Etrafına dikkatlice bakındı. “Şu şirin, pembe süslemelere bak!” dedi içinden. Çocukluğundan beri ısınamamıştı ‘şeker’ şeylere. Yine de elini uzatıp yaldızlı kağıtlardan aldı; kendisine sinir olma eşiğinde... Biliyordu aslında seçmesi gereken diğer renkleri. Renkler hakkında bu kadar bilgisi olmasına kızdı birden. Sırf ona yakıştırdığı rengin anlamını bilmesinden dolayı almadı. “Karakterinin şu yönünü simgelermiş! Kime göre?” Yine de almadı... Kafasındaki, ona ‘yakışması gereken’ renkli kağıtlardan da aldı, hatta gereğinden fazla aldı. Hata yapacaktı elbet ilk denemesinde. Yeniden aynısından bulamayacağının evhamıyla... Kendisini gittikçe ufalan bir çocuk gibi gördü. Yaşı da boyu da ufaldıkça ufalıyordu. Kasaya geldiğinde, dükkan sahibinin ne uzun olduğunu düşündü. Bakkaldan elmaşekeri alır misali sevinçle paketlenmelerine baktı aldıklarının. Sonra -şimdiden severek- aldı torbasını eline, çıktı dükkandan.

BBC'nin bildirdiğine göre, Kanada'da yapılan 2006 Taş/Kağıt/Makas dünya şampiyonasını bir Kanadalı kazandı. Youtube'da yarışamalardan heyecanlı görüntüler var.
Kurallar basit :
- Makas kağıdı yener,
- Kağıt taşı yener,
- Taş makası yener.
Yine de bir sonraki şampiyonaya katılmak isterseniz önce şu kitabı okuyun: The Official Rock Paper Scissors Strategy Guide