Deniz kenarında yaşayanlar bilirler: Beş kuruş harcamadan deniz size en lezzetli yiyecekleri sunar. Hem toplaması, hem hazırlaması ve hem de lezzeti bir olaydır.
Mesela pitalides:

eski korkular, eski kokular, eski sesler, ..
kendin için ağladıgına şahit olmak, ağladıgını duymak,
tanıdık korkular yüreğinin orta yerinde..!
Beni de yakan acılar anlamaya çalıştıkca,
Kapalı bi kutu , kirpi kıvamında kucağın.
Kısacık bir göbek bağım hayallerime kucağında,
hayallerim icin dikenlerine batmak, dibine kadar, kanamak yanında sen uyurken,,
Hadi, yapalım su anlaşmayı, al git bedenimi, ama bırak ruhumu artık..
Senin kölen olayım neolur.
Ama rahat kalsın hayallerim.
Çekerim bütün acılarını senin yerine, ama sarıl bana uyurken,
seni izlememe izin ver, korkma sana her dokunuşumda,
izin ver, rüyalarında yardım edeyim işte.
Bırak , paylasayım bu lanet olası seni sen yapan karabasanları.
Bu aralar Koşuyolu'na taktım kafayı. Avrupa yakasında oturduğum için Anadolu yakası bana hep çok yabancı sağını solunu öğrenemeyeceğim bir yer gibi gelirken şimdi orada çalışmaya başlayınca yeni bir şehir keşfetmiş gibi oldum. Daha önce tabii ki Kadıköy, Caddebostan vs gibi çok bilindik yerlere gidiyordum ama şimdi daha ara yerleri de görmeye başladım ve bundan çok keyif alıyorum. Farklı bir şehre gitmiş duygusuyla insanları, sokakları, kafeleri inceliyorum ve gerçekten de iki yaka arasındaki fark beni her seferinde şaşırtıyor. Bu ara Anadolu yakasındaki favori mekanım Koşuyolu. Koşuyolu Parkı'nın etrafındaki yerleşim bölgesi çok samimi ve çeşitli. Biber, Radika, Kirpi gibi oturulacak yerler, parkın kendisi huzuru temsil ediyor adeta.