Blim adamları, inek, koyun gibi hayvanlara bir takım modifikasyonlar eklemeye çalışıyorlarmış. Bunu yapmalarına sebep şu: Kangurular osururken midelerinde bulunan bir çeşit bakterinin sayesinde metan gazını çıkarmıyorlar, eğer bu bakteriyi diğer hayvanlara geçirebilinirse diğer hayvanların gazlarında da değişiklik gözlemek mümkün. Bu olay bazı ülkelerde fayda gösterebilirmiş.
Bunun yanında bakterinin sindirime kolaylık sağladığı da saptanmış.

Kimisi de işi geyiğe vurmaktan kendini alıkoyamamış, bu durumun en çok çit yapanlara yarayacağını çünkü ineklerin kanguru ya da Hulk gibi sıçrayıp kaçabileceğini iddia ediyorlar.
Mikrobakteriyel bir sentez sonucu, klastrofobik olan bütün kanguru yavruları, tüm yaşamlarını aborginlerle birlikte, ikoruku kabilelerinin yaşadığı niagara'nın ormalık kesimlerinde "körler sağırlar birbirini ağırlar" oyunu oynayarak, tilki kuyruklu jon'a minnet borçlarını ödeyip, kırmızı başlıklı kız öyküsündeki kurtun homosexuel dürtülerle babaanne kılığına girdiğini ıspatlamak için
hep beraber yıldırım nikahıyla hem cinsleriyle evlenip sonra boşanacaklardır. Bu durumdan hoşnut olmayan bütün kanguru ebeveynleri kuduse gidip tuttukları bütün yahudilerin sakallarını kesip hristiyanlara satacaklar, burda kazandıkları paraylada, küçük ama huzurlu bir ev satın alıp homofobik bir şekilde sarkmış bölgelerini birbirlerine sürterek kamp ateşi yakacaklar ve gergedanların kaçmasını sağlayacaktır.