Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan bildirgec.org'da: "Sıra dışı 10 ağaç"

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

müzik hakkındaki yazılar:

sadece ön sayfa yazıları gösteriliyor, tümünü görmek için tıklayın
tuttum
3

Satılık grup

\
Listelerde bir numara olmuş, bir çok ülkede tanınan bir grubunuz olsun ister misiniz? Cevabınız evetse cebinize bir buçuk milyon dolar koyup gelin. 90ların garip gurubu rednex , albümleri, imzalanmış anlaşmaları, markasıyla topyekün satılık. Şubattan beri teklif veren olmamış, daha ucuza bile kapatabilirsiniz. Satın aldıktan sonra evinizin balkonunda mı konser verdirirsiniz, arkadaşlarınızın doğum günlerinde çıkartırsınız, orası size kalmış. Ben alamam, o kadar param yok derseniz de aracı olup 25 bini cebinize koyabilirsiniz.
7 ahkam var
tuttum
31

Sağır Müzisyenler

Evet, "sağır müzisyen olurmu?" demeyin, konumuz sağır müzisyenler. En eskisi ve bilineni Ludvig Van Beethoven'dır. Beethoven ileri yaşlarda duyu kaybına uğradığında bile beste yapmaya devam eder ve ömrünün son deminde yazdığı 9. senfoni bu durumun doruk noktasıdır. Bildiğim hikayesi şöyle : 9. senfoni biter, artık çalınacaktır. Beethoven eseri dinlemek (daha doğrusu izlemek) üzere yerini alır. Eser bittiğinde büyük bir alkış kopar salonda ama Beethoven eserin bittiğini ancak orkestra şefininin hareketinden anlar. Sonra en öndeki yerinden ayağa kalkar ve seyircilere bakar. Herkes ayakta çılgınlar gibi alkışlamaktadır. Sahneye şefin yanına çıkarırlar, selamını verip doğrulduğunda ağlamaktadır Beethoven. Eserin ilk sahneleşinden bir kaç yıl sonra 10. senfonisini bitiremeden hayata veda eder.

9 ahkam var
tuttum
20

Kaybolan Çalgı- Santur

Etiketler: , , , ,
santur
santur
Efendim uzunca zamandır yazmıyordum. Tembel biriyim ben, yoruluyorum. Yazının yarısına gelince daha da sıkılıyorum. Sonra link ekle bilmem ne. Velhasıl yigenlerden copy- paste yapmışsın diyenlere cevabım hazır. Yaptım, araştırdım, sorguladım, sen de yap, güzel oluyor.
Birileri müzik yazısı yazacağımı söylese, git işine derdim. Hiç enstrüman çalmadım. Böyle bir şeyle ilgilenmedim bile. En fazla ortaokulda flüt çalmışımdır. Kötü bir dinleyiciyimdir, aynı zamanda. Sadece slogana uydum, meraklı oldum. Bu yüzden yanlışım var ise şimcikten affola!

Bu kısacık ısınma turundan sonra konumuza geçebiliriz. Meşhur Kamkars Kardeşleri Harbiye Açıkhava’da dinlediğimde çok şaşırmıştım. Kanuna benzeyen bir alet çalıyorlardı. Tınısını çığlığa benzetmiştim. İnsan çığlığı değildi bu ses. Hayatın, çocukluğun, doğanın çığlığıydı. Sonra birkaç hafta önce İstiklal Caddesinde yürürken bir gruba rastladım. Felaket yağmur yağıyordu ve buna rağmen santuru çalmaya devam ediyorlardı. Sonra Feyruz'un şarkılarında santuru duymaya başladım. Santur en eski çalgılardan biri ve vurmalı çalgılar arasında yer alan bir enstürman.
Biçim yönünden “Kanun”a benzeyen bu çalgı, Osmanlı müziğinde uzun yıllar kullanılmış. Ancak Türkiye’de, belki de müzik sistemimize uygun bulunmaması gerekçesiyle bir dönem unutulmuş. Yirminci yüzyılın başlarından sonra bu çalgıya bir ilgi olmuş ancak bu da oldukça sınırlı kalmış.

64 ahkam var
tuttum
7

Bulgar Pop Folk Müziği : Chalga

\

Bulgaristan'da icra edilen, çoğunluğu komşu ülkelerden arak olan fakat bazen orjinal besteleri de çıkartabilen sanatçıların,halkın yerel zevklerine göre şarkılar üretip klipler çektiği bir müzik türü chalga..
Chalga kelimesi, Türkçe, çalgı'dan geliyor. Oldukça fazla hayran kitlesi olan bu türün şarkıları bulgaristan'da epey tutuluyor. Şarkılarda genellikle Arap,Türk,Yunan ve Roman havaları seziliyor.

