
Öte yandan İstanbul'daki halk nispeten daha rahat geçirmektedir bu günleri, ya da öyle bilinir. Evet, aslında öyle değildir. İstanbul'da yaşayan binlerce yürek sahibi eroğlu erler, analar vardır. Bunlar vatanın içinde bulunduğu durumdan dolayı çok üzgündür.
İstanbul'un karşısına kalan, Pera (kelime anlamı da karşı demektir) evet Pera(Beyoğlu) semtinin eteklerinde bir semt daha vardır ve onun adı da Kasımpaşa'dır. Oradaki gençler öyle bir dönemde gençliklerini yaşamak, içlerindeki coşkuyu tatmin için bir klüp kurarlar: Kasımpaşa Spor Kulübü...
Zor günlerden geçiyordu ülke,en önemli dönüm noktasındaydı.Savaştan zaferle ayrılırsa yeni bir başlangıç yapacaktı, hemde daha güçlü olarak.Ama kaybederse meçhuldü geleceği, belirsizdi olacaklar. Belki de öyle bir ülke kalmayacaktı artık yeryüzünde.
Zor günlerdi Anadolu Ajansı'nın doğduğu, faaliyetine başladığı zamanlar. Bir tarafta savaş, bir tarafta vatanına ihanet edenler, bir tarafta imkansınzlıklar, öbür tarafta ise vatanı korumak için canını ortaya koyanlar, varını yoğunu bu uğurda harcayanlar. Zordu tüm dünyaya karşı gelmek, ben daha ölmedim ve beni öldürneden bu vatana el süremezsin diyebilmek, tek başına kalsan da, hemde başka bir savaştan henüz yenik çıkmış ve binlerce vatan evladını şehit vermiş olmana rağmen.
İlk olarak gereksinim Osmanlı zamanında hissedilen ve kurulması için adımlar atılan ajans fikri yine Osmanlı zamanında Osmanlı Ajansı adı altında kuruldu. Kurulmasındaki yegane amaç Osmanlı Devleti'ne dışarıdan haber taşımak ve içerideki haberleri dışarıya iletmek, istihbarat toplamak olan ajansın "Osmanlı" ismi dışında yerli hiç bir yanı bulunmamaktaydı. Aynı zamanda ülkede faaliyet gösteren Havas, Reuter ve Wolf ajansları da yine yabancı kuruluşlardı ve ülkeye zararlı şekilde yayınlar yapmakta, kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmekte idiler.
Türklerin tarih sahnesine ilk çıkışı yy. öncesine dayanır.Fakat Türk olarak biz kendi tarihimizi her zaman başkalarından öğrenmeye muhtaç kalmışısız.Çünkü tarih araştırmaya dayanan bi bilim olduğu için ve bizde de bu olmadığından daha ne kadar başkalarına muhtaç oluruz bilmiyorum.
Ama şu bir gerçek bizim tarihimiz asla utanılacak tarih değildir.
Yakın tarihimizi ele alalım.Kurtuluş Savaşımızı hatırlayalım.Onca yokluk içinde,ambargo uygulanan,askerleri terhis edilmiş,silahları elinden alınmış bir bir devletten ancak TÜRK MİLLETİ'ne yakışan bir sonuç alınmıştır.Bizim durumumuza başka bir millet düşseydi o şartlara inanın ki YÜCE TÜRK MİLLETİNİN şanlı tarihinde KURTULUŞ SAVAŞI gibi bir savaş veremezlerdi.Çünkü Kurtuluş Savaşı demek yürek demektir.
Ve şu an dünya devi olarak bildiğimiz ABD dahi Türk Milletine saldırmayı göze alamıyor sebebi YÜCE TÜRK MİLLETİNİN, vatanı uğruna yapabileceklerini çok iyi biliyor olmasıdır.
Osmanlı tarihimizde Osmanlı İmparatorluğunun kurulması ,yükselmesi ve o zamanlardaki şartlarla dünyanın en büyük devleti haline gelmesi de şanlı tarihimizin bir parçasıdır.
Ne olursa olsun asla kendi tarihimizden utanmamalı ve tarihimizin zaferler dolu olduğunu bilerek, o zaferlerden ilham alarak daha iyilerini yapabilecek bir milletin torunları olduğumuz asla untmamalıyız.