25 yıl önce başladı herşey.
Ayrancı'da, Uçarlı sokakta dört arkadaş
tencere tava satarak işe başladılar.
Kargo sektöründe iyi para olduğunu görüp
bu işe el attılar.
Celal Aras ve arkadaşları.
Başlarda herşey iyiydi.
Çalışanlara hakları, ücretleri veriliyordu tam takır.
Marksizm işçiyi korumaktı. İşçinin hakkını.
Sonra işler değişti.
Para insanı değiştirir.
İşçiye verilen fazla görülmeye başladı.
İnsan aç gözlüdür, hırslıdır.
Ne yapmalıydı da işçinin parasından, haklarından kısmalıydı?
Her işin bir yolu var.
Her yolsuzluğun bir yordamı.
Bundan yaklaşık 25 yıl öncesi.
Washington'da White House yerleşkesinin güneybatı köşesinden "Flierly" sokağı başlar...
Girişteki ilk binalardan birinin altında başlar macera,
tencere-tava satarak.
John A. Ross ve arkadaşları, kargo sektöründe iyi iş ve para olduğunu görürler.
Ve başlarlar bu işe.
İlk başlarda çalışanlarının tüm haklarını tam olarak öder,
işçi dostu Marksist John A. Ross.
Sonra bir an, bir ilham gelir.
Çoğu Marksist gibi, işçiye ödediğinin fazla olduğunun farkına varır.
Texas'lı Bryn Marely'ye bir villa hediye eder.
Zamanın da 15000 askerimiz güney korelileri kuzeylilerden korumak için güney koreye gitmişti üstelik 2150 tane de şehitimiz vardı.Ama şimdi adamların yaptığına bakın, bir gemi dolusu silahı (silah olduğu kesin değil,askeri malzeme deniliyor,büyük ihtimalle silahtır) kuzey ırak yönetimine gönderiyorlar.yani bu demek oluyor ki biz kuzey ırak ta bir kürt devletini tanıyoruz. tabi bu bize karşı yapılan ilk yanlışları olmadığıda ortaya çıkıyor. daha önce kendileri Kuzey Kıbrıs TC adresli bir mektubu, böyle bir ülke yok diye geri çeviriyorlar.
Eskiden Amerikan filmlerinde görürdük.
"Cefri amca" evine gelir.Arabadan inince ilk iş posta kutusuna bakmak.Kutunun içinden bir sürü reklamın arasından işine yarayacak birşeyler bulmaya çalışır.
Amerika'lı dostlarımız biraz insaflı , reklamlarını sadece posta kutusuna bırakıp gidiyorlar.
Bir de şunu okuyun:
Evinizde ailenizle birliktesiniz , kahvaltıda , tv karşısında veya banyoda.
Kapınız çalıyor.
Belki birini bekliyorsunuz veya bir kredi kartı , bir koli , sucu , kapıcı veya başka bir kimse.
Heyecanla kapıya koşuyorsunuz.Tanınmış bir kargo-kurye şirketinin elemanı size bir zarf gösterip ad , soyad , telefon numarası ve imza istiyor.
Zarfı açıp bakıyorsunuz ,
o da ne!
antakyalı bir abimiz miamiden gelen bir turistin önerisi üzerine yurtdışına künefe servisi yapıyomuş.iyi güzelde künefenin fiyatı ne kadar kargo parası ne kadar yazıktır günahtır..