Şarkıların birçoğu dediğim gibi yunan ve türk şarkılarının coverlarından oluşuyor. Ama bizim türk sanatçılarımız da tabi bulgar chalga şarkılarını araklamıyor değiller.. Aslında balkanların müzik kültürü sürekli birbiriyle haşır neşir.. bulgaristan, yunanistan ve türkiye'den araklıyor;türkiye, bulgaristan ve yunanistan'dan..

8 ahkam var
tuttum
23

THRILLER : Efsane şarkı, efsane dans

Michael Jacson 1980 lerde
Michael Jacson 1980 lerde "siyah" ken..
Bir albüm düşünün ki dünya çapında 50 milyon satarak Guiness Rekorlar Kitabı'na girsin, klibi 13 dk. olsun ve kendine özgü dansı bir efsane olsun! Elbette ki Thriller dan bahsediyorum. Micheal Jackson'ın 1983 te çıkardığı aynı isimli albümün çıkış şarkısı bugün öyle bir noktaya geldi ki, legolardan zombiler yaparak bile aynı klibi çekebiliyorlar, hatta Final Fantasy oyununun ekibi de Thriller dansı yapıyor (miüthiş bir animasyon), hızını alamayan Bollywood da boş durmamış, Hintçe Thriller klibi çekmişler ki (şarkının adı Golima!) diyecek söz bulamıyorum, izleyen anlayacak ne demek istediğimi:) Tabi hiç birisi orjinali kadar güzel olamaz. 80'leri özlemişim ben galiba...

Thriller'ın sözlerini de verelim bari burdan

It's close to miiiiidnight and something evils lurking in the daaaark.....
:)

34 ahkam var
tuttum
26

Flamenko

\
Flamenko, neredeyse gitarın tarihi kadar eski ya da kökü, gitarın da öncesine dayanan bir müzik türüdür, daha doğrusu bir yaşam tarzıdır.

Flamenkonun doğuş yeri İspanya'dan Arap yarımadasına kadar dayanır. İspanyol Yahudileri'nin, Hristayanlar tarafından gördükleri zulüm karşısında Yahudiler göç etmiş, kültürlerini yaşayabilecek, müziklerini icra edebilecek yerler aramışlardır. Hatta Arabistan'dan göç ederken udu da yanlarında Avrupa'ya götürerek gitarın ortaya çıkmasına da vesile olmuşlardır.

11 ahkam var
tuttum
4

Şişli'de başlayıp Şişli'de biten bir hikaye

Eğilmektense kırılmayı tercih eden mert bir insandı Hırant Dink. Şişli’de gazetesinin önünde, Ermeni kaynaklarına göre 1,5 milyon + 1, Türk kaynaklarına göre 400 bin + 1 inci kurban oldu. 1877 yılında Büyük Ermenistan ideali ile kurulan Marksist Hınçak (Çan) örgütüne kadar Türk ve Ermeni halkları Osmanlı içinde barış içinde yaşadılar. Osmanlı’da devlete yaptıkları katkılar nedeniyle Ermeni halkına “Milleti Sadıka” denirdi. Bu katkıyı sağlayanlardan biri de, Baba HAMPARSUM LİMONCİYAN’dı.

HAMPARSUM LİMONCİYAN (1768–1839), Dede Efendi’den müzik dersleri almış, eserlerini III. Selim’e sunma başarısı göstermiş üstün bir müzisyendir. Gregoryen Ermeni kilise müziğini Bizans etkisinden arındırmakla kalmamış, Ermeni alfabesinin harflerini kullanarak yarattığı, düz beyaz kağıda yazılan nota sistemi ile çok sayıda Türk üstada ait peşrev ve saz semâisinin kayda alınarak unutulmaktan kurtarılmasını sağlamıştır. Hamparsum notası olarak bugün de hala bilinen nota sistemi, Donizetti Paşa (1788-1856) modern batı nota sistemini tanıtana ve 1886 yılında "Nota Muallimi" adıyla yayınladığı kitapla Notacı Hacı Emin Efendi (1845-1907) tarafından modern sistemin yaygınlaşmasına dek kullanılmıştır. Hamparsum nota sistemi http://www.hamparsum.net adresinde detaylarıyla anlatılmaktadır, burada yazılı ve sesli örnekler de bulmak mümkündür.

