
Bu zamana kadar yazılmış en geniş iktisat teorisi, sadece teoride kalmıyor ve yaratıcısının bundan 22 yıl önce dediği gibi "Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir" düsturuna sadık kalıyor yeni bir dünya ve yeni bir hayal yaratıyordu. Derinlemesine girdiği bu dehlizde Das Kapital mevcut duvarlara en sert vuruşlarını yapıyor, sadece bilimsel alanda değil tam anlamıyla siyasal alanda da bir "devrim" yaratıyordu. Bundan sonra artık ne proleterya eskisi gibi olacaktı ne de burjuvazi . Herkesin kirli çamaşırları dökülmüştü ve hayalet artık bir bedene sahipti.
Bugünü anlamak için; dünü bilmek gerekir...
Bu bağlamda 17 Ocak 1993 günlü SABAH Ekonomi'den bir başlığı yansıya taşımak istiyorum:
"Shevardnadze, Efes Pilsenciler'in yakasına yapışıp fabrika istedi"
Kim bu Shevardnadze derseniz; Sovyetler Birliği dağılmadan öncesinde, Sovyetler Birliği'nin Dışişleri Bakanı ve birliğin dağılmasının ardından Gürcistan'ın ilk Devlet Başkanı olan kişi...
Neden Efes Pilsenciler'in yakasına yapışmış derseniz elbetteki bira için...O günlerde, Başkan neden bira istediğini de şöyle açıklamış:
Eğitim cehaleti alıyor, başka sıfatlar ise
baki kalıyor.
İnsanlar eğitim alarak sanatçı, bilimadamı,
siyasetçi, işadamı vb ünvanlar alabiliyorlar.
Biz de onların kişiliklerinden çok ünvanlarını
dikkate alıyoruz, buna değer veriyoruz.
Doğru veya yanlış, haklı veya haksız olmak ise
pek önemsenmiyor.
Kendi geçmişimize hakaret edilirken gülüp eğleniyoruz.
Kendi tarimiz, kendi geçmişimiz hakkında ne kadar
bilgisiz olduğumuzu farkedemiyoruz bile.
![]() | ![]() |
Papa II.Jean Paul ABD ile birlikte komünist Rusya'yı yıkmak için büyük uğraş verdi, bu çabaları neredeyse ölümüne neden oluyordu, KGB destekli Bulgar haberalma örgütü papayı yok etmek için Ağca'yı kullandı ancak nihayetinde ilk savaşı katolik/kapitalist cephe kazandı, komünizm çöktü.
-Neden Nazım'ın Hikmet'i?
-Farklı insanlardan aynı sözleri duymaktan sıkıldım artık.
Benim asıl içerlediğim, Nazım Hikmet fanlarının hayatlarındaki ince ayrıntılar. Bu arkadaşlar, çevresindeki diğer insanları inançları, düşünceleri, görüşleri dolayısıyla küçümsemekten çekinmiyorlar.
Kendileri ise tam birer dizi kahramanı...
-Neden "Part Van", neden "Part Tuu"?
-Hepimizin bildiği gibi, Nazım Hikmet bir antiamerikancı, antiemperyalistti.
İşte burada, yazı dizimizin asıl hedefinin Nazım Hikmet değil, Nazım Hikmet'i normalden fazla seven fanlarının olduğunu görüyoruz.
Nazım Hikmet fanları, Nazım Hikmet'i ne kadar sevseler de, özel hayatlarına baktığımızda emperyalizmi, Amerikan kültürünü nasıl özümsediklerini görüyoruz.