Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan ucandaire.org'da: "Chewbacca, bir garip kaçkın"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

kira hakkındaki yazılar:

Etiketler: , ,

Sabah dışarıya adım atmakta zorlanır insan. Yada ben.. Sanki bilmediğim bir şeyler varmış gibi..Yeni bir yaratılış varmış gibi orda... Vazgeçtim dışarıya çıkmak insanlara iyi gelebilir. Bana gelmiyor. Evde olup hiç bir şeyin olmaması güzel hiç bir şeyin olmayacak olması ise daha güzel bence... Yine bir şeyleri yapmak zorunda olmaktan nefret ediorum.. Yürü yürü yürü.. Eline geçen bir şey olmaz.. Elindekini yitirme şansın ise çok yüksek.. Dışarıda milyonlarca soygun sürerken insan kendini çıplak hissediyor. Ben hissediorum. İnan-Mücadele et-Başar.... Kim uydurduysa. Lüzum yok. Ben uydurdum.

3 ahkam var
işte evim
işte evim

Senelerce kiralık evlerde oturmuş ve ev sahiplerinin çeşitli terbiyesizliklerine maruz kalmış bir madur olarak sonunda ev sahibi oldum. Tokinin düşük gelir gurubu için yaptığı evlerden biri olup 65 metrekare kutu bir daire olan bu evciğe
taşınalı bir hafta oluyor efenim.

Her haziran kira sözleşmesi yenileme zamanı geldiğinde bir huzursuzluktur gider. Adam nasıl bahane bulacağını, neye kulp takacağını şaşırır, karşısında el pençe divan durulmadığı, boyun bükülüp ağlanılmadığı için de küplere biner, bunun sonucunda da diğer kiracılarına yaptığı zammın iki katını yapar, üstüne yalan söyler ve söyletir, yapılabilecek her türlü pisliği yaparak bizden para koparmayı becerir. Bu haziranda %15 yapmaya karar verdiği zammı hayrete şayan bir hesap kitaptan sonra çıkan rakamın küsüratlarını beğenmeyip yuvarlamış ve %20'ye çıkarmış olan bu yüzsüz adam, yuvarladığı rakamın yarısı eden temzilik ücreti için kapıya üç kere gelip anneme de tepeden konuşunca tepemin tası attı.
"Hele vaktim yok, başım ağrıyor zaten bi de bu huysuz ihtiyarlamı uğraşam" zihniyetini bırakıp bayramlık ağzımı açtım ve nihayetinde evden atıldım.
Kiralık ev aramaları başladı. İnternet, emlakçı, sokak sokak dolaşma, gazete ve hatta televizyon, eldeki her türlü imkan değerlendirildi amma ne evler bizim oturduğumuz evlerden matah, ne ev sahipleri bizim huysuz ihtiyardan huylu.

26 ahkam var

Tadı tuzu kalmadı buraların diyeceğim, konuyla tamamen alakasız olacak!

Derdim ev sahipleriyle! Sülalemde tek kirada oturan kişi benim. Yani temel olarak ev sahibi olmanın ne demek olduğunun gayet farkındayım. Tüm taşındığım evlere de hep gözüm gibi baktım. Konu şu:

KONU 1:

Buraya taşınırken (7-8 ay oldu) bir yer sormuştum istemeye istemeye. Belli ki sahibi de kiralamak istemiyormuş! Şişli’de, pencereleri ahşap doğrama (burada eski olduğunu kastetmeye çalışıyorum), yarı zemin bir daire. İçi karanlık. Ben dışarıdan görüyorum. Üstelik sahibinden! Deneyelim şansımızı, pek fazla kira vermeye niyetimiz yok nasılsa. Çakıyorum hemen cepten bir telefon, aman kapılmasın!

36 ahkam var

Nevdalist masallar dedi, dürttü beni, bu çıktı:)