1 ahkam var
tuttum
21

Farklı bir blog: Sıcacık bir albüm yuvası

Siberuzayın derinliklerinde nispeten gizli kalmış olan ve şimdi sizlere önereceğim bu blog sitesi oldukça değişik ve anormal denilebilecek sayıda albüm barındıran, ayrıca sürekli güncellenen bir mp3 yuvası olmasının yanı sıra, o anda online olan ziyaretçileri ülke bayrakları ile göstermesi ve chat imkanı sunması ile de fazlasıyla göze çarpıyor ve ilgiyi hakediyor. Şöyle ifade etmeliyim ki; yaklaşık 3 yıldır başka hiçbir yerde bulamadığım albümleri ben burada bulabiliyorum.

6 ahkam var
tuttum
2

SOAD ve Okan Ersan

Okan Ersan, gitara ilk olarak 15-16 yaşlarında başladı. Gitardan önce piyano çalan Okan Ersan, o yaşlarda daha çok rock dinliyordu. Müzisyen bir babanın varlığı ve babasının bas gitarist oluşu, Okan' a gitar çalmayı daha cazip kıldı. Rolling Stones, Deep Purple, Queen, Led Zeppelin gibi grupların da müziğine etki etmesiyle gitar ve rock, Okan için başlangıç oldu.
25 yaşına kadar sahnelerde rock müzik çalan Okan Ersan, bir yerden sonra tatmin olduğuna karar verip, o sırada da dinlediği caz müziğin büyüsüyle yeni şeylere yöneldi. Caz müzikte duyduğu, farklı akorlar, gamlar ve müzikalite Okan' ı etkiledi ve sürekli yeni sesler arayışı içersinde oldu. Şimdi bile caz dinlemesine ve fusion çalmasına rağmen, Okan kendisini daha uzaklara, daha iyi yerlere götürecek tınılar deniyor ve etnik müziklerde dinleyip bazen daha karmaşık, bazen daha duygusal tarzlara yöneliyor.
Kıbrıs' ta çıkan birçok albümde gitar çalmasını iyi bir tecrübe olarak gördüğünü dilegetiren Okan Ersan, üniversite eğitimini aldığı Marmara Üniversitesi Müzik Akademisinin kendisine birşey katmadığını söylüyor. Aksine kendi kendini geliştirdiğini, çok fazla müzik dinlediğini ve bunlar üstünde analiz yaptığını ekliyor.
Okan Ersan' ın müzik hayatındaki milat ise 2003 yılında İngiltere' de yapılan "Guitarist Magazine" adlı yarışma olmuş. Bu yarışmada yılın en iyi gitaristi seçilecekti. Okan ise kendi bestesi olan "To whom it may concern" ile katıldı yarışmaya. Bu eser binlerce yarışmacı arasından ilk yüze ve ilk ona kaldı. Nihayetinde ilk beşe seçildi ve en son ikincilik derecesiyle yarışmayı bitirdi. Bu Okan için ve KKTC için
önemli bir zaferdi. Çünkü Kıbrıs 80 bini Türk olan bir yerdi ve
izolasyonlarla ve baskılarla dolu bir gündemi vardı. İngiltere' deki jüriler, kendi milli sazlarını bu kadar iyi çalan bir insanın
Kıbrıslı bir Türk olmasını büyük bir şaşkınlıkla izlemişlerdi.
Okan için tüm sorunlar hallolmamıştı elbet. Festival ve
organizasyonlara katılması için albüm hazırlaması ve albüm için de plak şirketi ve maliyeti karşılayacak birikim ihtiyacı vardı. Ama o anda da imdadına okul arkadaşı Aydın Cankasay yetişti. Aynı zamanda dönemin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş; Okan' a, "Sen çalışmalarına devam et, Kıbrıs' ın tanıtımına katkıda bulun" dedi ve mevcut müzik
öğretmenliğinden aldığı maaş, işinden izin alsa da ödenmeye devam etti. Okan Ersan, Leverkusen Caz Festivali' nde Kıbrıs Rum Kesimi' nin tüm engellemelerine rağmen, Kıbrıslı bir Türk olarak davet edildi. Bu festivalde Al di Meola alt grubu olarak sahneye çıkıp bis aldı. Ve Okan, bu organizasyonda sahneden indikten sonra seyircinin Al di Meola' nın sahneye çıkmasını sabırsızlıkla beklediğini düşünürken, seyirci
onları tekrar çağırdığını, tekrar çaldıklarını anlatıyor bize.
Erdem Koca, Cumhuriyet Cumartesi

