
-… bana Allah rızası için 2.5 lira ver. N’lur 250krş versen ya, çok açım evden atıldım.
Gözlerimi hüzünle kamaştırdı gözlerinin yeşili hem de açık yeşil çağla kokusu. Tam da şu bahar hem i de zurnanın kör deliğine hayran bırakan havaları çalan sonbaharın en fazla iki göbek dostluğuna peşrev çeken ilkbahar. Lan bu kaçıncı bahar! Zıkkım olmasın geçti içimden garip bir hayranlıkla gözlerinde öz çocuğumu gördüm kandırmaya çalıştığım zamanlardan kendim. O bilmiyor henüz ya da daha unutmamış. Gel gör kör beynim nereden hatırlamaya başladıysa bu yılları düze katmış zamanında başlamış çocukluktan bebeğine bakıyor gözünün biten güne el sallayan kor ışığın dansına hayran hey hat!
Donmuş kalmış benlik, lira ve krş.’a takılmış. Çocuk her iki türlü söyledi. Demek ki önemli istediği.
- kaç yaşındasın sen?
- 11. evden attı annem beni Allah rızası için. bütün gün bişi yemedim… Vallahi çok açım.
- Evden atılmış hali yok sende
- Yemin ederim babam da dövdü.
- Dayak yemiş görünmüyorsun.
Açık haki rengi fitilli pantolon temiz ve açık krem tişört. Saçlar koyu saman sarısı ve temiz.kollar temiz ayakkakbı yerli cinsinden konvers kirli beyaz, yırtık pırtık yok.

Geçen gün arkadaslarımdan birinin evinde kaldım. Arkadaşım bir çay tiryakisi, öğünler halinde çay içmeye bayılıyor. Malumunuz gece kalmasına gidince aksam cayını beraber içtik. Derken bir kavanoz geldi önüme. İçinde yeşil renki tohumlar vardı. Kavanozu açar açmaz burnuma "rakı" kokusu geldi. Kavanozun içindekiler anason tohumlarıydı ve cok keskin bir kokuya sahip olduklarını o an öğrendim.
Kalabaligin arasindan kendine yol acti,kocaman mermer bir kapiya yaklasti.Karsisinda koca bir meydan vardi.Ama o meydanda ne tek bir güvercin , ne de tek bir karinca yoktu.Etrafina bakinca büyük bir tabela gördü "cehennem" yaziyordu...
Mok kokuyordu ortalik..dayanilmaz agirlikta.Gözünün gördügü her kivrima kadar sinmisti koku.Yanindaki benzerlerine bakti hicbirinin yüregi yoktu ve mok kokuyorlardi..
Seytan bagiriyordu...
-bay cazibe,bay mantiksiz,bay icgüdü,bay cingene ayak,bay soytari bay Mok,bay hayvani SIR ,bay kabus,bay irza gecen,bay mastürbasyon,bay havlayanin katmanina hos geldiniz..alisin Mok kokusuna .Sizler yasamlarinizda hep benle dans ettiniz..Mükafatiniz bu.
iclerinden bir ses sordu ..
-ya digerleri??
Seytan cevap verdi...
-eger bu igrencliklerinize biraz bilgelik katabilseydiniz,bogaziniza bosaltiklarinizin yarisini.... ruhunuza katabilseydiniz degerleriniz ve sayginizi koruyabilseydiniz ...Mok koklamazdiniz.
Artik tartilacak yüreginiz bile yok...Mok kokusunda sonsuzluga hos geldiniz.Digerleri, pembe bilet kazandi.
NERDEYİM BEN?
„Birazdan heryer zifiri karanlık olduğunda... Etrafı mangalda pişen et kokusu sardığında...“ diye şarkı uydurmuştu kendince. Şimdi camının arkasını siper almış bekliyordu huzur kokan gecenin başlamasını.
Çok değil iki gün önce yapmıştı bu gecenin planını. İçinde bir his vardı ki, temizlik ve saflığın ta kendisiydi Schiller’e göre. Evinin kapısı en son iki gün önce kapanmıştı dış dünyaya. Fırtına öncesi sessizlik mi bu? En ufak bir nokta bırakmayana kadar temizledi iki odalı minicik evini. Uzun süredir temizlenmemişti.
Karanlık geceyi delen birkaç evin ışığıydı. Herkes uyurken kapısının önüne çıkıp sigarasını tüttürmek en büyük zevkiydi Schiller’in.Herkesin yatağında olduğu saatleri gizemli bulurdu.

KOKUYA DAİR
Şimdi kitap okumuyorum pek ama eskiden çok okurdum hem de ince ince
Bu nedenle şimdilerde, gözlerim sekiz numara bir çerçevenin içinde
Olmayan kokusunu arayan birisinin öyküsüydü, okuduklarımdan biri de
Kendine koku yapmak için, insanları öldürüyordu çaresiz bir biçimde
Kokusu olmadığından çünkü, hiç önemi yoktu diğer insanların gözünde
Ruhlar aradıklarını bulmak için aromalı kokusunu gönderir birbirine
Bizi birbirimizden ayırteden çok önemli bir özellik koku bilimce de
Kişinin kendi eşini, kokusundan bulduğu görülmüş yapılan deneylerde

Kafayı yedi. Birden bire. Yaklaşık 3 ay önce başladı. Dan diye. Ortalığa durup dururken işemeler... özellikle ben evdeyken, benim görebileceğim hemen yakın mekanlara. Daha çok sevdim, kumuna götürdüm. En sonunda hatunda aldım. Gelip geçenler kafi olmadı çünkü az önce şaşkınlıklar içinde kaldım.
Birden bir ses, şırrr!
Aman allahım dedim. Şoktayım. Kütüphanemden aşağı bir şey akıyor. Kedi yok ortalıkta, bu ne o zaman. İşemiş kaçmış. Kitaplarım gitti. Attım çöpe. Gece vakti. Deterjanlar, köpükler bütün evi temizledim bu şerefsizin yüzünden. Bir koku var lakin. Nasıl keskin. Çıldıracağım. Bir de baktım. Kanepede kaka!!