"Bir varmış bir yokmuşşş...Ülkenin birinde kendisini Cinderella zanneden ve "Elbet bir gün olacak lan bu balo!" diye söylene söylene temizlik yapan bir kız varmış. Dedik ya, hatun azimle baloyu bekliyor, tüm cefa bu balo için sanıyor.
Bir gün elinde elektrikli süpürge can hıraş halıyı süpürürken kapı çalmış. "Geldi yine adı batasıca üvey kızkardeşlerim" diyerek açmış kapıyı. Gelenler kızkardeşler değil...Tanımadığı bir adam kapıda. "İyi günler hanfendi. Ben elektrik idaresinden geliyorum. Ödenmemiş 2 faturanız yüzünden kesiyoruz elektriğinizi"...
Haydaaa! "E peki, kes kardeşim!" demiş kız (nam-ı diğer cinderella 2007)
Elektrik kesilmiş, halıyı süpürme işi yarım kalmış...Ne yapmalı? Kızımızın gözü uzun zamandır tekrar okumak istediği kitaba takılmış...Bu kitabı üniversite son sınıfta okumuş ilk defa. "Tanıklarla Sokrates"...Almış kitabı eline,
başlamış okumaya...Offf, paslanmış beyni...İlk okuduğunda ne biçim heyecanlanmışmış halbuki! "Aaa, adamın yakaladığı
detaya bak!" diye diye bir solukta okumuşmuş kitabı. Şimdi gitmiyormuş...
Yerine koymuş kitabı...
Geceyi mum ışığında ödenmemiş faturaya söverek geçirmiş. erkenden uyumuş.
Rüyasında prensi görmüş. "Cinderella, hazırsan çıkalım artık. Metroyu kaçırıcaz ama, hadi! Makyaj da yapmayıver!"
diye söylene söylene kapıda bekliyormuş prensi. Beyaz at yok. Pahalıymış beyaz at, metroyla idare ediyorlarmış.
Rüyanın devamını görememiş Cinderella 2007.
Ertesi gün işe gitmiş. Öğrencileri onu sinir etmek ve "Tüm emeğim havaya! Hiç çalışmıyorsunuz! Ne olacak sizin
haliniz?" şeklindeki tipik fırçasını dinlemek için ellerinden geleni yapmışlar. Cinderella 2007 eve döndüğünde çok
yorgunmuş. Bir bira açmış, oturmuş salonda en sevdiği koltuğuna. Başlamış düşünmeye:
"Bu masalın bir yerinde bir karışıklık oldu kesin! Kötü kalpli üvey anne ve kızkardeşlerimin işi bu, eminim. Yoksa
olacak iş mi canım? Yaş 32 oldu, elde var sıfır! Çocuk da yapamadım kariyer de! Nil mi dediydi bunu bana? Evet o
şapşal söylemişti. Anlamıştım zaten kafa bulduğunu...Otursun "Kek" yapsın o çatlak!"
Birası bitmek üzereyken prens aramış. "Sana geliyorum" demiş. "Tamam canım" demiş Cinderella 2007. Kalkıp ortalığı
toplayıvermiş. Saçını başını düzeltmiş. Prens gelmiş. Oturup içmişler onunla da. Sızmışlar sonra...
Günler böyle geçip gidiyormuş. Hep aynı...Sonunda Cinderella anlamış ki, arkadaşı Pamuk Prenses kadar ballı değil. O en azından 7 cücelerle yaşıyor, kira derdi yok, fatura derdi yok. E cüceler de sevimli çocuklar, koruyup
kolluyorlar bunu. Evi temizliyor iki kap yemek yapıyor, cüceler de evin geçimini sağlıyor, mis gibi hayat.
Rapunzel'i düşünmüş bizim kız sonra. "Ne ballı hatundur o da..." diye geçirmiş içinden...Saç güzeli seçildikten
sonra reklam filmleri, fotomodellik falan derken bulmuş yolunu. Şimdi Caddebostan'da sahile bakan bir evde tek
başına yaşıyormuş. Komşuları şikayetçiymiş gerçi kendisinden. "Bu kadın sürekli balkondan saçlarını sallayıp eve erkek atıyor" diye şikayet etmişler Rapunzeli yöneticiye. Çılgın uyuşturucu partileri veriyor çok gürültü yapıyorlarmış. "Aman neyse, bana ne canım...Benim derdim bana yeter" diye düşünmüş Cinderella 2007...

108 ahkam var
kira sigortası
kira sigortası
Bu sigorta sayesinde artık işsizlik, ölüm ya da sakat kalma durumlarında, kişinin oturduğu eve ait kiralar belli süreler için ev sahibine sigorta şirketi tarafından ödenebilecek. bu bir pilli patisözüdür! Page copy protected against web site content infringement by Copyscape

Böylece, zaten zor bir durumla karşılaşmış olan hane halkı, en azından kendilerini ve/veya ekonomik durumlarını toparlayana kadar, belli bir süre de olsa kirayı düşünmek zorunda kalmayacaklar. Koşulları ve seçenekleri öğrenmek isteyenler, buradan lütfen...

0 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu