Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "Heroes'tan yeni promolar"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

karın ağrılı hakkındaki yazılar:

Hep aynı hatayı yapıyorum.Nedense söylemek istediklerimi bir türlü konuşarak ifade edemiyorum.Dün yine ona yanlış cümleler kurdum.Neden ben böyleyim bir türlü anlayamıyorum.Aslında bakınca cümleler ne kadar basit gözüküyor.Kelimeler cümleleri oluşturuyor.İşte bu kadar. Ama aslında hepimiz işin bu kadar kolay olmadığını biliyoruz.bir kaç ufak cümle yüzünden sevdiğim insanı kaybettim.Anladım ki erkeklerin kaçış noktası susmakmış.Böyle olunca da bayanlarda onların önüne geçip dakikada milyonlarca kelimeyle cümle oluşturup taramalı tüfek misali onları tarıyorlarmış.Sanırım bende öyle yaptım.Sonuçta yanlış,abartılı şeyler söylediğinde ise ''kızgındım'' demek en basit çıkış noktası sanırım.Ama malesef laf ağızdan bir kez çıkıyor.Ve bazı cümlelerin geri dönüşü olmuyor.
Bundan sonra daha dikkatli olmayı düşünüyorum.Tabi biri beni kızdırmazsa....

0 ahkam var

Uyumak için odama girdim. Pc’im de hazırladığım listede R.E. Roman’ dan ‘Bana Sen Lazımsın’ parçası çalıyordu. Birden gittim zaman öncesine. Bu parçanın gece boyu çaldığı zamanlara ve bu parça çalarken parçanın tüm duygusallığının bin katı içimde hücrelerimde tenimde dolaşırken bu duygusallığı hissettiğim adamla sabahlara kadar seviştiğimi anımsadım, aylar geçmişken ve bu denli duygu hissetmenin ne kadar aptallık olduğunu düşünürken.. Aynı parçada ne denli iki zıt düşünce diye düşündüm.

\
0 ahkam var
\

Liman var mı? Bir yerlerde... Sığınabileceğin bir yer... Üzgün olduğunda diyelim yaslanacağın bir omuz... Olur mu? Yoksa sadece düş mü? Gelip kapılarını arar mı? Yoksa ağlamayıp yalnızlığımızı kabullenmeli. Peki isyanların olmalı mı, olmamalı mı? Ağlamalı mısın yoksa devam mı etmelisin içindeki karanlığa?
Geçecek mi bu karanlık yoksa bir yere çıkıp atlama isteğim anlamlı mı? Dün olanlar dün mü kalacak huzur bulur mu benim de gönlüm gün olup...

Yorulmakta yada kendimi böyle hissetmekte haklı mıyım yoksa bu mod bana yakışmıyor mu?
Aşktan geçtim.. Kendi hayatımdaki huzur olmayınca aşk sonraya kalıyor. Hoş sanki ben geçmesem, aşk’ta köşede beni bekliyor..

3 ahkam var

içimi kıyan tüm yağmurlar
aynı hasatın tohumuymuş...
bilmez dediler
dinlemedi gözlerim

sevmez dediler
-her zaman ki gibi-
gündoğumunda çıkar acısı
din le me dim

ağladım
geceler boyu

kime
kendi salaklığıma

31.ağustos’05

\

20 ahkam var

Diyelim ki bir adam çıktı karşına. Üstelik tanıdığın biri. İnanılmaz kibar, bir o kadar alçak gönüllü. Buluştunuz, sohbet ettiniz, bara gittiniz. Grup her zamankinden daha güzel çalıyor. Yan yanasınız. Müziğin etkisinde salınırken hafiften kollarınız birbirine dokunuyor. İçinde bir sıcaklık.. Daha fazlasını isterken aslında bunu kendine dahi itiraf edemiyorsun. Müzik, votka ve sanki her şey iyi olacakmış gibi bir duygu.
Film bundan sonra devam eder. Grup çok iyi çalmaktadır, küçük dokunmalar çılgınca hoşuna gider. Gider. Gider. Dokunmalar artık daha alenidir. Sana öyle dokunur ki sımsıkı, çok güven verici. Sanki bu adamla bir ilişki olursa tam istediğin gibi olacakmış, sonunda ‘şükür’ dedirtecek gibidir her hali. Duygusal; karşıdakinin memnuniyetini sürekli kontrol etme, bilme ihtiyacı duyan ince bir adam.
Her şey o kadar güzeldir ki büyülü bir akşam gibidir. Sanki her şey şaşkınlık derecesinde güzel olmak için programlanmıştır. Sokulursunuz. Her dokunuş biraz daha yakınlaştırır. Artık birbirinize yakınlığınız açıktır. Öpüşmeye başlarsınız. Son birkaç şarkı dinleyip bir taksiye atlayıp eve geldiğinizde üzerinizdeki giysileri çılgınca çıkarmış mutluluğun en uç noktalarını yaşamaktasınızdır ‘bu adam bu kadar tatlıydı, hı’ derken. Hayallerinizin adamı gibidir. Her anlamda. Böyle bir şey yaşamadığınızı, kesinlikle aşık olduğunuzu düşünürsünüz.

