Eski zamanlardan günümüze pek çok müessese intikal etmiştir. Hastane, yemekhane, yatakhane, boyahane, haddehane, gazhane, salhane, kerhane, ticarethane, yetimhane, tabakhane bunlara örnek olarak gösterilebilir. Tarihin tozlu yaprakları arasında kaybolan ve bir araştırmacı tarafından keşfedilmeyi bekleyen öyle bir müessese vardır ki bu müessesenin büyük yangın sonucu topyekün yandığı ve günümüze hiçbir izinin kalmadığı rivayet edilir. Söylenenlere göre tembelhane adı altında kurulu olan bu müessese insanlık yararına çalışan, ürettiğinden çok daha azını tüketen ve diğer müesseselere fevkalade faydalı katkılar sağlayan bir müessesedir ki onun için keşfedilmesi ve yeniden kurulup işletilmesi ümidedilmektedir zannımca.

Asıl anlatmak istediğim başka.
İnsanların Niyazi olmasının çeşitli sebepleri vardır sanırım. Benim örneğimde ki en büyük sebebi ise sanırım duyarsızlıktan olur. Hani şu “etliye sütlüye karışmamak” veya “boş ver sana mı kaldı” laflarımız var ya ondan işte. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın…” Peki… ya bir gün o yılan bize veya sevdiklerimize dokunursa ne olacak?