Ankara’da olmadığım dönemde kardeşim ben de kaldı. Odada ki çöp kovasına çöp attığım sırada tanıdık bir koku var dedim. Benden kaçmaz, baktım ki, kondom, meni silinmiş kağıtlar var da, var. Kardeş finallere çalışacağım, iyi olur yalnız kalmak demişti ama enteresan bir çalışma yöntemi olmuş anlaşılan.
İçimde kuduran bir taraf var. BİLİYORUM! Demek istiyorum. Laf atmak istiyorum. Eve çocuk atmışsın dediğimde yüzünde ki o şaşkın ifadeyi görmek istiyorum. Sanki o an benim de zekiliğim onaylanacak, ego tatmini yaşayacağım..
Lakin, demeyeceğim diye tutuyorum kendimi. Yanlış anlayabilir. Kızcağız evi derli toplu bırakmış. Kızıyorum sanabilir. Yalnız biraz daha kağıda sarsaydı daha iyi olurdu, bunu demek istiyorum, gene vazgeçiyorum.
yine bir 14 Şubat...
sevgililer günü konmuş adı...
gerçekten sadece sevgililer mi kutlayacak bu günü? evli çiftler sevgili olmazlar mı? dikkat ediyorum kapitalizmin ruhunun deli gibi çarptığı bu kutlu ve mutlu günde eski sevgililer bile birbirine küçük hoşluklar yapıyor. ne kadar çok sevgili o kadar hediye... çevremde bayan arkadaşlarımın kocaları (buna benim kocam da dahil) "ben senin kocanım, bu sevgililer günü" söylevleriyle hediyeden ve bir yığın seramoniden kurtulmaya çalışyorlar... şaka bir yana (her şaka da bir gerçek olduğunu unutmadım) benim için sevgililer günü sevgini var olduğu tüm günler için geçerli... ama olsun hadi izin verelim sevginin senede bir gün olsun böyle çok sesli ve çok renkli kutlanmasına... hiç yoktan iyidir... sevgililer günümüz kutlu olsun....

Arkadaşın feminizm anlayışında bir yanlışlık var. Biri ona feminizmin bu olmadığını hatırlatsın. Kadınsı özelliklerden senin anladıkların kastedilmiyor Pamela!!
