Yazımın esin kaynağı otobüs durağında beklerken hemen yanımızda inşaatının tamamlanması yakın olan bir binanın üstündeki büyük branda reklamdı : Satılık Küçük Daireler.

Sonra içeriğini arastırayım dedim ve arkadaşlarıma sordum. Meğer "satılık küçük daireler" 1 oda + 1 salondan olusuyormus.
Hayatımda ilk defa 1 oda ve 1 salondan ( tabiki mutfagı banyosu var. ) olusan bir dairenin varlığından haberdar oldum arkadaslarım sözleriyle. Ancak kafamda söyle bir soru belirdi bir anda. "kim sığar bu kutucuk kadar evlere ?"
İngiltere’de başlayıp tüm dünyaya yayılan Endüstri Devrimi 18 ve 19. yüzyılın dönüm noktalarından biri. Devrim, seri üretime imkân sağlayan buhar gücünün keşfi ile başladı. Ve toplum hiç olmadığı kadar değişti. İlk olarak işverenlerin gücü arttı ki bu bir işçi sınıfının oluşmasına yol açtı. İşçi ve işveren arasındaki açık büyüdü de büyüdü. Bu değişiklikler ilk önce İngiltere’de, daha sonra da devrimin etkisi altına giren tüm ülkelerde toplumsal değişikliklerin oluşmasına yol açtı. Bunlardan en önemlileri çocuk işçi sayısının muazzam bir şekilde artması, evde yaşam ve çevre koşullarının değişmesi ve sendikaların kurularak işçilerin işverenlere karşı bir araya gelmesi olarak sıralanabilir.

Ne yaptı insan? “Zaman”la baş edemeyeceğini anladı. İnsanoğlu/kızı da zamanı parçalayıp intikamını almak istedi. İşte bu güdüyle takvimler ortaya çıktı. Dünya kuruldu kurulalı nice takvimler kullanıldı. Hepsinin adları tarih kitaplarının bir yerlerinde yazılıdır.
Genelde ülkeler kendi üzerlerinde “egemen” gördükleri kültürlerin takvimlerini kullanma eğilimlerindedirler. Nitekim de öyledir. Öte yandan miladi takvimin başlangıcının aslında Hz. İsa ile bir ilgisinin olmadığını, Keloğlan’ın Noel baba’dan daha gerçekçi bir varlık olduğunu söylememe bilmem gerek var mı?
freegan, free(özgür) ve vegan(aşırı vejetaryan) kelimelerinin birleşerek oluşturduğu yeni yetme bir akıma yani freeganizme tabi olan insanlara verilen isim. freeganlar lüks tüketime ve israfa tamamen karşılar ve tabiri caizse ikinci el yemek tüketiyorlar. bu işide çöp karıştırarak gerçekleştiriyorlar.



kapitalizm:rekabet,dikey hareketlilik ve en iyinin ayakta kalması esasına dayanan sistemin adıdır bir tanım yapmak gerekirse. bilmemiz gereken kapitalizmin direkt olarak ortaya çıkmamış olmasıdır. anası feodalizm olan kapitalizmin temelleri 15.yy da italya'da atılmış ve zamanla ingiltere ve hollanda gibi ülkelerin katkılarıyla bu günkü haline gelmiştir. şu an için aslında kapitalizme küreselleşmenin görünmeyen yüzü diyebiliriz.


yalnız türkiye'de değil dünyanın bütün kapitalist ülkelerinde her yeri reklamlar istila ediyor. caddeler, meydanlar dev reklam panolarıyla dolu. otobüsler ve diğer toplu taşıma araçlarını içi ve dışı birer reklam alanı. duraklar reklam panolarından müteşekkil. öyle ki, metronun karanlık tünellerinde reklamlara maruz kalıyoruz.
radyo, televizyon, internet gibi kitle iletişim araçlarını da dahil ettiğimizde bir insan ortalama olarak günde kaç reklamla karşılaşıyordur acaba?
Küba ve Haiti. Büyük Okyanus'taki Karayib adalarından ikisi. her iksi de 1492'de Kristof Kolomb'un ismiyle anılan ve adına keşif denen işgallere maruz kalıyor. Her ikisi de ispanyol toprağı ilan ediliyor.
Sonraki dönemlere değin her ikisi de yerli nüfusun katledildiği, köle ticaretinin yapıldığı birer koloni devlet haline geliyor. Tek fark şu ki, Küba İspanyolların elinde kalırken Haiti'yi Fransızlar ele geçiriyor.

19.yy her iki ülkenin de bağımsızlığını kazandığı yüzyıl oluyor. yüzyılın en başında Haiti (1804) ve en sonunda Küba (1899) artık birer bağımsız devlet olarak dünya coğrafyasında yerlerini alıyorlar.

Aynı yerküreyi paylaşanlar arasındaki korkutucu bir uçurum değil mi bu?
Ne zaman tüm halkların kaynakları “insanca” paylaşabildiği bir dünyayı hayal edebileceğim?
“Ne de güzel sömürürüz biz!”
Sömürdüler… Sömürüyorlar… Sömürecekler…
Tâ ki…
Evet, tâ ki…
bu videoda son zamanların çığ gibi büyüyen çılgınlığı facebook hakkında aleyhte görüşler sıralanmış. facebook'un tarihçesi ve işleyişi hakkında da bilgiler veren video, facebook'un neden bu kadar revaçta olduğuna dair kafalarda ciddi soru işaretleri bırakıyor.