23 ahkam var
tuttum
35

Müzik ile Tedavi

Müzik terapi
Müzik terapi
Yüzlerce yıldır insanlar hastalıkların üstesinden gelmek için çeşit çeşit yol, yöntem denemişler, çeşitli otlardan, hayvanlardan, deniz ürünlerinden, insan organlarından şifa bulmaya çalışmışlar. Bu çabaların en ilginçlerinden biri de “Müzik ile Tedavi”.
Müzik ile tedavi yukarıda sayılanlar kadar yoğun olarak kullanılmasa da, güçlü bir uygarlığın hüküm sürdüğü her yerde uygulanmış, zaman zaman, yer yer dinsel uygulamalarla karışmış.
Batılı kaynaklara bakarsanız her şeyin ilki için gittiklere yere gönderiyorlar: Eflatun ve Aristo
Oysa doğulu kaynaklar bu uygulamayı eski Yunan’dan çok daha önce bildiklerini, uyguladıklarını ve bu yolla birçok hastayı, özellikle ruh sağlığı bozuk kişileri tedavi ettiklerini yazıyorlar. “Uygur Türklerinin 3000 yıl önce Şaman dinine mensup olduğu çağlarda Şaman, Pirhon ve Bahşılar şarkılar söylemek ve dans etmek sureti ile hasta tedavi seansları ve merasimleri icra ederlerdiKaynak: ESKİ TÜRKLERDE MÜZİK İLE TEDAVİ Yard. Doç. Dr. Rahmi Oruç Güvenç
Farabi ise makamları ruha yaptıkları etki açısından kategorize etmiştir: Rast makamı: İnsana sefa (neşe, huzur) verir.
Rehavi makamı: İnsana beka (sonsuzluk fikri) verir.
Küçek makamı: İnsana hüzün ve elem verir.
Büzürk makamı: İnsana havf (korku) verir.
İsfahan makamı: İnsana hareket kabiliyeti ve güven hissi verir.
Neva makamı: İnsana lezzet ve ferahlık verir.
Uşşak makamı: İnsana gülme 'dilhek' verir.
Zirgüle makamı: İnsana uyku 'nevm' verir.
Saba makamı: İnasana şecaat (cesaret, kuvvet) verir.
Puselik makamı: İnsana kuvvet verir.
Hüseyni makamı: İnsana sulh ( sükunet, rahatlık) verir.
Hicaz makamı: İnsana tevazu (alçak gönüllülük ) verir
……..
Bu kadarla kalsa iyi, bu “ilaçları” ne zaman alacağımız da ayrıntılanmış:
Rast ve Rehavi makamları: Seher zamanları etkilidir.
Hüseyni makamı: Sabahleyin etkilidir.
Irak makamı: Kuşlukta etkilidir.
Nihavend makamı: Öğleyin etkilidir.
Hicaz makamı: İki ezan arası etkilidir.
Buselik makamı: İkindi zamanı etkilidir.
Uşşak makamı: Gün batarken etkilidir.
Zengüle makamı: Gurubdan sonra etkilidir.
Muhalif makamları: Yatsıdan sonra etkilidir.
Rast makamı: Gece yarısı etkilidir.
Zirefkend makamı: Gece yarısından sonra etkilidir
……….

İlgili iseniz, televizyonda denk gelmişsinizdir; şu anda bizde de bu uygulamayı ayakta tutmayı çalışan bir grup var: Türk Musikisini Araştırma ve Tanıtma Grubu. Oruç Güvenç önderliğinde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Siteleri: www.tumata.com aracılığıyla güncel faaliyet, konser ve kurslarından haberdar olabilirsiniz.
Terapiye hemen başlamak için burayı ziyaret edebilir, müzik terapinin temelleri konusunda bilgilenmek için buradan yararlanabilir, ticarileşmiş halini görüp, mesela AIDS’lilerin veya kanserlilerin neleri dinlemeleri gerektiğini öğrenmek ve bir iki örnek dinlemek isteyenler de buraya gidebilirler.
Size son bir iyilik yapayım: Kalp, karaciğer ve mide sorunlarınız varsa tıklayıp dinleyin, sonuç almak için sabah dinleyin (yukarı bakınız) zira makam hüseyni...

10 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu