Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan zamazing.org'da: "Dikiz aynalı GPS zamazingosu"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

kaygı hakkındaki yazılar:

Aslında başka bir konu hakkında yazmayı düşünüyordum ancak “korku” isimli yazımdan sonra bu yazının daha manidar olacağını anladım. Üstelik yazıyı okuyan ve yorumlayan insanlara da bazı tekniklerden bahsedeceğim sözünü vermiştim. O yazının hemen arkasından olmayacaktı da, ne zaman olacaktı öyle değil mi?

Fobi ve kaygı denilen korkuların nasıl oluştuğundan bahsetmiştim. Aslında daha önce bilmediğiniz bir konu olduğu için korkudan bile korkuyordunuz. Şimdi nasıl oluştuğunu öğrendiniz. İnsan bilmediği şeyden de korkar. Bu yüzden korkunun nasıl bilinçte yer ettiğini öğrendikten sonra kendi bilincinizi/bilinçaltınızı gözlem altına aldınız. Artık bir fobiniz varsa bile, size gerçekten sıkıntı verici düzeyde olmadığını da zaman geçtikçe anlayacaksınız.

\

Ancak fobiler ve kaygılar için bir şey yapmazsanız, kendi başlarına geçmezler, hayatınızın sonuna kadar devam eder bu sıkıntı. Özellikle yaptığınız işle ilgili veya her zaman karşılaşma riski olan fobiler sizi çok rahatsız eder.

4 ahkam var
tuttum
27

Korku

Korku, beynin yarattığı bir illüzyondur. Kişisel gelişim konularında örneğin NLP de uzmanlaşmak isteyen biri korkunun kaynağını bilir. Kaynağı bilinen bir davranışın üstesinden gelmek ise oldukça kolaydır.

Korku illüzyonu
Korku illuzyonu

Bütün davranışların temeli, beynin çalışma prensiplerine dayanır. Korkunun da bir prensibi vardır. Eğer bunu davranışlarımızda gözlemleme alışkanlığına kavuşturursak, sahip olduğumuz ya da olacağımız her türlü korku ve kaygının da üstesinden gelmiş oluruz. Bu alışkanlığa biz “farkındalık” ta diyebiliyoruz. Farkındalık, benim tabirimle duyguları kontrol etme gücüdür. Aynı zamanda kendini tanımanın diğer adıdır.
Eğer farkındalık konusunda az çok bilgi sahibi iseniz, kendinizi tanıma konusunda, hiçbir zaman tam anlamıyla kendinizi tanıyamayacak olmanızın gerçekten ürkütücü olduğunu da anlamışsınızdır. Bu kendini bilme-tanıma-öğrenme ya da farkındalık denilen şey, siz ölene kadar devam eder.

103 ahkam var
Etiketler: , ,

Günlerden hangi cumartesiydi veya pazardı… Hangi gecenin dolunayıydı? Hatırlıyor musun? İnan bende hatırlamıyorum. Anlamsız olduğum, sıkıldığım, boş boş etrafa bakındığım anlardandı. Avuç içlerimin arasına aldığım sesini dinliyordum sessizce…

Yolculuklar neden daima alfabenin sonuna doğru başlar bilir misin? Harflerinden taşan, kelimelere sığmayan, hayatın anlamına ağlayan bir cümleler eşliğinde… Anlaşılmayacak yine biliyorum. Yine de satır aralarına gizliyorum, kimse bilmeden, kimse duymadan. Kapılar kapanıyor tek tek birbirinin içinden geçerek, yüzüme hürmeten sessizce… Labirentlerde kayboluyorum. Dolambaçlı, birinin kurguladığı… Neredeyse… Neredeyse parmak uçlarım dokunacaktı… Tökezlemeden önce…

7 ahkam var
Etiketler: , ,

Belki diyorum...
Geleceğim altın oluyor
Harikalar diyarı bir çift iplik olup düğümleniyor
sonra diyorum
Belki geliyor
insanlar doğar , iyi olan ölür
mavi ye siyah bulaşır
güneş açar , gökyüzü yaşanır
kelebekler uçuşur gökkuşağı düşer
falan filan...
belki yunuslar kanatlanır
okyanusların dibi aydınlanır
- şişe nin dibi hep aynı
Belki bir şiir - canı cehenneme
Belki aşk - iki kere canı cehenneme
hayatı yerine getirir.
Güneş parlar yeniden
kelebekler ölmek üzereyken
Motorlar susar , silahlar susar , orospular ve öğretmenler ve imamlar ve gardiyanlar...
belki ben susarım...
Hayat ayrıldığı kabuğuna girer
Rapunzel susar
Temizlenir dünya
hayat yaşanır... belki

