense senin mutluluğuna
ikimizde aynı bahçedeyiz
elimizde kadehler
yasak meyvenin başında
sen ışıksız dünyaya içiyorsun ben kaybolmuş ruhuma içiyorum
muTLuLuktuN
we düşLerde yaşıyordun
düşLenmesi mutluluk veren yaŞamLarda
waRLığını hiSSedeRKeN
yokLuğunu yaşıYorduM
we yaşanılası hisLerimi tutuştuRmaya zoRLuyoRduN
ateşe tutSaktıN
kurtuluş fısıldıyorduN yaŞam ziNciRlerine,
açmıŞ göğsünü ibLise
seWgi diLeniyoRduN...
kadehlerinde parmak izlerim.
seni dudağının kenarından,
sesi kısılmış
belli ki üzülmüş sarı-gri yudumlarından izlerim.
kırmızını terk ettiğin yerden,
parmaklarının camda bıraktığı izleri sürerim,
sürmeli izlerimin kara kuru adımlarının sesine çift ses, sessizliğim.
başka hayallere sürülmüş rujunda,
kadeh kadeh inkarlar utanır kırmızıya karışır.
kana karışır sözüm, kırmızına bulaşır.