Kaz Dağlarından, Tahtakuşlar Köyü'nün (Türkiye'de ilk ve tek) özel etnografya müzesinden aldığım, zeytin çekirdekleri ve boncuklardan yapılmış kolye önümde duruyor. Kaz dağlarının havasından, suyundan, taşından toprağından, antik zaman güzellerinden, konar göçer Tahtacılardan, Homeros'tan bu zamana kadar, yörede yaşamış farklı inanışlara sahip insanların hepsinin kutsal saydığı Kaz Avlusunun manevi havasından bir şeyler taşıyan bu değerli mücevher, çoğu kişiye göre altın denen madenden daha değerli değil.

"Sularımız kirleniyor. Zeytinlerimiz gidiyor. Ne yer, ne içeriz. Burada durulur mu o zaman. Bizim başka gelirimiz yok. Zeytin gelirimiz var"
evet teyzemin dediği gibi, burada durulur mu o zaman, zaten eğer medya, STO ve insanların sesleri kısıldığı anda, firmalar sessiz sedasız işlerine devam edecekler, kazdağlarının ağaçsız kaldığını gördüğümüz zaman da artık çok geç olacak. eğer okumadıysanız veya izlemediyseniz cnn türk'ün haberlerine buradan ve buradan ve yayınına buradan bakabilirsiniz, ayrıca Haluk Şahin'in köşe yazısı da var. Şahin'in yazısını özellikle okumanızı tavsiye ederim.