4 ahkam var

Ben bunu hep yapıyorum evet, sonra da yine aynı şeye kalbimin mi, midemin mi, beynimin mi ağrıdığını ayırt edemeden acıyor biryerlerim.
Farkında ola ola bu tuzağa düşüyorum. Çevremdeki seçmece 3-5 kişiye karşı en güzel yönümü dönüp, en cömert sevgimi verip sadece bu kişilerle sarmalanmış bir hayat istemek çok mu lüks? Çok mu imkansız? Herkesi sevmeden seviyormuş gibi görünmek, sayıyormuş gibi görünmek, onlara güleryüz-tatlısöz göstermek için gururumla onurumla yaptığım savaştan benden başka kimin haberi var, anlatsam kim anlar... Kim bilir o an çektiğim acıyı. Rahat olayım istiyorum, ne şartladın kendini buna takılma herkes gibi oyna, diyorum. Her lafı dinliyor bunu dinlemiyor dik başım. Acı çekiyorum acı. Açık sıyrık deri yarası gibi hava aldıkça yanan sinir edici bir acı. Uykumdan uyanıp ben neye üzülmüştüm diye düşündürüp uykumu kaçıran yüzsüz arsız bir acı... Ve hep kendimde suç, sorumluluk, keşkecilik aramaktan bıktım artık, biraz da beni üzenler, dilleriyle yaralayanlar düşünsün istiyorum. Ne istediğimi bile tam olarak bilemiyorum, daha doğrusu ne isteyeceğimi... dualarım bile boş. İstediğim öyle büyük öyle ulaşılmaz ki yüzüm tutmuyor. Para değil, pul değil, aşk değil, iş değil... değil işte. Kendime yapamadığım şeyi sitiyorum.
TÜM İNSANLARI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUM, kendimi değiştirebilmişim gibi. "Ben uyandım, siz de uyanın; beraber olmuyorsa ayrı ayrı mutlu olalım", diye bağırmak istiyorum.

5 ahkam var

Sevgili polemik canavarı! sahipleri,
Bu yazımızda polemik nedir? Polemik nasıl yaratılır? En avantajlı polemik durumları nelerdir? ve sekizinci sanat! olma yolunda ki polemik yaratma çılgınlığından bahsedeceğiz…

polemik canavarı
polemik canavarı

Hadi ilk sorumuzu sorup panelimizi açalım..
Polemik nedir?
İlk olarak polemik Fransızcada bulunan polémique (kalem kavgası; kavgacı) kelimesinden dilimize yerleşmiştir. Özünde "kalem kavgası" anlamına gelmesine ve aslında siyaset, bilim ve edebiyat alanları için geçerli olmasına rağmen, günümüz şartlarında söz dalaşı olarak da kullanılması hız kazanmıştır..sonuç olarak, polemik adına yapacağın, amacı çözüme yönelik olmayan her türlü tartışma diyebiliriz..
Bir sonraki sorumuz Polemik nasıl yaratılır?
Efendim ilk olarak kendine bir konu ve hedef belirleyeceksin. Bu hedefin artık senin düşmanın olacak… Her an aşağılamaya, onu değersiz görmeye ve fırsat buldukça sinirlendirmeye açık olacaksın. Baktın, tüm çirkefliğine rağmen karşında ki yani hedefin polemiğe girmek istemiyor mu, o zaman da kışkırtıcı bir üslup takınıp onu da polemiğe katmak için çaba sarf edeceksin.
Sonuç olarak olayın akıbetini düşünmeden fütursuzca saldıracaksın.
Son olarak En avantajlı polemik durumları nelerdir? Sorusunu yanıtlamaya çalışalım.
Evet sayın arkadaşım burası en önemli kısımdır, o yüzden dikkatle dinle hatta not al.
Şimdi en avantajlı dedik, nedir bu avantaj kısmı.
Mesela yeni bir topluluğa girmişsindir… Hemen, yaptığın işlerle değil de polemiklerinle dikkat çekme istediğinde bulunma ve genellikle canın sıkıldığı, yapacak başka işinin olmaması durumları senin için avantajdır. Bir başka avantaj yaratan durum ise ruh daralması yaşadığın bir anda, o andaki en uysal birini hedef olarak seçmekten geçiyor.
Konuya hakim olup olmadığın önemli değil hedefini belirlediysen..İşte böyle durum ve düşünceler içinde başvurmuş olduğun polemik sana avantaj sağlayabilir. Sağlayabilir diyorum çünkü, sana olacak olan getirileri! anlıktır gelip geçicidir. Bunu göz ardı etme.
-Polemik olayına hangi durumlarda girebilirim?
Güzel bir soru. İsteğine bağlı arkadaşım. İster evde, ister otobüste, ister bağda, ister bakkalda..dediğim gibi senin istediğin her yerde..
Efendim şimdi örneklerle pekiştireceğimizi söylemiştik. Ama bu kısmı araştırma olarak veriyorum.
Başka soru yoksa panele kahve keyfi için 15 dakika ara veriyorum…
Hadi, şimdi salın bakalım içinizdeki polemik canavarlarını..

19 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu