Tam o sırada, başka bir pillinetwork sitesi olan 22dakika.org'da: "Jason Lee'nin bilinmeyen yüzü."

Ön Sayfa yazılarını, çok tutulan yazıları ya da tüm yazıları gösterebiliriz

Etiket:

mahalle hakkındaki yazılar:

tuttum
18

Tirmis

\

Okul çıkışımızda oradaydı...

Mahallemizde, 'anne biz aşağıda oynayacağız' deyip izin aldığımızda -aşağıya inince muhakkak onu göreceğimiz ve kaçınılmaz olarak alışveriş yapacağımız düşüncesiyle, ihtiyattan- annemizden muhakkak harçlık aldığımızda biz çocukları mahçup etmezdi, kesin geçerdi oralardan...

Kim mi?

Tirmisçi...

Bir amcamız vardı Antalya' mızda tirmisçi idi, Antalya o dönem bu kadar kozmopolit, kalabalık değildi. Hatta rahatlıkla taşra denilebilirdi.

69 ahkam var
tuttum
18

Sanrı

Günboyu binmeye tereddüt ettikten sonra buradaydı işte. Kursak derdi ağır basıp, içine işlemiş deniz korkusunu yenmiş, feribotun Harem’den kalkan son seferlerinden birisine binmeye cesaret etmişti.
Trenlerin tempolu süratine alışmış yorgun ayakları, daha attığı ilk adımda devasa ataletiyle bu yekun metal gövdeyi yadırgayıverdi. Soğuk rüzgar denizin yüzünü buruşturup, küpeşteden birkaç aracın olduğu geminin kıç tarafında doğru esti. Hissettiği ürpertiye aldırmadan, hızlı adımlarla feribotun sol kenarından ilerleyip, dar ve paslı merdivenleri takip ederek yukarıya çıktı ve yolcuların olduğu bölüme doğru yürüdü. İçeridekiler, sadece oradaki kalorifer petekleri çalıştığı için yolcu salonunun sağ tarafında toplanmışlardı. Göz göze gelmemek için farklı yönlere dönmüş çay içen iki kişi, ayakta dikilen bir delikanlı, bir anneyle çocuğu, koltuğa gömülmüş yorgun bir kadın, hepsi topu iki elin parmakları adedinceydi tüm yolcular. Çocuğunu uyutan anne, gözlerini karşı koltukta yatan oğlundan kaldırıp, ona elindeki iğne setlerinin fiyatını sordu. Bir diğeri bir örnek aldı. İnceleyip geri verdi .

16 ahkam var

Amerikalı diplomatın dediği gibi " sizler, çok kötü bir mahallede oturuyorsunuz, gelişmenizin önündeki en önemli engel budur"

içerideki mahalle baskısıyla uğraşırken,dışardakini unutmuşuz..

Yani amerikalı diyor ki; rahat huzur yok alışmalısınız!...

önce "sevr" paranoyası ile kendimizden geçtik,ardından emperyalizmin, etnik ve dinsel parçalama saldırısı ... Bu hikaye nereden başladı?
"ulusların kendi kaderini tayin hakkı" masalının ardında ki gerçeği göremediğimiz dönemlerde başladı. aslında bu söylem ulusları "bölme" stratejisinden başka bir şey değildi...
Aşağı yukarı yüz yıllık bir ABD planı... Baştan kabul edelim;demek ki ortadoğu gibi bir paylaşım coğrafyasında oturuyorsan, parçalanma planının dışında kalabilmen için önce içerideki hainlerden ve işbirlikçilerden kurtulman gerek... Manzaraya bakalım; Başbakan "türkiyeliyim" diyerek ,türk ulusçuluğunun altına dinamiti koymadı mı?
Kürt bölücülüğü de boş duracak değildi elbette; Başbakanın bu sözünü siyasallaşma çabalarına ve "türk" ulusunun yok edilme planına ortak etmekten geri durmadı... Sadece Başbakan değil, türkiye üzerinde oynanan etnik ve dinsel parçalanma operasyonuna çanak tutan parlemento içinde ve dışında şeriatçı ve kürtçü akımlarla kader birliği eden yığınla hain yok mu?
sormazlar mı adama; Bu ülke, yıllardır türk solunu yok etmenin ve bölmenin çabası içinde olurken, türk sağını neden mercek altına
almamıştır?

