
İçeri girdim. Hiçbir şey sormadan cevap verdi: “Arka odada!”
Gözbebekleri iyice büyümüştü. Hatta gözleri iki siyah küreden ibaret gibi duruyordu. Ürkütücü bir yüz ifadesi vardı kadında.
Arka odaya girdim. Votka ve kan kokusu, içeri giren zayıf güneş ışıklarıyla nefesimi kesmeye başlamıştı. Yatağın içinde yorgana sarmalanmış bir insan bedeni. Odanın duvarları kana bulanmıştı. Adetâ duvarlar tuval gibi kullanılmıştı ve kan fırçayla serpiştirilmişti.
aynı köyde büyüyen suat ve nurcan, herkesin gıpta ettiği, birbirini çok seven bir çifttir. evlilik kararı aldıktan sonra bu aşka bir cin musallat olur ve olaylar gelişir.
filmi seyredenlerin genel kanısı, beklenen korku duygusunu vermediği ve çok gürültülülü olduğu şeklinde.
bu arada da türkler korku filminden korkar mı, korkmaz mı geyiği başladı. korkarız veya korkmayız onu bilemem. ancak aklınıza gelen en ciddi konuyu bile sulandırmakta üstümüze yoktur. türkler korkar mı, korkmaz mı geyiğine de aşağıdaki paragraf uyar.


Psikopat: Canı hep sıkılan; can sıkıntısından ne yaptığını, ne yapacağını bilmeyen; eline keskin bir şey verdimi adam öldüren, hayvan kesen, dünyevi şeylerden kendi elini ayağını çekmiş; kendi yarattığı dünyasınca öylecine yaşayan; garip bakışlı, sapık tavırlı; anormal karakter.