Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 10marifet.org'da: "ANNEMİN MARİFETLERİ-2"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

müze hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
4

kel başa şimşir tarak

endonezya yapımı tahta tarak
endonezya yapımı tahta tarak

Turgay Tuna’nın yaptığı bir araştırmadan bol görselli bir özet hazırlamış bulunmaktayım.
Tarağın tarihi, daha doğrusu insanın saçını düzeltip şekil verme ve etrafa güzel görünme arzusu, insanlığın çok eski zamanlarına değin uzanmaktadır. Öyle ki; plastiğin bilinmediği ilkel dönemlerde kemik yapımı, ağaç yapımı, özellikle gürgen taraklara rastlamak mümkündür. Daha eski dönemlerde ise, yani büyük atalarımızın dal parçalarıyla saç ve sakallarına şekil verdikleri düşünülmektedir.
0 ahkam var
tuttum
31

Hermitage

\

İsmim Hermitage. Rusça’da ermitaj diye okunuyor. Hermitaj da diyenler var. Oysa ismim tam olarak Hermitage diye yazılıyor. İsimleri kısaltmak yanlış söylemek de bir katliamdır. Dünyanın en büyük, en gösterişli müzelerinden biriyim. Savaşlar yaşayan, ismi habire değişen, zarif mimari yapıların olduğu bir şehirdeyim. Bu şehir masalsı bir yer. Beyaz Geceler yaşandığında günbatımını hiç görmeyeceğini sandığınız bir yer. Dostoyevski bu şehri sevmedi, ama. Suç ve Ceza kitabını yazdığı bu şehre şöyle diyecekti:

34 ahkam var
tuttum
21

300 yaşında bir genç kız

\
Öğrencilik yıllarını İstanbul’da geçirenler bilirler, hatırlarlar… Neredeyse her sene İstanbul’un tarihi mekanlarına, yapılarına bir gezi düzenlenir. Küçük yaşlarda gülmek, eğlenmek içindir toplu geziler öğrenciler için; lisede ise okuldan kaçmanın bir numaralı yolu!

Yaş kemale ermedi henüz ama, öğrenme amaçlı gezeyim-göreyim’in zamanının çoktan geçtiğini düşündüğüm zamanlardan birinde, bir dostum elimden tutup götürdü, gösterdi; biliyorum zannedip aslında hakkında hiçbir şey bilmediğim yerleri. Açıklıkla söylüyorum, gözlerim faltaşı, ağzım sonuna dek açık, zamanında taş işte, yapı işte deyip geçtiğim her yeri didik didik incelemekle meşgul oluverdim birden… Her gördüğüme doymaya çalıştım… Japon turistlerin şaşkın şaşkın fotoğraf çekmeleriyle dalga geçenleri ayıplar oldum, onlardan oldum…

29 ahkam var
tuttum
13

Korsanlık geleneği

Korsanlık ve yağmacılık her devirde olmuştur. Bahsedeceğim olayın da bir geçmişi var. Tesadüfen oluşan bir durumun, yağmacılığa ve belki de korsanlığa dönüşerek günümüze kadar nasıl ulaştığını anlatıyor.

\

Olayımız İngiltere’nin batı kıyıları ve özellikle Devon isimli kıyı kasabasında geçiyor. Buradaki insanlar yüzyıllar önce kıyılarda ateşler yakarlarmış. Gecenin karanlığında fırtınalı havalarda, gökyüzü delinmiş halde yağmurlar yağarken, göz gözü görmez haldeyken, gemi kaptanları kıyıdaki bu ateşleri fener zannederler ve olumsuz koşullardan kurtulmak için teknelerini oraya yaklaştırmaya çalışırlarmış. Kurtulma ümidiyle kıyıya çok yaklaşan gemiler, kayalıklara bindirir, paramparça olur, kaptan suratı şallak mallak vaziyette teknesini mi kurtarsın, malları mı kurtarsın ne yaptığını bilmez halde debelenirmiş. Canını kurtarmak isteyen denizciler kendilerini kıyıya zor atar, yaralı maralı sağ kalmaya çalışırlarmış. Ertesi sabah da buranın halkı kıyıya vuran malları görüp, bunlarda nereden geldi diye şaşırıp ama yine de sahibi kimdir, nedir ne değildir diye araştırmadan toplamaya koyulurmuş.

