
Biraz zaman geçiyor, yine acımaya başlıyor.
Yaranın üzerine esen rüzgar; rüzgarın taşıdığı o dokunuş; dokunuşun seni kendine getirişi... O bir anlık nefesini tutuşlar gibi, gözünü sıkıca yumuşlar, dudaklarını ısırışlar gibi...
Nereye kadar karşı koyabilir can? Sen kaderine hangi noktada "dur!" diyebilirsin? İşte, o nefesini artık tutamayacak raddeye geldiğinde, gözünden sızan bir damla yaş artık bedenini terk ettiğinde ve "dudağım acıyor" dediğinde, pes ediyorsun.