4 ahkam var

Her düş yaprağından dökülür milyonlarcasının ardından. Peşine takılmaz mı hiçbir ağaç? ‘Gitme!’ demez mi? Onulmaz mı yaralar, bir kerelik olsun? Hüzün mü kokar her hayatın yeşili? Her düş ağlayanın mı yarasıdır sadece? Her olan, olanla mı yetinmeli sadece? Olan, yeter mi geleceğe? Düş , olandan bu kadar uzak gerçekleşmişken nasıl akar ömrüm gözlerimin ışığında?

Kendine aşık olmakla ne kazandın, sana aşık olanın olmayışının hayal kırıklığı ve tüm anlamları yerle bir eden uylaşımlar gibi. Kaldırılmış taşlar gibi bir daha yerine konulamazken. Tüm düşlerin yanmışken. Düşünün olmayışının acısında. Düşün olsa da acıyor için, olmasa da. Tüm olanlar seni düşsüzleştirmişken ve zamanın akmazlığında içindekilerinin akıp gitmesini beklerken, sabah gecenin üzerinden damarından geçen kan gibi geçerken sen geçemezsin düşsüzlüğün acısı hayatı anlamsızlaştırmışken..

0 ahkam var

Bunu hak edecek hiçbir şey yapmadım. Üstelik sonunda inandım. Sen gittin. Bu mudur? Bu muydu? Nasıl bir anlayıştır bu? Ayıp ya, kendine öz saygın yok mu? Nasıl bir karakter bu? Belli oldu nasıl bir karakterin olduğu..

Sözler söyleyen inandırdığını anladığında da ortalıktan kaybolup, hayatından çekilen...
Yazıklar olsun.
Acıyacak yerim kalmadı demiştim, bravo ya!! Bir de bu lafımın üzerine her şeyi bile bile üzdün beni.
Ne hakkın var buna??
Ne elde ettin? Ne geçti eline? Nedir yaşadığımız? Bu nasıl bir davranış??

Varsa bir durum elbette bunu konuşmalıydın.

2 ahkam var
tuttum
2

ondan

Kadına mektup,
‘’Mektup. Kendine has bir şiiri var. Ve yazacak bir şeyleri olan adamın suç aleti.

Kelimeler ! Kelimelerden ve kelimeleri iyi kullanan erkeklerden tehlikelisi yoktur. Baş başa kaldığınızda seni güldürüp, sonra “Bak ! gülüşün az önce bir kelebek gibi pencereden uçup gitti” diyen erkek, sarhoş olup barda poponu elleyen erkekten çok daha tehlikelidir. Hele iş sekse geldiğinde; bir suçlu, katolik bir rahip ya da bir muhasebeci arasında hiç fark yoktur.

Genelleşmiş zapping toplumunda insanların uzun süre aynı kişi ile yaşamalarını beklemiyorum. Ama erkeği ve kadını, hüsranlar arasında bocalayan tatminsiz hayvanlar olarak görmek de hiç hoşuma gitmiyor.

1 ahkam var
tuttum
3

SON

(Trajikomik. Başlığı son. Harbiden bir sene oldu. Bu heyecanlı kadın, duyumsamadı bir daha. Bu içimi son ama çok iyi acıtan emre’ye idi. Şu iki ayda altı defa ayrıldığım.. Sonuncuda onun da pes ettiği.. Sonra benim saçma sapan bir şekilde özlediğim... bu iyiydi.. yani, süpürdü kalbimi. Diğerleri bunun yanında bir şey değildi oysa. Pişman mıyım? Gene değilim. Öz’ sonuçta deneyimledi. Yaşadı. Kalbim duyumsadı. Budur. Biliyorum şimdi. Aradan 1 yıl geçtikten sonra dan diye pikniğe gittiğim adam. Sonra yine hiç konuşmadığımız.. Ey hat; hayat enteresan dediğim.. bu adamların hiç biri suçlu değil, izin veren bendim. Yük benim. 1 yıldır niye kıramadı kalbimi. Hoş, sevmezsen kırılma olasılığın da yok. O da ayrı. Peki yok mudur adam gibi var mıdır ?? Umarım dedim sadece.. ve o zamana kadar evet ruhsuz kalmaya tercih ettim.)

4 ahkam var
Önceki 1 2 3 4 5 6 ... 17 Sonraki

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu