Hafif'in eski ve yeni yazarlarina...
Arkadaslar, hic bir yerde görmedigim, ve hic bir yerde yasamadigim bi gelenek var Hafif'de...
Önceden burda 3-5 yigit vardi; yazilari okunan yorumlari dikkate alinan, onlar buranin en eskileri idi. Simdi onlar yok. Yerine terfi eden bir kac kiside de onlari temsil etme gibi bir yetenek yok...
Simdi burda ki sözüm ona eskiler, cok kötü yazi yazsalar da, o yazi berbat olsa da önemli degildir. Cünkü onlar eskidir. Onlarin yazilari tutulur. Onlarin yazilari yorum alir. Onlar bi nevi buranin kralidir...
Siz kicinizi yirtsaniz da, onlarin cok ayip olan aciklarini yakalasaniz da bu degismez. Isin komik tarafi kimse o'na ayip etmisin bile demez, ya da diyemez. Halbu ki" bu ayibi yapan kimdir diye önceden nara bile atmistir.. ama bu ayibi yapan eski biri ise her sey biter. Bu ayibi yapan yeni taninmamis biri olursa, yandi gülüm keten helva iste o kisi ayvayi yemistir. Sanki agiz birligi yapilmis gibi hurra yüklenirler zavalliya...
Verdiğimiz bir eleştiri sözünü tutarken, toplumumuzdaki
bazı eğilimleri de eleştiriyoruz bu yazımızda.
Mekanımız asker ocağı, başlayalım!
Acemi birliğinde, akşam yemeğinden sonra bir de akşam dersi yapılıyordu.
Atatürkçülük eğitimi falan...
Aklıma gelmişken, "Atatürk'ün tanımı" diye birşey vardı.
On maddelikti sanırım. Yani tüfeğin silahın tanımı olur da,
"Atatürk'ün tanımı" kavramını hangi akla yakıştırırsınız,
bunu TDK'ya havale ediyorum.
Gerçi bu tanımın, "hangi aklın" eseri olduğuna dair duyumlar almadım değil.
Ama kesinliği olmayan bir konuda polemiğe girmeyelim deyip,
TDK'ya saygı ve sevgilerimizi gönderiyoruz(nedense!).