(TERÖR KURBANI TÜM ÇOÇUKLAR İÇİN YAZILMIŞTIR,OSETYALI ÇOCUKLAR İLHAM KAYNAĞIDIR)
Kurtulsam bile kim silecek içimdeki bu nefreti
Kim verecek çocuksu sevinçlerimi geri
Neden burdayım ben anne
Bize biçilen bu korku bu ölüm bu esaret bu kan neyin bedeli
Kim kurtaracak bu kirli düşüncelerden bu öfkeden beni
Kim unutturacak bana yaşadığım bu şeyleri
Ne yaptık biz neden öldürüyorlar bizi
Ben büyüdüm anne irin ve kan içinde
Ve öğrendim
Yüreğine korku girdiği zaman büyürmüş insan
Yüreğine nefret girdiği zaman büyürmüş insan
ÖLÜMÜ BİLDİĞİ ZAMAN BÜYÜRMÜŞ İNSAN
(TERÖR KURBANI TÜM ÇOÇUKLAR İÇİN YAZILMIŞTIR,OSETYALI ÇOCUKLAR İLHAM KAYNAĞIDIR)
Başımızda silahlı adamlar dolanıyordu
Ansızın biri döndü bize doğru yürüdü
Silahını üstümüze doğrulttu anne
Öpmeye kıyamadığın yavrun namlunun gölgesinde
Gözlerimi sımsıkı yumdum
Korkuyla titreyerek ölümü bekliyordum
Silah sesini duydum
Öylece dona kalmıştım
Birkaç saniye sonra gözümü açtım
Bende birşey yoktu yanıma baktım
Vurulan en yakın arkadaşımdı
Kanı yüzüme sıçramıştı
Onun için ağlamalımıyım
Yaşadığım için sevinmelimiyim bilmiyorum anne
Kalbim yerinden çıkmak üzere
(TERÖR KURBANI TÜM ÇOÇUKLAR İÇİN YAZILMIŞTIR,OSETYALI ÇOCUKLAR İLHAM KAYNAĞIDIR)
Büyümüştüm 3 günde
Hiçbir insanın büyüyemiyeceği kadar çabuk büyümüştüm
Korku ile büyümüştüm
Kan ile büyümüştüm
Etrafımda kol gezen ölümle kol kola büyümüştüm
Anne derdin ki "yemeden içmeden büyünmez"
Ben üçgünde yemeden içmeden büyüdüm
Arkadaşlarım kurşun yediler ama büyümediler
Kan olup aktılar kırmızıydılar
Aktıkça küçüldüler anne
Onlar kurşun yedi,onlar kanadı,onlar öldü
Ben büyüdüm anne

kalemimden
kan
damlıyor dostlar
ne yazsam
ne söylesem
nereye gitsem
geldiğim yerdeyim hep

Herdem yukarıdan kesmekteler kuşaklarınızı kuşlar,
Herbiri nesl-i Ebabil’in birer neferi.
Şimdi dahi erketede birkaç serçe,
Biçareler nöbetleşe sizleri gözler.
Çamurda safça oynaşan sizlere çevrilidir minicik gözleri,
Kan içmeyiniz,
Trafik kurallarına uyunuz diye...
Şşştt,sessizlik! Biri mi öldü?

solgun bir mabet yolunda
vurdular beynimden beni
dizüstü çöküp kaldım
ensemde; sevdamın ağırlığı,
yalnızlığım,
ve umut kokan sözler,
yarınlar adına dudaklardan süzülen.
sürüldüm…
karanlık bir perde arkasındaydı
infazım.
simsiyahtı, evet simsiyahtı!
aysız, yıldızsız geceler gibi
kanım.
yosunlu taşlar bildi adımı viranelerde.
çocuklar bilmedi,
kızlar bilmedi,
destanım okunmadı
kış günü odalarda.
ve hiçbir ağıt yakılmadı bana
hiçbir söz söylenmedi ardımdan;
"simsiyah" diyebildiler yalnız
simsiyahtı kan.

Son bir aydir gözlerim uyku görmedi. Rutin kan aldirmak icin doktor'a gitmistim. Sonuc pek ic acici degildi. Beyaz kan yuvarlaklarinin normalinden fazla olmasi, ve bunun bende yillardir mevcudiyet göstermesi doktorumu düsünceye sevk etmis, beni de kahretmisti...
Doktor lösemiden süphelenmis, (Kan kanseri) ve tekrar büyük capta kan almayi önermisti.. ertesi gün tekrardan kan alinacak ve özel bi labaratuvara yollanacakti...
O bir gün bana bir sene gibi geldi. Neticede kan alindi yollandi.. ertesi gün cevap gelecekti ama ben yine dayanamadim doktoruma telefon actim. O'da benim israrima dayanamayarak labaratuvarin faxlamasini istedi.. Sonuc kesin olmamakla birlikte yine kötüydü...
ölüyor muyum bu defa?
inanmadığım bir tanrıya nasıl dualar ediyorum böyle, sadece biraz daha sürsün dayanım ömrüm diye.
'Hala yazıyorsan ölmezsin sakin ol', diye fısıldıyor tanrı..
Ya bunu sen yaparsan diye yakarışım...kendini öldür tanrı, kendini ifna et..beni bırak, beslemediğim karıncalar var bugün..senin de insanların aç, unuttun mu onları?
Biraz daha tadına varmak istiyorum öğütülmüş buğdayın, içime çekmek aromasını nergislerin, gizleri açığa çıkarmak istiyorum bir bir, ipek böceğinin tiz ayak seslerine eşlik eden şarkılar söylerken , ve feyzalmak istiyorum uçuşundan kelebeğin.
Herkesin bir yarası var. Kiminin gizli, açık kiminin çok derinlerde. Hayat yada insanlar kanırtıyor kimi vakitler o yaraları. Kanatıyorlar acımasızca. Tuz basıyorlar en yakın bildiklerin yaralarına. Bilmeden, usulca canını yakıyorlar. Yakacaklar…
Zamanın kabuklarına bürünmüş yaraların var. Maziden kalan. Gizli. Acısı artık duyulmayan. Kurumuş bir yara. Kan sızmıyor artık. İzi kalmış ama bir yerlerde. Hiç silinmeyecek o. Seninle birlikte hep var olacak.
Günün birinde bir olay, bir koku belki bir insan o kabuklara bürünmüş yaranı yeniden kanattığında acıyı yeniden yaşayacaksın.Tazeleyeceksin yaşanmışlıkları. Sisli bir geçmişi.