

İngiltere’de başlayıp tüm dünyaya yayılan Endüstri Devrimi 18 ve 19. yüzyılın dönüm noktalarından biri. Devrim, seri üretime imkân sağlayan buhar gücünün keşfi ile başladı. Ve toplum hiç olmadığı kadar değişti. İlk olarak işverenlerin gücü arttı ki bu bir işçi sınıfının oluşmasına yol açtı. İşçi ve işveren arasındaki açık büyüdü de büyüdü. Bu değişiklikler ilk önce İngiltere’de, daha sonra da devrimin etkisi altına giren tüm ülkelerde toplumsal değişikliklerin oluşmasına yol açtı. Bunlardan en önemlileri çocuk işçi sayısının muazzam bir şekilde artması, evde yaşam ve çevre koşullarının değişmesi ve sendikaların kurularak işçilerin işverenlere karşı bir araya gelmesi olarak sıralanabilir.

Ne yaptı insan? “Zaman”la baş edemeyeceğini anladı. İnsanoğlu/kızı da zamanı parçalayıp intikamını almak istedi. İşte bu güdüyle takvimler ortaya çıktı. Dünya kuruldu kurulalı nice takvimler kullanıldı. Hepsinin adları tarih kitaplarının bir yerlerinde yazılıdır.
Genelde ülkeler kendi üzerlerinde “egemen” gördükleri kültürlerin takvimlerini kullanma eğilimlerindedirler. Nitekim de öyledir. Öte yandan miladi takvimin başlangıcının aslında Hz. İsa ile bir ilgisinin olmadığını, Keloğlan’ın Noel baba’dan daha gerçekçi bir varlık olduğunu söylememe bilmem gerek var mı?
freegan, free(özgür) ve vegan(aşırı vejetaryan) kelimelerinin birleşerek oluşturduğu yeni yetme bir akıma yani freeganizme tabi olan insanlara verilen isim. freeganlar lüks tüketime ve israfa tamamen karşılar ve tabiri caizse ikinci el yemek tüketiyorlar. bu işide çöp karıştırarak gerçekleştiriyorlar.




yalnız türkiye'de değil dünyanın bütün kapitalist ülkelerinde her yeri reklamlar istila ediyor. caddeler, meydanlar dev reklam panolarıyla dolu. otobüsler ve diğer toplu taşıma araçlarını içi ve dışı birer reklam alanı. duraklar reklam panolarından müteşekkil. öyle ki, metronun karanlık tünellerinde reklamlara maruz kalıyoruz.
radyo, televizyon, internet gibi kitle iletişim araçlarını da dahil ettiğimizde bir insan ortalama olarak günde kaç reklamla karşılaşıyordur acaba?
Küba ve Haiti. Büyük Okyanus'taki Karayib adalarından ikisi. her iksi de 1492'de Kristof Kolomb'un ismiyle anılan ve adına keşif denen işgallere maruz kalıyor. Her ikisi de ispanyol toprağı ilan ediliyor.
Sonraki dönemlere değin her ikisi de yerli nüfusun katledildiği, köle ticaretinin yapıldığı birer koloni devlet haline geliyor. Tek fark şu ki, Küba İspanyolların elinde kalırken Haiti'yi Fransızlar ele geçiriyor.

19.yy her iki ülkenin de bağımsızlığını kazandığı yüzyıl oluyor. yüzyılın en başında Haiti (1804) ve en sonunda Küba (1899) artık birer bağımsız devlet olarak dünya coğrafyasında yerlerini alıyorlar.
31 Ekim... Başta ABD, Kanada ve İngiltere olmak üzere pekçok ülkede karnaval havasında kutlanan bir bayram. Vampir, cadı, hortlak ve kanlı bıçaklı pek çok kostümü giyenler sokaklarda birbirlerine "booo" (öcüüü) yaparlar. Balkabakları oyulur, içlerine mum konur ve bu balkabağından kandile Jack O' Lantern adı verilir (Efsaneye göre Jack adında bir adam Şeytanı kandırmış, bir ağaca çıkmasını sağlamış ve sonra ağaca bir haç kazıyarak yere inememesine neden olmuş. Bunun sonucunda Şeytan tarafından lanetlenmiş ve bir balkabağının içine konulan mumun ışığında cennetle cehennem arasında kalmış).