7 ahkam var
Etiketler: , ,
\

Bundan üç yıl önce tek isteğim kızımla başımı sokabileceğim bir ev alıp içine girmekti. Borç harç banka kredisi, biraz anadan birazda birikmişten iki oda bir salon ev alabildim. İçine girdikten sonra bu iş için acele ettiğimin farkına vardım. Büyüklerimiz boşuna söylememiş ev alma komşu al diye ama ben bu söylemi biraz daha ileri götürüp ev alma mahalle al diyeceğim. Bu yaşıma kadar böyle mahalle görmedim. Sabahın ilk ışıklarıyla hafta sonu da dâhil tüm çocuklar sokakta pat pat duvarlara şut çekerler. Kız çocuklar şıpıdık terliklerle sokağın bir aşağısına bir yukarısına koştururlar. Saat ona doğru patatesçimiz soğancımız on otuzda halı kenarı overlokcumuz megafonla geçer.
Saat on bire doğru ev işleri bitirilmiş olacak ki hanımlar yavaş yavaş camlarda balkonlarda görünmeye başlar. Apartmandan apartmana yüksek sesle sohbet başlar.
Arzu kızzzzz mahire hanımın kızının düğününe gidecek misin?
Aman başka işimi yok, bu sıcakta? Hem düğün salonu klimasızmış
>Bu arada bir altımdaki komşu ile iki apartman aşağıdaki komşu başlar.
Çarşıya gidecektin ne yaptın gittin mi?
Gittim komşu oğlanın okul kıyafetlerini aldım kıza da ayakkabı alıverdim. Sen ne yaptın?
Aman komşum ne yapayım, balkondaki fındıkları ayıkladım. Turşulukları hazırladım, yarın turşu kuracağım.
Bir üst apartmandaki komşunun oğlunun nişanı var mahalleye sandalyeller konuldu orkestra enstrümanını akort adiyor ve prova yapıyor.
Bu arada stadyuma yakın oturuyorum maç sloganları ve kasetten son ses Karadeniz müziği başladı. Gençler bağıra bağıra sloganlar atarak stadyuma doğru yürüyüşe geçtiler. Bizim camgüzeli bayanlarımız seslerini birbirine duyurabilmek için seslerini iyice yükselttiler.
Aman tanrım boğuluyorum. Camları da kapatamıyorum hava çok sıcak.
Karşı apartmandan bir genç sokaktaki arabasına kuruldu arabayı cayırdatıyor, araba acayip sesler çıkararak yerinde titriyor. Yirmi dakika kadar araba titredi ve lastikleri yakarcasına son surat yerinden fırlayıp gitti. Saat gecenin onu oldu mahallenin zücaciyecisiyle marketçisi sokağa sandalye koydular yüksek sesle koyu bir sohbete daldılar.
Arka odaya bari gideyim biraz kitap okurum diye düşündüm o da ne karşı balkondaki hanım eline rakete benzer bir şey almış pat pat fındıkları döverek kabuklarını çıkarıyor.
Şükür rabbim evimi düşük fiyata da olsa sattım şimdi ev arıyorum. Üzerine biraz kredi çekip tekrar ev alacağım.
Benim için dua edin sessiz sakin ve de biraz ucuz ev bulayım.
62 ahkam var

Mim Nehri

geri »

Arama

Merhaba

hafif.org enteresan şeyler araştırıp, birbirimizle paylaştığımız bir topluluk blogudur. Aynı zamanda gelirini yazarları ile paylaşan pillinetwork'ün bir parçasıdır. isterseniz siz de katılabilirsiniz.
pillinetwork hesabınızla giriş yapın.

etiket menüsü

kaynaklar

RSS Dosyası
pillikutu