
Mağazada alışverişimi yaptıktan sonra kasaya geliyorum. Kasa görevlisi bana, bende mağazanın indirim kartı olup olmadığını soruyor. “Yok!” diyorum.
İstersem hemen adıma bir kart çıkartabileceklerini söylüyor. “İstemiyorum!” diyorum.
Bunun üzerine yandaki kasa görevlisi önündeki müşterisi ile ilgilenmeyi bırakıp bana dönüyor ve kart çıkartırsam satın aldığım bir üründen ikinci bir tane daha aldığım takdirde ikinci ürün fiyatı için %50 indirim kazanabileceğimi hatırlatıyor. Bu hatırlatma zaten alışveriş boyunca mağazanın duvarlarında öküz puntolarıyla gözüme gözüme sokulduğundan artık patlayacağımı düşünmeye başlıyorum. Bugün yüzüme aptal ifademi mi takınıp çıkmışım, Allah’ım?
Hergün kapıda dikilip Allah rızası için, çocuklarının başı için vs. diyerek, artık yüreklerimize giden tüm damarların tıkanmasına neden olan vicdan istismarcılarından o kadar illallah etmiştim ki, gözlerinden mağdur olan, ensesinde topladığı, genç yaşında başı bembeyaz olmuş saçlarına ve diğer ayrıntılarına, ancak konuşmaya başladıktan sonra dikkat edebildim."Çorap satıyorum." dedi, elinde ve omuzunda taşıdığı kocaman çantalarını yere indirerek."erkek ve bayan çoraplarım var, almak ister misiniz?" diye sordu kibarca.Ne kadar diye sordum"Çifti üç milyon." dedi.Oturup biraz soluklanmasını söyledim ve hem kendime hem eşime bir kaç çift çorap seçtim, parasını verdim.Müşterilerimden bir tanesi, dedi; "Helal olsun, senin durumunda olan birçok kimse dilenirken, şu kör halinle sen de rahatlıkla dilenerek belki de fazlasını kazanabilecekken, kolayı değil zoru seçmiş, ekmeğini kazanıyorsun." Kadın, hafif alınmış ama son derece net, gururlu ve kendinden emin bir ses tonuyla; "Zaten dilenmemek için, çalışmayı tercih ettim."dedi.Yaşlı annesiyle birlikte yaşadığını ve evin geçimini bu şekilde rahatlıkla sağlayabildiğini anlattı.Teşekkür ederek, yeterince dinlendiğini söyledi ve o kocaman içleri çorap dolu ağır çantalarından birini, yardım teklifimizi zarifçe geri çevirerek, omuzuna, diğerini de eline aldıktan sonra; ağır ağır gözden kayboldu.O kadın öylesine güçlüydüki, hayatından çok daha fazlasını taşıyordu o çantalarda.