Hep şikayet edip duruyoruz ;
Televizyonlardan ve orada bize sunulanlardan,peki neden onu hayatımızdan çıkarmaya cesaret edemiyoruz.
O olmadığı zaman sanki vakit geçmeyecekmiş zaman sadece sorunlarımız ve bizim başbaşa kaldığımız bir dilimde sıkışıp kalacak ve asla o kıskaçdan kurtulamayacakmışız gibi evden içeri girer girmez saldırıyoruz tv lerin kumandalarına.
Oysa neler yaşanabilir , neler sığdırılabilir o güzelim zaman dilimlerine;
Film seyretmek istiyorsam sinemaya gidiyorum , haberleri öğrenmek istiyorsam internete bakıyorum.
Baygınlık geldi.
Çalışan eğitimi dahilinde MIS dersi almış insana orta seviye XL mi öğretilirmiş? Ne işim var yahu auto-fill falan öğretiyorsunuz bana?
Benim gönlüm çıkıp kartopu oynamak istiyor.
Dün akşam ne güzeldi. Gerçi eller dondu ama olsun iyi geldi. Karın en sevdiğim tarafı terli şekilde çıplak kara çıkınca kar tanelerinin coss! etmesi. Spor yaptıktan sonra salondan dışarı çıkma mesela, kar altında havuza girmek, saunadan çıkıp balkona yatıp üstüne kar yağdırmak...
Ya ben sorunluyum ya da kış çocuğu olduğumdan. Geçen hafta idi doğumgünüm. Kış gelince ve Aralık gelince benim için iki durum söz konusu: