Tipi başladı,
Katur kutur etti yürürken
Karlar,
O ses içimden geliyor sandım..
Öğütebilseydim keşke içimdekileri
Bir vidanjör çekseydi aklımı
Gel derken içim
Git dedi dilim
Yağmur yağdı
Telefon çaldı
Dengem bozuldu
Makyajım da...
Güneş açtı,
İçim yandı
UV korumalı kremler
İçime fayda etmedi...
amcamın bir kardan adam olduğunu öğrendiğimde,
yani sen kar mısın demiştim.
babama uzanamadım...annesine de....
yalnız bir adamdır senin amcan. demişti bir keresinde babam ya da baba+annem....
kardan adamlar yalnızdır.
diyorum şimdiki anda ben....
kar akarken...
deli bir köpek, patilerim olsaydı, diyerek, ağaç gövdesine yaslandı. sanki, o an içinde, bütün ağaç kökleri gökyüzüne uzandı. Köpek tanrıları ayaklandı. Hiç şiir akınmadı. Güçsüzce, hiç, yerinden doğrulmadı.
vasıta bekliyordum. Kar akarken. Hvahavın biri yanıma yakınlaştı, patilerim olsaydı, dedi. Sustum.
kedi olurdun dedi. Bakındım. Dizesini kaybetmiş bir ağaç şiiriydi.





Kar serpiştiriyordu fena halde…
Esen rüzgarın şiddetiyle, tanecikler yön değiştirerek yüzümü yalıyorlardı, bazısı yanaklarıma, alnıma yapışıyor, kimi ise kirpiklerimde takılıp kalıyordu.
Hava feci soğuktu. Dünyanın bütün düzensizlikleri kar taneleri gibi yavaş yavaş hayatıma birikiyordu. Hiç bitmeyen bir koşuşturmanın gönüllü üyesiydim. Dünyanın hızına yetişemiyordum! İnsanlar içinde yaşamadıkları şartlar hakkında ne kadar da kolay fikir yürütebiliyorlardı: Şaşıyordum.

Bir faytona baktınız.
Ya da bir arabaya.
Bir mp3 oynatıcı.
Eski bir radyo.
Aile yadigarı bir koltuk.
Veya başka bir nesne...
Zamanın değişimiyle birlikte
teknoloji de ilerliyor.
Gelişen teknoloji hammadde işlenmesini
ve biçimlendirilmesini de kolaylaştırıyor.
Bu da bize, daha sağlam, daha dayanıklı ve daha
güzel görünen malzeme sağlıyor.
Bununla birlikte, bizlere daha ucuza üretilen ama
oldukça kalitesiz malzeme da sağlayabiliyor
gelişen teknoloji.
Bu da, ucuz ama kalitesiz ürünler olarak
karşımıza çıkıyor.