\

Gel zaman git zaman bunun gerçek nedenin kıyıda yaktıkları ateşleri fener zanneden gemilerin parçalanmaları sonucunda olduğunu idrak etmişler ancak tıspıs olmuşlar, ses seda çıkarmadan biraz da salağa yatarak bu durumlarını devam ettirip denizden gelen mallarla günlerini gün etmişler, yağmacılıkları had safhaya ulaşmış, sağ kalan tayfalar bunların ellerine düşmemek için anında toz olup canlarını kurtarmaya bakmışlar. Böylece yaşamlarını sürdürmüşler mutlu mesut yaşamışlar. Modern zamanlarda unutulan bu gelenek gel zaman git zaman babaların çocuklarına anlattıkları birer şehir efsanesi halini almış.
Tarihlerinden bir parça olan bu anılarını, tarihlerini dürüstçe yansıtabilmek, eski günlerden dem vurabilmek ve belki de gelen turistlere biraz da eğlencelik bişeyler sunabilmek adına Deniz Yağmacılığının müzesini bile kurmuşlar. Burada yağmalanan eşyalardan birçoğunu da sergilemişler.

5 ahkam var
tuttum
2

ne kadar da yeni gibi duruyor oysa!

Etiketler: , , ,

Antik icatlar müzesi.
Yeni sandığımız pek çok şeyin aslında ne kadar eski olduğunu öğrenmek şaşırtıcı.

0 ahkam var
tuttum
3

fantastik yaratıklar müzesi

\
hep ilgi duymuşumdur böyle arkeolojik şeylere, yaratıklara, iskeletlere. belki arkeolog olmalıydım. neyse sözü uzatmayayım. konu japonya'da fantastik yaratıkların sergilendiği bir müze.(oraya gitmek istiyorum)

1. kat: oda 1, oda 2, oda 3
2. kat: oda 4, oda 5, oda 6, oda 7
3. kat: oda 8, oda 9
korkunç yaratıklar var. içlerinde kuyruğu ok gibi olan çok fazla yaratık var ve bu bana karikatürlerdeki şeytan tiplemelerini hatırlattı. bırrr...
3 ahkam var
tuttum
2

Anadolu Arabaları Müzesi

bursa anadolu arabaları müzesi

Bursa'da küçük ama çok güzel bir mekanda yöre yöre ayrılmış eski anadolu arabalarını görebilirsiniz.
bursa anadolu arabaları müzesi pazar hariç her gün açık ve ücretsiz.
müze girişi
bu arada sakın yukarıdaki resimde görülen iskelete daha yakından bakmak için başınızı içeri sokmaya kalkmayın. ben yaptım cam var :)
3 ahkam var
tuttum
3

san'at san'at içindir

soğumuş kahvemi fincanından yudumlayarak, o site senin, bu site benim geziniyorken sıkkın sıkkın, hiç ummadığım bir anda o'nunla; Lucy In the Field With Flowers'la gözgöze geldim! belki de yıllardır surf yaparak aradığım ama bir türlü Catching sight of Aunt B's new bloomers changed Grigor's life!bulamadığım o şeyi bu kez bulmuştum. içimde yeşeren umudun neden olduğu tarifi mümkün olmayan heyecan, yudumlamakta olduğum orta şekerli, sütsüz kahvemi "puufrs!" diye bilgisayarımın -kaç inçlik olduğunu yine surf yaparken öğrendiğim- monitörüne püskürtmeme neden oldu: harikulade! bunun uzerine konuyu incelemeye koyuluşumun akabinde, yukarıda resmini gördüğünüz, narin vücut hatları ile bir kuğuyu anımsatan grigor'la karşı karşıya kalışım, bana doğru yolda ilerlemekte olduğumun sinyallerini veriyordu. incelemelerim sonucunda, umutlarımın boşa çıktığını ve gördüklerimin bu kadarla kaldığını sanıyorsanız, sıcak bir tebessüm ederek yanıldığınızı söyler; sizleri, gururla şu linklere davet ederim:

25 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu