
.
.'Rüzgar şehri'nde, kafamda hüzün yüklü ayrıntılarla yaşadığım bir haftasonunun üzerinden henüz pek fazla zaman geçmiş değil ve ben şimdi baştan "Topu kim uzağa atarsa, gider o alır, tamam mı?" diye kararlar veren iki küçük çocuğun oradan oraya koşuşturdukları bir parkta, mavi bir çamın altında, boyaları dökülmüş bir bankta öğle tatilimi geçiriyorum.
Nedense farkına vardığım tek şey; herşeyin geçmekte olduğu!