İçimizdeki Enrico'nun ardından bir diğer etnik müzik kahramanımız olan hanımefendiyi huzurlarınıza sunuyorum.

Kendisini dünya kültürüne adamış bir kadın olan Yasmin bütün insanların aynı dili konuştuğunu savunuyor ve şarkılarından da dilini hiç bilmediğiniz halde anlamanız gereken en güzel şeyi anlıyorsunuz ona göre.Dünya kültür metropolünün bir elçisiyim diyen Yasmin

Enrico MACİAS
Etnik müziğe İspanya'dan katılan muhteşem yorumcu, besteci ve söz yazarı Enrico Cezayir, Constantine şehrinde 1938 yılının 11 Aralık günü doğmuştur.
Yahudi kökenli ve Fransız dostumuzun Türk müziğinin tarzına uyan bir müzik anlayışı vardır.
Her müziğinde bir Türk ezgisi, her müziğinde kanımızı kaynatan bir oynaklık var. Türk insanının da istediği bu değil miydi?
Enrico yazdığı şarkıları elbet Fransızca okumuştur ama inanın bir kaç kez dinlemeniz ile müziğin evrenselliği kanınıza işleyecek.Sözler önemsiz aslolan müziktir diyeceksiniz.

İnsan doğadaki değişimleri ve yok oluşları görür. İnsan aynı zamanda değişmeyen, yok olmayan şeyleri arar. İşte, insan sanat ile, sanat eserleri yaratarak değişmeler dünyasında değişmeyeni, ölümlülüğün dünyasında ölümsüzlüğe ulaşır. O halde, insan sanat eseri yaratırken, ölümsüz bir dünya yaratmak ister.

İnsan, duyguları, düşünceleri ve hayal gücü ile manevi bir varlıktır. Buna karşılık, nesneler dünyası maneviyattan uzaktır, bir madde dünyasıdır. Yaratma, sanatçının algıladığı maddi varlığa duygu, düşünce ve hayal gücü katması olayıdır. Maddi varlığı böyle manevileştirmek, maddeye biçim vermek demektir. Biçim ve tinsellik kazanmış bir maddi varlık artık maddi varlık olmaktan çıkar, bir sanat eseri olur.
Varg Vikernes
